- Kategori
- Siyaset
Çevresel daniskalar
MEYDAN / TARIK SÜRMELİOĞLU
Çevresel daniskalar...
AKP iktidarı her şeyin karşıtını üretmeyi görev edindi. Daha doğrusu, ortada bir eylem, hareket, kavram, örgütlülük falan varsa, bunların karşısına anında kendi anlayışına uygun bir yapıyı kurup, karşıdakini kurutmayı deniyor.
Cumhuriyet mitinglerinin karşısına, ilkin parti mitinglerini oturttu. AKP'nin mitingleri bindirilmiş kalabalıklarla dolduruldu; böylece "istersek cumhuriyet mitinglerine katılanlardan daha fazlasını alanlara toplarız" mesajı verildi.
Şu Ergenekon olayı peydah olunca, 'ulusalcı' yığınların karşısına, 'ortak akıl' muhabbetiyle çıktı. Bir grup ulusalcı İstanbul'un Kadıköy'ünde miting yaptı, aynı gün AKP'nin ortak akılcıları Bursa'da toplandı.
Elbette her şeyin bir zıttı olacak; neki AKP'nin karşıtlığında yapaylık hakim.
Sendikaya karşı, sendika...
Meslek kuruluşuna karşı, meslek kuruluşu...
Sivil toplum örgütüne karşı, sivil toplum örgütü...
Her şeyde böyle AKP.
AMA ne dedik: "Her şeyde öyle, fakat hepsi yapay..."
Beğenmedikleri, varlığından rahatsız oldukları, eritip yok etmek istedikleri olguların karşısına, kendi anlayışlarını oturtmayı 'iktidar olmanın gereği' görüyorlar.
Aslında kamplaşmayı, kutuplaşmayı, ayrışmayı körüklüyorlar.
İşte son örnek..
Başbakan, memleketi Rize'de hemşehrilerine sesleniyor: "Ben çevrecinin daniskasıyım... Asıl çevreci benim..."
Kulağı ağır işiten, duymayıp uyduran bir ihtiyar, yanındakini dürtüp, "ne dedi, patiska mı dedi" diye sorabilir...
Bizim kulaklarımız sağlam; sıkça akıntı varsa da duymamıza engel değil.
Duyduk!
"Çevrecinin daniskasıyım" dedi.
Yani, en hakiki, en koyu daniska; ay pardon, çevreci...
Eh, madem gelenekte 'karşıtı' üretmek var..
İster misiniz AKP'nin bir de 'çevre örgütü' olsun?!
Daniskacı Çevreciler Örgütü...
Çevrenin Daniskası Derneği...
Hakiki Çevreciler Platformu...
ALTERNATİF isimler üretelim, vaktimiz bol nasıl olsa...
Ne diyor Başbakan: "Onların boş vakitlerini değerlendirmek için yaptıkları iş bu!"
Yani, boş vakitleri değerlendirme çevreciliği...
Bu boş vakitte, AKP'nin muhtemel çevre örgütüne isim arayalım.
* Kaldırımları Yeşile Boyama Gönüllüleri Derneği. (KYBGD)
* Plastik Palmiyeleri Çoğaltalım Platformu. (PALÇOP)
* Nükleerci Yeşil Barış Hareketi. (NÜKHAR)
* Nükleer Santralların Çevresini Yeşillendirme, Güzelleştirme Derneği. (NÜKÇEV)
* Kazdağı'nın Altı Üstünden Daha Değerlidir Yerel Eylem Platformu. (KAZ -KAZAN)
* Çevreyi Genişletme Geliştirme Kalkınma Birliği. (ÇEV-BİR)
* Çemkirmeyelim Çimlendirelim Topluluğu. (ÇEMKİR-ME)
Daha uzatırım, neler neler bulurum; ama siz de kafanızı yorun biraz, hazır löpçü olmayın...
AMA haklarını yemeyelim, bizden daha koyu, daha fanatik çevrecidirler.
Kendi çevrelerini besleyip büyütme, palazlandırma, varsıllaştırma konusunda kimse ellerine su dökemez!
Hem sadece boş vakitlerinde değil, yirmidört saat 'çevreci'dirler bu hususta...
Yani ben AKP iktidarı kadar 'çevreci' bir başka iktidar görmedim!
Tepeden tırnağa, tavandan tabana hepsi 'çevreci'dir!
ÇEVRECİLİĞİ, 'çevreyi genişletip cüzdanı sağlamlaştırma' olarak algılamayan bizim gibi çevrecilerin bağırtısı ise, elli altmış kişilik kıtipiyos bir kalabalığın cılız uğultusudur; o kadar...
Sizi gidi boş vakit çevrecileri siziii...
Ne işiniz var Kazdağı'nda, Madra'da?.. Bırakın adamlar gönüllerince kesip biçsinler ağaçları, yapsınlar sondajları, çıkarsınlar altıncıkları...
Ne sorup durursunuz maden şirketleri için yapılan kamulaştırmaları?..
Size ne dere yataklarına verilen imar izninden, orman vasfını yitirmiş arazilerden, hidroelektrik santrallerden falan...
Boş boş konuşuyorsunuz işte; çevrecinin daniskasından daha iyisini mi bileceksiniz?