- Kategori
- Güncel
Cânî darbeciler, cezalarını çekmeli

''Bugün olsa yine yapar(!)'' mış!..
"Pişman değilim, şimdi olsa yine yaparım. Ülkenin şartları müdahale etmemizi gerektiriyordu. Biz de müdahale ettik. Müdahale öncesi hem dönemin cumhurbaşkanını hem de siyasileri uyardık. Kimse dinlemedi. Müdahale kararını tek başıma almadım. Komuta kademesiyle karar aldık. İç Hizmet Kanunu 35. maddedeki yetkimizi kullandık. Çünkü ülke elden gidiyordu." (07.06.2011, salı-basın)
Darbecibaşı Kenan Evren'in pervâsızca ve hiç utanmadan, sıkılmadan Devletin Savcısına verdiği ifâdede, söylemiş olduğu şu sözler, hayatta olan DARBECİLERİN; esaslı bir şekilde yargılanıp, hak etmiş oldukları ceza ile, Ömürlerinin geri kalan kısımlarını, Yunanistan'da olduğu gibi, hapishâne köşelerinde bitirmeyi ne kadar hak ettiklerini göstermiyor mu değerli dostlar?..
''Kimileri hâlâ 90 küsur yaşında bir adamla uğraşmamak gerektiğinden, bağışlamanın büyüklüğünden, erdeminden söz ediyor.
Bağışlamak için suçluda nedamet izleri görmeniz gerekir. Gördüğünüz gibi onda nedametin eseri yok. Büyük bir küstahlıkla; 'Bugün olsa yine yaparım' diyor. Aslında şimdiye kadar olan şey, bağışlamak değil uzlaşmaktı... Onun suçuyla uzlaşmak. Darbeye karşı sözler dillerden düşmese de; içerilerde, ta derinlerde bir yerlerde ona hak vermek; onun vatansever olduğunu düşünmek. Yaptığını, Türkiye'ye özgü demokrasinin kabul edilebilir cilvelerinden biri gibi görmek...
Türkiye 30 yıl boyunca bunu yaptı.'' (bugün-08.06.2011, çarşamba) diyor Gülay Göktürk kızgınlıkla.
İlk zamanlar ben de, insânî duygularımın baskısı nedeni ile idi gâlibâ; ''Yargılansınlar, hak ettikleri cezayı alsınlar ama zâten adamlar gelmişler 90'lı yaşlara. Bu yaştan sonra hapislerde yatarak sürünmesinler!..'' diye düşünüyordum.
'' Bugün gibi hatırlıyorum: Bir gün atv'de Ali Kırca'nın karşısında ve 70 milyonun önünde darbe yıllarında verdiği büyük katliam emrini açıklamıştı. Darbe liderlerinden birine karşı bir suikast yapılırsa, ellerindeki rehineler olarak gördükleri tutukluları topluca katlederek misilleme yapacaklarını; yani içlerinden birinin canı karşısında, hapisteki binlerce tutukluyu yok etmeye karar verdiklerini söylerken nasıl da büyük bir pervasızlık, korkusuzluk ve utanmazlık içindeydi.
Düşünün ki, Yunanistan'ın hapiste çürüyen darbeci generallerinden hiçbiri şimdiye kadar böyle korkunç bir ifşaatta bulunmamıştı. Latin Amerika'nın en gaddar darbecileri bile hatıralarını anlatırken böyle hukuk ve insanlık dışı bir intikam operasyonunu ağzından kaçırmamıştı. '' (bugün-08.06.2011, çarşamba) diye ekliyor Gülay Göktürk.
Gülay Göktürk'ün bu yazısını okuduktan sonra ise, ben de; ''DARBECİLERE acıma(!) '' düşüncemden vazgeçtim. Neden Yunanistan'da olduğu gibi, DARBECİLER hak ettikleri cezayı HAPİSHANELERDE çekmesinler ki?..
Çeksinler kardeşim!..
Adamlarda hiç insaf yokmuş meğer. Bu kadar gözü dönmüşlük nasıl olabilir?!..
İnsanlık duygularımın, bu zâlimler için depreşmesine bir daha müsaade etmiyeceğim!
Bütün DARBECİLER hak ettikleri cezayı nerede çekmeleri gerekiyorsa, çeksinler kardeşim.
Gözlerini kırpmdan, haksız yere tutukladıkları binlerce insanı; Darbecilerde birine suikast düzenlenirse, gözlerini kırpmadan katl'edeceklerini söyleyen bu cânilere, bir an bile acımak gafletinde bulunmamak lâzım.
Çeksinler hak ettikleri cezayı kardeşim!.. Hiç acımaya gerek yok!..Çeksinler!..
Sağlık ve Muhabbetle
11.06.2011, cumartesi
Bektaş Azizoğlu
İSTANBUL