​ Her canın tek yüreği var, yedeği yoktur / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Mart '15

 
Kategori
Deneme
 

Her canın tek yüreği var, yedeği yoktur

Her canın tek yüreği var, yedeği yoktur
 

Görsel alıntı


Böyle merhametsiz esme rüzgâr, bak kuşun darısı dalın yaprağına yapışmış, karıncanın nasibi dalın kabuğunda kalmış. Fidan sevinçli, mutlu dal tomurcuk açmış.

Böyle insafsızca esme rüzgâr, fidanın yapraklarında kuşun darısı, dallarında karıncanın nasibi var. Onlarda yarını hesaplar.

Merhametsizce esme rüzgâr, kuş nasibi kadar kanat çırpar, meskeni dallar. Karınca nasibi kadar yol alır, çilesi yollar. İnsan da kaderinde yazılı olduğu kadar hüzünlü ve mutlu yaşar.

Kuş fidan dalındaki yaprakta, karınca daldaki kabukta nasibini arar. Rüzgâr senin şiddetin güçsüz fidanın dallarını kırar.

Tomurcuklar dökülür, yapraklar dalından kopar, topraktaki kökler isyan eder, fidanın gövdesi ağlar.

Böyle hiddetli, böyle şiddetli esme rüzgâr. Mademki eseceksin bari insaflı, biraz merhametli ol. Kırma fidanın dallarını, zayi etme tomurcuklarını, kopartma yapraklarını.

Tomurcukların, kuşların, karıncaların, dalların, yaprakların da yarın için umutları var. Dalların, yaprakların geleceğini karartma, kuşların darısına, karıncaların nasibine neden olma.

Rüzgâr unutma, kuşunda, karıncanın da yürekleri ( kalpleri ) var. Kırma umutları, yaralama yürekleri. Yüce Yaradan her canlıya tek yürek, ihsan etmiş. Umutların yedeği olsa da yüreğin yedeği yoktur.

Ağaçlar, gücünü topraktan alır, güçsüz fidanlar esen yelden dahi çekinirler, dalları için korkarlar, yaprakları için çaresiz kalırlar. Güçsüzlere vicdanlı davran, merhametsizce esme rüzgâr.

Güçsüz fidanların, henüz yeni açmış tomurcukların, ince dalların, zayıf yaprakların, kuşun darısıyla, karıncanın nasibiyle uğraşma rüzgâr.

Bak bir gün daha geçti ömürden. Ne hal, hatır sordu ,ne mola verdi. Derede akan su, ovada esen yel gibi, çekip gitti. Acaba neden?

Bu beyhude dünyada iki gün var, biri henüz gelmemiş, biri gelip geçmiş gün gibi. Geçmişte gülmeyen hüzünlüler, umutla gelecek günü beklerler. Belli mi olur? Belki gelecek günde gülecekler, sevinecekler,.

Senin insafsız ve merhametsiz gücün üstünde tufan gücü var. Bilirsin bütün güçlerin üstünde bir güç daha var, o güç kuş için darıyı yaprak üstüne, karıncanın nasibini ince dalların kabuğuna bırakan Yüce Yaradan’ın gücüdür.

Onlar disiplin içinde sıra, sıra dizilirler. Nasipleri için yollara düşerler. Toprakta, dallarda gezerler. Kısmetin helâlından seçerler. Onlar, çalmazlar, haksızlık, hırsızlık bilmezler.

Karıncalar zerreden daha küçük yüreklere sahipler. Rüzgârın merhametli, vicdanlı esmesini isterler.

Kaderin yazgısı okunamaz, dün gülmeyenler umutla yarını bekler, belki gelecek günde sevinirler, mutlu olurlar. 

Asıl konu ömürden geçen günler, bak ne mola verdiler, ne hal hatır sordular, neden aniden çekip gittiler?        

Ne yazık ki insanlar nasipleri için karıncalar, kuşlar kadar çalışmaz, iş bölümü yapmaz, hesap bilmez, düzen ve disiplin içinde olmaz.

İnsanoğlu ömürden geçen hiçbir günün hesabını yapmaz, karıncayı, kuşu hesaba katmaz, çoğu kez karıncayı bile ezer. İnsanoğlu merhametsizdir, insafsızdır. Kırıp geçen rüzgârdan da beterdir.   

Kırmayın hiçbir canlının yüreğini, yaralamayın yürekleri. Unutmayın ki yaralanan, kırılan yüreğin yerine geçecek yedek yürek bulunmaz.

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                          

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..