- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Çatı bahçelerimiz olsun...

Hepimiz biliriz dünyanın 7 harikalarından biridir "Babilin Asma Bahçeleri". Günümüze tam olarak ulaşmamış olsa bile kalıntıları, bize epey bir ip ucu vermekte. Bundan esinlenmişler midir? bilmem ama gerek filmlerde gerekse arada sırada haber köşelerinde... bazı evlerin çatılarında küçük bahçecikler görürüz. Bu benim hep dikkatimi çekmiştir, tabii burda 3-5 saksı çiçek konulan yerleri kasdetmiyorum.
Düşünsenize terasınıza çıkıyorsunuz ve karşınızda güzel renk renk çiçekler ve bodur ağaçların olduğu güzel bir bahçe ile karşı karşıyasınız.Bir de oturma köşesi yaptınız mı oooh ne güzel. Küresel ısınma nedeniyle dünyanın sıkıntıda olduğu ve çeşitli projelerin üretilmeye başlandığı şu günlerde, çatı bahçelerine dönük çalışmalar yapılıyor.Genel düşünce bu tip çatı bahçeleri yapılırsa;
Kentlerdeki egzoz gazlarını ve tozu tutar, havadaki karbon dioksiti bünyesine alır ve yerine oksijen verir. Çatı bahçelerindeki büyüme ortamı derinleştikçe, bitki çeşitliliği artar, yapraklı bitkilerin artışı ile kirlilik miktarı daha da azalır ve oksijen miktarında da artış olur.
Ayrıca kurulacak bu çatı ve teras bahçeleri, yapıların yoğunlukta olduğu şehirlerimizde, bahçe fonksiyonu görebilecek doğal mekanlar haline getirilebilir.
Bu mekanlar yapılara estetik güzellik katarak görüntü kirliliğini de azaltır.
Ayrıca psikologlar, ofisleri veya hastane odaları çatı bahçesine bakan kişilerin stresinde azalma, kendini iyi hissetmede artış ve özellikle hastaların iyileşmesine yardımcı olduğunu gözlemlemişler.
Bir de düşünsenize bu çatılar rengarenk, bence güzel bir düşünce.Ancak bu düşünceye karşı çıkan bazı insanlar da var.
Çatı bahçeleri projesi hakkında açıklama yapan
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, " bilim adamlarının dünyanın bir ekolojik kıyamete doğru gittiği konusunda uyarılarda bulunduğunu ve dünyadaki çevre kirliliğinin asıl nedenlerinin gelişmiş şehirler olduğunu belirterek, "Gelişmiş şehirler dünyadaki çevre kirliliğine yüzde 90 oranında olumsuz etki yapıyor.
Büyük şehirlerde sera etkisi oluşmaması için daha çok yeşili barındıran yeni düzenleme ve tasarımlar yapmak, doğaya farklı bir açılış verecek yeni çizgiler geliştirmek gerekiyor. Dünyada bunun örnekleri var. İstanbul'un maalesef bir sera etkisiyle karşı karşıya kaldığını görmekteyiz. Bu yıl kış görmedik, bahar ayındayız henüz yeterli yağış yok. Bu da bize bazı sinyaller veriyor. Bundan dolayı tedbir için bir mimar olarak öteden beri tavsiye ettiğim, özellikle kent içerisinde yeni inşaatların çatılarının teras, bahçe çatı şekline getirilmesi diyerek projelerini açıklamış ancak;
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası yöneticileri bu görüşe karşı çıkarak...Sn. Başkanın söyledikleri bir İRONİDİR. Çünkü, küresel ısınma ile mücadele, çatı bahçeleri ile değil, bugün yönetiminizle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan ormanlarımızın, tarımsal arazilerimizin ve su havzalarımızın korunması ile olur diye tepki göstermiş. Ne kadar doğrudur bilemiyorum ama hemen ters tepki göstermeden bu konuya önem vermek gerekiyor diye düşnüyorum. Ne kadarı gerçekleşir ama , gözlerimde canlandırdığımda karşıma çok güzel bir manzara geliyor, ayrıca hiç faydası olmayacak demek bana saçma geliyor doğrusu...