Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Kasım '06

 
Kategori
Genel Sağlık
Okunma Sayısı
991
 

Cevabı olmayan tek soru belki de "ölüm"

Cevabı olmayan tek soru belki de "ölüm"
 

Güneşli guzel bir günün ardından ansızın beliren karaltıdan korkarım. Şimşeklerin çakıp, yağmurun durmaksızın yağmasından. Kötü bir şeyin habercisidir. Ve en kötü haber ölümdür hayatta. Ölümden sonrası nedir bilmem; ama yaşamak varken sevdiklerinle ölümün gelmesini istemem.

Bugün öyle bir hava vardı benim kücük şehrimde. Ansızın çalan telefonla gözyaşlarına boğuldu kardeşim. Öldü sandım daha dün benimle gülen, oynayan, sapasağlam duran amcam. Bir an donakaldım, ne yapacağımı bilemedim. Kardeşime sarıldım bırakmamacasına, aglıyordu, aglıyordum...

Ansızın çıkan karın ağrısıyla hastaneye yatmıştı, şimdi ölümle mücadele ediyordu... Ben de öylesine bir karın ağrısı sandım işte... Meğer tüm karın kısmını iltihap kaplamıs... Her geçen saat daha da kötüleşiyordu ve artık konuşamıyordu öylece yatıyordu...

Doktorlar ölüm yakın diyorlardı, ben sanki baska biri için konuşuyorlar diye oralı olmuyordum hiç... Çünkü inanamıyordum... Daha dün ya barbeku yaptık, oyun oynadık, güldük!!! Ve şimdi birden beliren ama çok zaman önce başlayan şu hastalık... Eve geldik... Babam yanında kaldı o gece amcamın... Allah'ım ne kadar da güçlü duruyordu babam; oysa içi herkesten cok acıyordu...

Ertesi gün... Daha da kötüye gidiyordu amcam... Sanki hayat tersine döndü... Tüm mutluluklar acıya dönüştü... Doktorlar sabah ölebilir demişlerdi... Babannem ne kadar da üzgündü, ailem... Akşam oldu, hiçbir değişiklik yok amcamda... Babam, annem, kardeşim ve ben evdeyiz şimdi... Annem bana bu gece ölebileceğini, istersem arkadaşın evinde kalabileceğimi söyledi... Hayır dedim... Evet geri getiremem ama yanınızda olup size güç verebilirim, acınızı paylaşabilirim dedim, kaldım...

Normal oturuyor gibi gözüküyorduk oysa herkes her saniye dua ediyordu farklı dillerden... Anlamını bilmiyorum babam üstünde İsa olan Hac koydu masaya bir de mum yaktı önüne... Amcam içindi, iyi olması için... Mum eriyordu, zaman geçiyor... Tam atlattık bu günü derken telefon çaldı... Babam sarsıldı, ayakta duramıyordu... Herkes gözyaşlarına boğuldu... Yani şimdi ölmüşmüydü?

45 yasındaydı... Kalbi sevgi doluydu ve herkes onu çok severdi...Isi gücü mutluluk saçmak ve anı yaşamaktı gerçekten... Ve şimdi zaman onun için dolmuşmuydu...

Hastaneye gittik... Bedenini gördüm... İlk defa bir ölü gördüm... Öylece yatmıs, Allah'ım gerçekten ölmüş.

Evine gittik. Takım elbisesini hazırladık... Odasına girince ağladık... Ailem geçirdikleri güzel günleri anıyordu... Ne kadar eğlenceli bir insan olduğunu anlatıp gülmeyle karışık aglıyorlardı...

Bense ailemi düsünüyordum Istanbul'daki bana şu anda cok uzak olan ama bana en yakın insanları... Melek annemi, dünyalı babamı, coskun Fırat'ımı... Şimdi yanaklarım sırılsıklam, gözlerim daha da dolu... Ailem... Onlarsız ne yapacağımı düşündüm bir an... Ölüm çok korkuttu beni... Çünkü çok seviyorum onları her şeyden kendimden bile çok... Ve hayatı seviyoruz biz ama hayatımız hep beraberken anlam kazanıyor... Cok korkuyorum simdi cok....

Hep düşünürdüm ölümü... Hep korkardım da... Şimdi biliyorum işte... Ölüm; en çok sorulan ve hiçbir zaman cevabı bulunamayan hayatın bir parçası... Geride bir tek acı bırakan bir parça... Ve neden diye soruyorum kendime... Allah'ın bir bildigi vardır mutlaka diyorum... görmediğim, bilmediğim öteki hayata inanmak istiyorum...

Dün gece hiç uyumadık... Amcam icin yer ayarlandı... Son yolculuguna hazırlıyorduk onu... Sabaha doğruydu böyle bir salon hazırlandı onun icin o da tabuta konmuştu, takım elbisesi giydirilmis... Cidden ölmüşmüydü... Sanki hissediyordu... Sanki ara sıra gözlerini açıyor, sanki kalbi atıyordu... Ama hiç ölüye benzemiyordu... Çok üzgündüm... Etrafımda insanlar gözyasları dinmeyen, yanakları kurumayan ve kalplerinin bir parcalarını kaybeden insanlar... Ve yagmur yağıyordu... Sanki amcamın gözyaşlarıydı... Böyle ufak ufak ama cok yağıyordu...

Şimdi cenazeye gideceğim... Aileme güç vermek icin... Azcık da olsa hafifletmek icin acılarını, acımızı paylaşmak için...

Sonuç ne derseniz... Yarını azcık düşünmeden yaşayalım, hayatı yaşayalım, anı...

Sevdiklerimize daha cok "seni seviyorum" diyelim... Onlarla daha cok beraber olalım..

İyi olan herşeyi sevelim, ve kötü olan şeyleri düzeltmeye çalısalım...

Ama en önemlisi anı yaşayalım sevdiklerimizle!!!

Unutmayalım bir gülüşümüzle ve iki sözcükle bir çok şeyi değiştirebiliriz...

Sevgiyle kalın....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öncelikle hoşgeldin demek istiyorum Sıla bizlerin arasına. Yaşadığın olay karşısında duygularını az çok anlayabiliyorum çünkü bundan 5 sene önce ben 17 yaşındayken annemi kanserden kaybettiğimde ben de benzer şeyleri hissetmiştim, aslında anı yaşamanın gerektiği, birçok şeyi çok gerektiğinden fazla önemsememek gibi... Ancak hayat devam ediyor, dolayısıyla bize de hayatın kendi koyduğu kuralar doğrultusunda yaşamak kalıyor... Carpe Diem ise hoş bir şarkı sözü gibi kalıyor güzel bir melodide...

Arek 
 04.11.2006 21:52
Cevap :
tesekkurler...burda olmak ve sizinle dusuncelerimi anilarimi paylasmak cok guzel ..evet laf dinlemeyen birsey olsa gerek zaman durmadan hizla akan ve yakalamasi zor olan ...ama biliyormusun hayati hic yasayamadim dedigimiz zamanlarda aslinda ani yasadigimizi farkediyoruz...kib ...  06.11.2006 2:05
 

sıla,cım,yaşamın bu yüzünü ilk anneciğimde gördüm.ölüm acısının ifadesi yoktur bilirim..yaşamın acılarından uzak olman dilegiyle..yazılarını okumaya devam edeceğim.başınız sağolsun

sema öztürk 
 04.11.2006 20:20
Cevap :
tesekkurler canim ... benim de dilegim herkese acilardan uzak ve mutlu bir hayat ... belirli bir zaman sonra anliyoruz ki onemli olan insanlarin kalbimizde olmasi bizimle yasamasi...evet zor geliyor kimi zaman gozler onu ariyor anilar canlaniyor ama hayat devam ediyor ve senin nasil oldugun zamani ilgilendirmiyor...zaman cok hizli akiyor...ve kaldigi yereden devam ediyor...unutmyorsun tam tersine onu hep hissedip onunla yasiyorsun! sevgiyle kalin...  06.11.2006 2:10
 

başınız sağolsun sukarakus

Su Karakuş 
 03.11.2006 2:10
Cevap :
benim yaninda kaldigim aileydi...Ama ailem gibiler, amcam gibiydi...ve hayattan cok iyi bir insan eksildi ya ,hepimizin cani sagolsun!!  03.11.2006 16:52
 

Başın sağ olsun Küçük yazar.

Sevgiağacı 
 03.11.2006 0:21
Cevap :
sagol ilker abicim...gercekten amcam diyebilecegim cok iyi bir insandi ... hayatin kotu oyunu bir tek bu heralde...hayattan eksilen her iyi insan adina basimiz sagolsun!  03.11.2006 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 14
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 3756
Kayıt tarihi
: 01.11.06
 
 

Merhaba! Gülmeyi öğrendim hayata, çünkü hayattayım, yaşıyorum ve sevdiklerimle! Bundan daha değerli ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster