​ Can pazarlarında bırakılan cesur bir yürek ! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Can pazarlarında bırakılan cesur bir yürek !

Can pazarlarında bırakılan cesur bir yürek !
 

Tarih on dört yıl öncesinin bugünü.

Bindokuzyüzdoksanüç’ün yirmi dört Ocak’ına denk gelen bir pazar sabahıydı. Soğuktu !.. Öğlene kadar yatabilmeyi beklerken, “koğuş kalk “ borusu çalmış gibi fırlamıştık yataktan. Evimizin klasik Pazar kahvaltısı yapılacaktı: Tarhana Çorbası, sobanın üstünde kızarmış ekmek, peynir, reçel.. Bizim evin haliydi bu !..

Üşümüştük!.. Erken saatlerde kahvaltı sofrasındaydık. İçimizi ısıtacak çorbayı içmeye hazırlanırken öğrendik haberi. Uğur Mumcu evinin önünde arabasına konan bir bombanın patlaması sonucu öldürülmüştü. İçimiz üşüdü. Yüreğimiz sızladı !.. Ruhumuz dondu!.. Gözümüzden süzülen bir kaç damla yaş ve içimize oturan keder kapladı her tarafı. Keyifle kalkılan bir pazar sabahı, kederli bir güne dönüşmüştü. Hava soğuktu !.. İzmir’e kar serpiştiriyordu !.. Ankara kar altındaydı, karlar kan!..

Keyifle kalkılan bir Pazar, kanlı bir pazar olmuştu !

On dört yıl önce bugün, yani yirmi dördünde Ocak'ın, tarih sayfalarına düşülen bir not'ta; bir katliam'ın kanlı izlerinin, kanla imzalanmış bir pulsuz dilekçenin son satırları yazılıydı.

"Vurulduk Ey halkım Unutma bizi!.. "

Ben ondört yıl öncesinden de önce tanıdım rahmetli Uğur Mumcu'yu. Onun yazılarıyla alıştım gazete okumaya!. Kitaplarını okumaya başladığımda henüz yaşça reşit olmamıştım. Kıvrak bir zeka, keskin bir kalem ve doğruları işaret eden korkusuz, cesur bir yürek olarak algıladım hep. Ama ne yazık ki, korkak cesaretiyle ve de kahpece kurulan bir pusuda maalesef, bu ülke bir değerini, cesur bir yüreğini, keskin bir kalemini yitirdi. O da yitik bir değerdi artık !.. Diğer yitik değerler gibi. Abdi İpekçi gibi !.. Çetin Emeç gibi.. Ahmet Taner Kışlalı gibi !.. İlk değildi, son da olmayacaktı. En son olarak da Hrant Dink'ti bu kahpece planların hedefi. Ve yitip giden!.. Aynı kaderi paylaşanlar, aynı kahpe silahın, kahpeliğiyle vuruldular!.. Onlarınsa cesur kalemleri silah, yürekleri çelik yelek, koruyucusu Allah'tı.

Maalesef vuruldular !.. Öldüler !.. Öldürüldüler !.

Neydi günahları ? Yalnızca yazmak !.. Düşünmek !.. Düşündüğünü yazmak!..

Hep doğrulara, haksızlıklara, haksız elde edilen rantlara, sömürülmelere, sömürmeye, siyasi rantlara, sahte dindarlara, din ve siyaset sömürücülerine, terör ve uyuşturucu baronlarına, bu topraklarda gözü olanlara karşı yazdı. Birlikten, kardeşlikten, barıştan bahsetti. Ama birilerinin yarasını kaşıdı. Bu belliydi. Açıktı!.. Açık yürekliliği hazmedemediler ve haince kurulan bir pusuda, korumasız, silahsız bir insanı, hem de evinin önünde katlettiler.. Kim kazandı, kim kaybetti ?

Yıllarca gazetecilik yaptı. Köşe yazıları yazdı. Birçok kitap yazdı, kitaplara imza attı. Araştırmacıydı. Araştırıp, sağlam bilgilerle yazan bir yazardı.. Bir adet imzalı kitabı, çok sayıda yazıları var kütüphanede. Bir çok kitabını okudum. Bir kere gördüm, bin kere öldüm. Kadere bak ! Kitaplarını imzalatacak sıra kalabalıklığında beklerken, öldüğü günün haftasında, arkasından ağlayanların, terörü katledenlerin, haykıra haykıra “Unutmayacağız” diyen kalabalığın arasındaydım. İkisi de onun içindi..

Düşünüyorum, öyleyse vurun diyen bir adam, soğuk bir pazar günü, kanıyla imzaladığı "pulsuz bir dilekçeyi" halkına sunuyordu. Ve şöyle diyordu : "Vurulduk ey halkım, unutma bizi !.."

Evet zalimlerin kahpece pusulandığı can pazarlarında, haksız, hesapsız, kitapsız, sorgusuz ve kuralsız, hiç hak etmediği bir şekilde, yanlış mihraklarca kurgulanmış ölüm yollarında vuruldular !..

Öldüler !.. Öl-dü-rül-düler!.. Unutulmadılar!.. Unut-tu-ra-ma-dılar!..

Dilekçe yerine ulaştı.. Unutmadık !..

 
Toplam blog
: 671
: 2572
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..