- Kategori
- Mizah
Can sıkıntısıyla topyekün savaş!

Müzmin sıkılgan olduğumuzu başarıyla tespit ettik. Herşeyden, heryerden, her durumdan, olaydan ve olgudan feci halde sıkıldığımız ayın on beşi ortada! Artık yorulduk ve çözüm arıyoruz. Ne yapmalıyız? İşte birkaç öneri...
Öncelikle mevcut sıkılma halinin içinde bulunduğumuz rutinlerden kaynaklanması pek muhtemeldir. Öyleyse ihtiyacın olan şey küçük değişiklikler. İşe odandan başlıyoruz. Odanın tüm planını değiştir. Yatağını öbür tarafa taşı, kitaplığını mutfağa götür, mutfaktaki dondurucuyu da odana getir. Kitaplığın raflarına sebze meyve koy, dondurucunun üzerine de kitapları diz, artan kitapları da içine koyabilirsin, bu sayede hep taze kalırlar. Halıyı kaldırıp duvara as, duvarın açıkta kalan kısmını ise yatmadan önce yüz fırça darbesiyle karman çorman boya! Eğer duvarda asılı tablolar varsa, bunların arkasını çevir ve kendi istediğin resimleri yap! Yaptıklarından hiç birşey anlamayanlara da soyut çalıştığını söyle, mesela bu resimde "varoluştaki umutsuzluğu" , bir diğerinde "ötekindeki seni" resmettiğini anlat. Bilgisayarının ekranını odanın bir köşesine, kasasını diğer köşesine koy! Bilgisayar masasına ise kendin otur! Klavyene kılıf dik ve tuşları görmeden on parmak yazmayı keşfet. Ampulü sök, duyun içine mum yerleştir. Baş aşağı duran mumun akıntılarının duyun içine yönelmesini sağlamak için tersine yer çekimi yaratmaya çalış. Bunun için saç kurutma makineni kullanabilirsin.
Sonra tüm telefonlarını kapat ve aileni aramak için sokakta ankesörlü telefon aramaya çık! Bulunca da konuşmanı yapıp boş kartın üzerine keçeli kalemle "Benden sonra bu karta ihtiyacı olan arkadaşa hediyem olsun!" yazıp ankesörün üzerine bırak. Sonra bir internet kafeye git ve word formatında üzerinde çok sinir olduğun bir arkadaşının telefon numarası olan "öğrenciler, çalışanlar, çalışmayanlar, yaşlılar, gençler herkes ama herkes için oturduğu yerden para kazanma fırsatı" yazılı üç yüz elli adet el ilanı bastır ve bunları sokakta dağıt. Daha sonra yine word formatında ve internet kafede hazırladığın iki yüz seksen adet, üzerinde "Hız sınırını 246 km geçtiğiniz gönüllü eksik istihdam trafik müfettişleri tarafından tespit edilmiştir, lütfen en kısa sürede bağlı olduğunuz vergi dairesine uğrayınız!" yazılı sanal trafik cezalarını caddelerde park halinde olan araçların cam sileceklerine sıkıştır. Bunlar da bittikten sonra balık pazarına git ve en sinir bozucu görünen balıkçıya dört buçuk kilogram hamsi almak ve temizletmek istediğini söyle. O tartıp temizledikten sonra da vazgeçtiğini söyleyip olay yerinden uzaklaş!
Eve dönerken her zaman uğradığın bakkala git. Her zaman aldığın sigarayı uzatmasını bekle. Daha sonra "bu kez bundan istemiyorum" de ve aynı markanın "ultra light" modelinin çıktığını söyle. Bakkal bundan haberini olmadığını söyleyecektir. O zaman bayiyi aramasını sağla ve o telefonla konuşurken sen evin yolunu tut!
Eve geldiğinde ayakkabılarını içeriye alma. Ama kapının üzerine bir kamerayı gizli olarak yerleştir ve görüntüyü kablolarla bilgisayarına taşı. Ayrıca ayakkabılarının altına tutturduğun misinayı, makaralarla, tavana yerleştirdiğin sabunlu su kovasına bağla . Bu sayede ayakkabı hırsızını ıslatıp düşürebilir ve suç üstü yakalayıp heyecan yaratabilirsin!
Tüm bunları yaptıktan sonra da yatağını güzelce düzenle ama yatağa değil yere serdiğin battaniyeye yat! Derin bir uykuya dalmadan önce de ne kadar dolu ve heyecanlı bir gün geçirdiğini düşünüp mutlu ol...