- Kategori
- Deneme
Cemreler yüreklere düşsün,ahde vefa yeşersin

İşte böyle bir dünya,her kimden beklediysem vefa,ondan gördüm cefa
Dünyada en geç olgunlaşan meyve insandır. İnsanın davranışlarını yönlendiren, şekillendiren ana unsur değerlerdir.
Değerler değiştikçe, değerlere olan bağlılık zayıfladıkça, davranışların yönü ve şekli değişir. Ahde vefa sözünde duran, dostluğu sürdüren, söze, sözleşmeye bağlılık gösterip ahdinde durmaktır.
İnsan ağaç misali, sözü ise ağacın köklerine benzer. Toprakla uyum sağlayan kökler, sağlam ve muhkem olur.
Ben onu maddenin en değerlisi altın biliyordum, varmış müzayede değerine kıymet biçilmiş. Kimi üç kuruş, kimi beş kuruş değer vermiş.
Yazık oldu sevgime, yazık oldu ahdıma. Her kimden beklediysem vefa, ondan gördüm cefa. Toplum olarak ahde vefayı kaldırdık rafa.
Ne dünyada, ne eşyada ve nede tabiatta sebep arama. Asıl vefasız olan insandır. İnsan haricinde her şey vefalıdır.
Vefasızlık kendi toplumsal değerlerinden ayrılıp, başka ( ithal ) değerlere sarılmaktır.
Ahde vefa bir toplumun barış, mutlu ve güvenli bir şekilde yaşamasının temel değerlerinden sayılır. Vefasızlığın bir sonraki kademi zulümdür.
Açık, ayan ve beyan ki ülkeler arasındaki birçok antlaşmaların sebepsiz yere bozulması, yapılan sözleşmelere sadık kalmaması, savaşların, sürtüşmelerin ve yoksulluğun başlıca nedenleri ahde vefasızlıktandır.
Dünyanın kuruluşundan bu yana vefasızların sayısı artarken, vefalıların sayısı düşmektedir. Ahde vefadan uzak kalan toplumlarda huzur ve güven zayi olur.
Yüce Allah ahde vefalı olmayı istemiş, vefasızlığı yasaklamıştır.
Söz verdikleri halde, sözlerine rağmen, vatana, millete ve devlete karşı görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeyenler ahde vefasız kabul edilir. Onlar için kıyamet günü bir bayrak dikileceği hadislerde anlatılmaktadır.
İnsanlar arasında verilen sözlerin tutulmaması, şikâyetlerin artması haksız, hukuksuz bir sistemin varlığını hâkim kılar, değerler erozyona uğrar tahribatlar meydana gelir.
Akıl, mantık, şuur, kâinat, insan ve hayat dengesini yakalamak için vefasızlığa direnen, ahde vefayı sosyal hayatın merkezine yerleştirme çabası gösteren insan sayısının artması gerekli.
Pusulasını şaşıran ve hangi yöne gittiğini bilmeyen insan yorulur, dik duramaz, eğilmesi, mola vermesi, oturması kaçınılmaz.
Öyleyse nokta ile virgül Elif kadar düzgün ve anlamlı değildir. Vefanın olmadığı yerde vedanın önemi yoktur.
Kısa yoldan köşe dönme felsefesi terk edilmelidir. Karakter ne kadar kuvvetli olursa, ahde vefa o kadar güçlü olur, vefasızlık güçsüz kalır.
Cemreler yüreklere de düşsün. Sevgi, merhamet ve huzur yeşersin. Sözüm özüme işlendi, ikrarım ikrar, Cihanın mülkünü verseler dahi edemem inkâr.
Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.
Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN