​ Çay ve Sanat / Kültür - Sanat / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Eylül '13

 
Kategori
Kültür - Sanat
 

Çay ve Sanat

Çay ve Sanat
 

Mary Cassatt (Five O’clock Tea-Beş Çayı( yağlı boya tablosu.kaynak:http://en.wikipedia.org/wiki/Mary_Cassatt


Bilindiği gibi, insanı yeryüzünde mutlu eden, huzur veren uğraşların başında sanatsal etkinlikler gelmektedir. Bir çoğumuz günlük yaşamın kargaşasından uzaklaşmak, ruhsal bir dinginlik ve huzur bulmak amacıyla sanatın farklı alanlarına yöneliriz. Sanatsal faaliyetlerin dışında ise bazen bir bardak çayda ya da bir fincan kahvede bu huzuru ve dinginliği bulmayı umut ederiz. O bir bardak çay gerçekten umutlarımızı boşa çıkarmaz. Benzer etkiye sahip bu iki unsur, yani “Çay ve Sanat” nasıl ve hangi alanlarda karşımıza çıkmaktadır?

Tarihsel sürece baktığımızda, Dünyada çay içme geleneğinin yaygınlaşması ile birlikte çayın, 1700’lü yılların sonundan itibaren, ünlü ressamların tablolarına konu olduğunu görürüz. Çay ve sanat bazen iç içe geçmiş bazen de birbirini tamamlamıştır. Örneğin, Japonlar çay odalarına “Kakemona” denilen ipekkumaş veya ipek kağıt üzerine yapılan, kalın bir altlıkla korunan, alt ve üst kenarları fildişi, mercan yada boynuzla süslü, rulo halinde saklanabilen resimler asmaktadır. Bu Japon tarzı resimler uzman kişiler tarafından çay seremonileri için özel olarak tasarlanmaktadır. Kakemonaların çay odalarının vazgeçilmez bir unsuru olması, çay içme ritüellerinin sanatsal bir incelik taşıdığının delilidir. Çay ve resim birbirinin tamamlayıcısıdır bu seremonilerde.

Ünlü ressamların tablolarında ise insanların çay içerken veya çay servisi yaparken mutlu ve keyifli hallerini yansıtan görüntüler ve çay içilen mekanlar yer almaktadır. Mekanlar genellikle çayevleri, parklar veya kırsal alanlar olabildiği gibi, Japon tarzı özel bölmeleri olan çay odaları veya evlerin özel misafir salonlarıdır. Tabloların çoğunda çay sunumlarında kullanılan gereçler, özellikle semaver ve fincanlar ayrıntılı şekilde vurgulanmaktadır.

Resim sanatında İzlenimci akımın temsilcilerinden Amerikalı ünlü ressam Mary Casatta’nın 1880 tarihinde, Fransada yaptığı “Five O’clock Tea-Beş Çayı” adlı yağlı boya tablosu (1) çayı konu alan en ünlü tablolardan biridir.  18 ve 19.yüzyıl’da Mary Cassatta’nın yanı sıra başka ressamların da çay içen insanları tablolarına konu olarak seçtiğine tanık oluyoruz. Örneğin, Fransız ressamlardan Fovizm’in kurucusu Henri Matisse’nin 1919 tarihli “Tea in the Garden-Bahçede Çay” tablosu (2), Fransız ressam Pierre Augoste Renoir’in 1906 tarihli “The cup of tea- Bir Fincan Çay”tablosu, yaşamının büyük bir bölümünü Çin ve Hindistan da geçiren İngiliz ressam George Chinnery’in (1774-1852) “Tea trade in Chine-Çin’de Çay Ticareti” tablosu, Amerikalı ressam Childe Hassam’ın 1910 tarihli “the French Tea Garden- Fransız çay bahçesi” konulu tablosu çayı konu alan sanat eserleridir.

Ünlü ressamların yağlı boya tablolarının dışında, bugün artık çay deminin de bir boya malzemesi gibi kullanıldığını biliyor musunuz? Çayın kendisi de sanatın bir parçası olmuştur. Günümüzde çay demi ile resim yapan bir çok ressam  ve amatör resim meraklıları bulunuyor. Çay demi koyudan açığa sulandırılarak, bir fırça aracılığıyla, sulu boya kağıtları üzerine çizilen figürlere kolaylıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca bu dem, mürekkep ve suluboya ile birlikte de kullanabiliyor. Andy Brown Aka (4) ve Zach Franzen’in (5) çay demi kullanarak yapmış oldukları tablolar bunun güzel örnekleridir.

Buradan, şaşırtıcı bir çalışmayı da sizinle paylaşmak isterim. Güney Afrika’nın Cape Town kasabasında, yoksul insanlara finansal kaynak sağlama araçlarından biri olarak, teabag /süzen poşet kağıtları “işlevsel sanat” kavramı ile geri dönüşüme kazandırılmaktadır. Projenin kapsamı, süzen poşetlerin kullanıldıktan sonra çöpe atılmayarak kurutulması, içindeki çayın boşaltılması, şeffaf kağıdın kuruduktan sonra ütülenmesi, değişik figürlerle boyanması ve ardından kumaş, tahta, cam veya metal üzerine yapıştırılarak, bu objelere sanatsal birgörünüm kazandırılmasıdır. Hediyelik eşya mağazalarında satılan ve insanların kullanımına sunulan bu objelerin satışından elde edilen gelir yöre halkının geçimine katkı sağlamaktadır. Kısacası, süzen poşetler çöpe atılmak yerine, sanatsal şekillerde yeniden hayata dönmektedir (6).

Peki, Ülkemizde çayın sanat ile buluşması hangi alandadır? Türk Ressamların ilgi alanı olmayan çay, roman yazarlarına ve şairlere ilham olmuştur. Renan Demirkanın “Üç şekerli demli çay” adlı romanı, Orhan Veli’nin “Ne kadar güzel” adlı şiiri ve Atilla İlhan’ın “Emirgan’da çay saati” adlı şiiri, Can Yücel’in “Çaya kaç şeker” adlı şiiri, Türkiye de çayın sanatçı üzerindeki etkisini hissedebildiğimiz nadir eserlerden sadece bir kaçıdır. Bir web sitesinde rastladığım ve hoşuma giden şu cümleyi sizlerle paylaşmak  istiyorum “Where there is tea there is hope -Çayın olduğu yerde umut vardır.”(6)  Ben de, Çayın olduğu yerde sanat vardır, diyorum ve Şair Orhan Veli’nin “Ne kadar Güzel” adlı şiirini sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

“Çayın rengi ne kadar güzel,

Sabah sabah,

Açık havada!

Hava ne kadar güzel!

Oğlan çocuk ne kadar güzel!

Çay ne kadar güzel”

 

Kaynaklar:

1)http://www.teamuse.com/article_011003.html,http://en.wikipedia.org/wiki/File:Cassat_CupOfTea.

2)http://www.wikipaintings.org/en/henri-matisse/tea-in-the-garden-1919

3)http://www.wikipaintings.org/en/pierre-auguste-renoir/the-cup-of-tea-1907

4)http://andybrownisanartist.com/Paintings.html

5)http://teatropolitan.files.wordpress.com/2010/02/zachfranzen_teawork.

6)www.tbagdesigns.co.za/

7)http://en.wikipedia.org/wiki/File:Cassat_CupOfTea.jpg

http://www.caydunyasigazetesi.com/

Nahide GÜNLER, Ziraat Yüksek Mühendisi

 

 

 
Toplam blog
: 4
: 2488
Kayıt tarihi
: 04.06.12
 
 

Ziraat Yüksek Mühendisiyim. 1985-2016 yılları arasında çay sektöründe çalıştım. ..