Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

07 Nisan '08

 
Kategori
İnançlar
 

Cennet, Cehennem mi yoksa özlem mi ?

Cennet, Cehennem mi yoksa özlem mi ?
 

Dini konuları yazmayayım diye, kendime söz veriyorum.

Dönüp dolaşıp, din beni buluyor.

Din beni buldukça, ben de din okuyorum.

Söz de geçiremiyorum beynime. Düşünme bu konuları diyorum ama dinlemiyor.

Tanrımın beynime ipotek koymayacağını bildiğim için özgürce düşünüyorum.

Dinlerin zaman içinde evrime uğradığı, değişime uğradığı bir gerçek

Dünyada evrim geçirmeyen hiç bir din yok.

Çok Tanrılı dinlerden, tek tanrılı dinlere geçiş süreci, tek tanrılı dinlerde de bu değişim süreçleri devam ediyor.

Bu değişimler, dünden bugüne olan değişim değil, çok uzun süreleri kapsayan bir değişim.

Hiristiyanlık, Müslümanlık, Musevilik ve tüm dinler bu değişimi yaşıyor. Bin yıl sonra da çok farklı bir şekle bürünecek.

Ama, ülkemizde bazıları hala dinde reform olmaz diyor. Oysa bu olmaz diyenler de zaman içinde bu değişim sürecini yaşıyorlar. Adını koymadıkları- koyamadıkları- bir reform içinde yaşıyorlar.

Avrupa, bu reform sürecini yıllar süren uzun çatışmalardan sonra, yüzyıllar önce yapmıştı.

Bu süreç, tüm dinler için devam ediyor. İnsan beynine hiç bir güç ipotek koyamaz. Koyarsa, bu tanrı kavramıyla çelişir. İnsanoğlu düşündükçe , bunlar olacak.

Bu sürecin içinde dinle bağlantılı olarak, Cennet ve Cehennem kavramları da bu sürecin içinde. Bu sıralar aklım hep, Cennet ve Cehenneme takıldı kaldı.

Öyle ya korktuğumuz, ürperdiğimiz, titrediğimiz, kaygı duyduğumuz bir sınav yeri .

Yeryüzündeki dinlerin ortak özelliklerinden biri Cennet ve Cehennemdir..

Tüm inanaçların ortak anlayışına göre, bu dünyada dinin emirlerine uyanlar, iyi kul olanlar, öbür dünyada ödüllendirilecekler.Temel felsefe bu.

Dini kurallara uyarsak, alacağımız ödül "Cennete gitmek". Bunun tersini yaparsak gideceğimiz yer Cehennem... Bu değerlendirmeleri ,insanoğlu ne yazık ki kendini aldatarak yapıyor.

Cennet güzeli iyiyi temsil ediyor. Cehennem ise kötüyü temsil ediyor.

Güzel bir yer gördüğümüz zaman " Cennet gibi" diyoruz. (Sanki daha önce Cennet’e gitmiş, gelmiş gibi) Kötü yerler için de, Cehennem gibi diyoruz.

Ülkemizde de bir çok yerin adı, Cennet ve Cehennem’le ilişkillendirilmiş.

Cennet, nasıl bir yer, her dinin cenneti aynı mı ?

Dinimiz, Cennet ve Cehennemi en iyi tanımlayan dinlerden biri.

Kitabımızda; çok sayıda sure ve ayette Cennet ve cehennemle ilgili bilgiler veriliyor. Soğuk suların aktığı ırmaklar , yemyeşil bir yer, Her türlü yemişin bulunduğu, baldan ırmaklar, Huri kızlar ne isterseniz her şey var. Cennetinde bölümleri ve çeşitleri var. Her şey çok detaylı şekilde anlatılmış.

İncil'e göre; Cennet, Tanrı ile meleklerin bulunduğu, tüm gerçek Mesih'e inananların sonsuz sevinç içinde yaşayacağı yer. Cehennem ise, Tanrı'nın Şeytan ve kötü ruhlar için hazırladığı ve Mesih'in müjdesini reddeden insanların da gideceği sonsuz ceza yeri.

Musevilikte ise Cennet ve Cehennem kavramlarında tam bir netlik yok. Bir ölçüde cennet ve cehennemin yeryüzüzünde olduğuna dair inanış daha güçlü.

Cennet , insanların özlemlerinden, bu dünya da yapamadıklarını öbür dünyada bulabilme anlayışının ürünü. Arabistan yarımadası sıcak bir iklime sahip, yeşilliği az, çöl alanları çok olan bir bölge. Cennetimiz ise tam Arabistan’ın tersi bir yer. Soğuk sular yeşillikler, her türlü meyve ağaçları vb. Eskimoların Cennetinde ise sıcak, yeşillik, sıcak evler var. Tüm dinlerin Cenneti insanların özlemlerinin bir yansımasıdır.

Hallac-ı Mansur ve Nesimi felsefelerinin temelinini oluşturan “Enel hak” anlayışı, Cennet ve Cehennem anlayışında da vardır. Tanrı kavramını yaratan insansa, Cennet ve Cehennem kavramını yaratan da insandır.

Her ne kadar, kökten dincilik günümüz de bir çıkış içinde gibi ise de, gerçekte, onlar da bu değişim sürecinin içindedirler. Dinimizi günümüze göre yorumluyorlar, bu zaten bir ihtiyaç.

İnsan aklının neleri çözebileceği gerçeği ile karşı karşıyayız.

Dün de böyleydi. Yarın da böyle olacak.

Aklın sınırları her zaman genişleyecek. Aklın sınırları genişledikçe dinin alanları da daralacak doğal olarak.

Din yazmayayım diyorum ama, din beni buluyor ben de dini buluyorum.

Bugün böyle, yarın da daha değişik olacak...

 
Toplam blog
: 1410
: 1053
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara