Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '09

 
Kategori
Deneme
 

Çatışma

Çatışma
 

İçselliğin dışa vurumu


Ruhumla bedenimin söz düellosunda sanki.Hiç durmadan birbirlerine sataşıyorlar. Acımasız eleştirlerden yoksun olmayan en şiddetli halleriyle üstelik.

Ruhum inzivaya çekilmiş bir halde. Beslenmiyor, hissetmiyor ama bedenimdeki varlığından da bir türlü vazgeçmiyor.
Bedenimse ona inat en aceleci haliyle yaşıyor hayatı. Yiyiyor, içiyor, gülüyor, eğleniyor.

Her ikisi de kendi halinde yürütürlerken yaşamlarını başladı bu çatışma.
İlk lafı atan bedenimdi hatta hatırlıyorum. Demişti ki ruhuma :

-Yeter bu durgunluk, bu suskunluk nezaman bütünleşiceksin benimle bu hayatta.

Ruhum da ona cevap vermişti:

-Varlığım yeter sadece varlığını sonsuz kılmaya, sen benimle uğraşma. Bak gezmene, tozmana.

Bedenim cevap vermekte gecikmiyor ona:

-Senin için yapıyorum ben bunları ama sen en mutlu anların içinde bile saklı küçük hüzünlerin peşindesin. Nedir bana kastın? Beyazlarına sebep oldun saçlarımın.

Boşver diyor ruhum:

-Sen onunda kolayını bulmuşsun boyarsın geçer. Beni suçlama, beni beslemedin bile son zamanlarda.

Bedenim cevap veriyor hemen:

-Her gün besliyorum ama sen ölesine kitledin ki kendini hüzün zindanlarına, duvarları delip geçemiyor beni şenlendiren melodiler.

-Boşver , diyor ruhum bedenime. En efkarlı haliyle söylüyor bunu hafifçe de uzatarak kelimenin son harfini.
-Elleme beni. Ne zararım var ki sana? Bir köşen de kıvrıldım yattım.

-Nefes almamın sebebi Varlığın. diyor bedenim ruhuma

Mutlusun madem kal böyle.

Mutlusun madem hüznünle yaşa.

Mutlusun madem her zaman yaptığın gibi acı çektiren yanlarına sahip çık ve yine her zaman yaptığın gibi çıkar o hüznün tadını dibine vururcasına.

Ama beni elleme!

Ama benide hüznüne ortak etme!

 
Toplam blog
: 43
: 2651
Kayıt tarihi
: 04.01.09
 
 

Evi, eşi, işi ve çocuklarıyla yoğun şekilde koşturmaca bir hayat yaşarken, kendini ihmal etmeyen, bu..