- Kategori
- Güncel
Çabuk parlıyoruz...
ÖFKELİ MİLLETİZ VESSELAM...
Öfkeli bir millet olduk çıktık. Hoşgörü aralığımız çok daraldı. Herkesin suratı asık. En küçük bir haksızlıkta küfürler havada uçuşuyor.
Sadece sokaktaki vatandaş değil öfkeli olan.. Bürokratlar, milletvekilleri, bakanlar ;başbakan bile sinirli. Ülkemizde bir kişi var, o hep gülümsüyor: Cumhurbaşkanı.
Sade vatandaş olarak bizim sinirli olmamız doğal. Sokaklar, kahvehaneler işsizlerle dolu. Evinde sobası yanmayan, tenceresi kaynamayan çok insan var. Bunu onların içine girenler bilebilir. Onların sinirli olması doğal. Ama bu ülkenin başbakanı, ne olursa olsun sinirine hakim olmalıdır.
Şu an CNBC-e televizyonunu izliyorum. Davos'tan canlı yayın yapılıyor. Dünyaca ünlü ekonomistlerin, bankacıların katıldığı bu forumda Sayın Ferit Şahenk konuşuyor. Banka yönetimi ve basın ile ilişkileri konusunda görüşlerini anlatıyor. İlgiyle izledim. Bir Türk işadamını orada görmek beni mutlu etti. Ama insan orada bir bakan ya da başbakan da görmek istiyor. Siz böyle önemli toplantıları, ''Daha gelmem Davos'a, '' diyerek elinizin tersiyle itemezsiniz. Türkiye'yi temsilen Merkez Bankası Başkanı Sayın Durmuş Yılmaz katılıyor.. Dünyanın izlediği bu ekonomik etkinliğe sadece bir bürokratla katılıyoruz. Bu kadar boşvermişlik olur mu? Sade vatandaş öfkelenebilir ama ülkeyi temsil edenler menfaatlerimizi ön planda tutarak, karşısındakini söylemleriyle alt etmelidirler. Yoksa dosyayı toplayıp gitmek bize bir şey kazandırmaz.
Şu ünlü öfkeli teknik direktörlerimiz, futbolcularımız biraz sakin olsalardı, belki de dünya kupasına giden ülkelerden biri biz olacaktık. Ama nerde? Sahada futbolumuzu oynayacağımıza rakip takımın antrenörüne, futbolcularına tekme-tokat saldırdık. Teknik direktörümüz kritik maçlarda tribündeydi. Sonuç hüsran!
Dedim ya öfkeli bir millet olduk, vesselam.
Yazımı bir atasözüyle bitiriyorum: KESKİN SİRKE KÜPÜNE ZARAR. (Küpün içinde de biz varız)
S.ALİ ELLİKCİ