- Kategori
- Güncel
Cezaevinde seks!

Efendim, Türk medyasının yeni gündemi belirlenmiştir, hele şu bayram nasibi bir alınsın, kim kimi kutladı, eski bayramlar nasıldı, bu yıl kaç kurban kaçtı, ardından son hız profesörlerden imamlara kadar söz hakkı tanınacak, fikir alınacak, tartışma programlarında kavgalar çıkacaktır, benden söylemesi!
Konu çok dallanıp budaklanmadan alelacele fikirlerimi aktarayım istedim.
Seksin insanca, insan doğasının bir gereği ve gerçeği olduğunu anlamak ve anlatmak konusunda gündeme alınmasını pek olumlu bulduğumu söylemeliyim.
Toplumumuzda bireysel ya da toplumsal hangi çıbana neşter atsak altından çıkan irindir seks, maalesef!
Tecavüzler, töre cinayetleri, cinayetler, yalan ve dolanlar, çocuk yaşta evlilikler…
Seksin ayıp, günah gibi düşüncelerle şeytani bir eylem gibi gösterilmesi şeytani bir şehveti kırbaçlamış ve yıllar boyu ne canlar, ne yaşamlar harcanmıştır!
Hacılar, hocalar gündeme müdahil olup, ayetler ve sureleri istedikleri gibi yorumlayıp, seks konusunda şöylesi günahtır, böylesi olmalıdır tarzında ahkam kesmeden şunu ifade etmek isterim: Yaradılışımızın bir gerçeğidir, insancadır, yok saymak yaradılışımızı reddetmek, sorgulamak demektir! Bu da bir anlamda Allah’ı sorgulamak demektir!
Bu arada cezaevlerinin amacını da sorgulamak isterim: Özgürlüğü kısıtlayarak cezalandırmak mı, özgürlüğü kısıtlayarak cezalandırırken aynı zamanda ıslah edip, topluma kazandırmak mı?
Bu bağlamda, cezaevinde bulunanların seks hakkı da bulunmalı bence!
Bir kere, yaşaması için gerekli insani gereksinimler, yemek, tuvalete gitmek, ısınmak, barınmak gibi ihtiyaçları karşılanıyorsa, seks de bunlardan biridir aslında.
Hiç bilemiyoruz, cezaevlerinde neler olur, neler biter, koğuş ağaları genç erkeklere mi göz diker, gözü dönen biri diğerine mi tecavüz eder?
Kadın koğuşlarında lezbiyen ilişkiler mi hasıl olur, hangimiz biliyoruz? Çirkef bir kadın gencecik kızı nasıl kullanır?
“Oh olsun, suçlu onlar!” diyebilir miyiz, onların suça yönelmelerinde toplumun hiç mi suçu yok arkadaşlar!
Çoğunun içeride oluşunun altında saklı olan seks değil mi zaten!
Bastırılan, yasaklanan, onur ile bir tutulan!...
İyi hal durumuna da katkı sağlayacağını düşünüyorum, amaçlı ya da amaçsız, bilirsiniz, eşler ya da sevgililer kırılırlar bazen, küserler. Bit kadar bir konudur belki altı üstü, ama küskünlük devam ettikçe gerilir, gerildikçe içlenir ve bilenirler, ta ki, ki genelde erkektir bu, biri devam ettirmek istemez küskünlüğü, altında en çok da eşini özlemesi vardır gerçi, ve sonuç itibari ile mutlu, mesut iki kişidirler artık, küskünlükten de eser kalmamıştır! Neden, salgılanan hormonlar seks sonrası bir elmanın iki yarısı olduklarını anımsatmıştır!
Sekse ulaşmak amaçlı iyi hal, seks sonrası dinginlik cezaevlerindeki sürtüşmeleri, kavgaları da azaltacaktır, diye düşünmekteyim.
Ama tabii ki her şey pembe değil!
Evlilik cüzdanı şart koşulacaktır, sanıyorum, evli olmayanlar bu durumdan doğal olarak gocunacaktır! Naylon evlilikler çoğalırken, aslında bir de rant sağlayanlar olacaktır!
Rant sağlayanlar para adına kapışacaklar, belki de birbirlerini bıçaklayacaklardır!
Evlilik şartı aranmasın, ne olur!
En içimi yakan manzaradır: Adam kızını bakkala bile göndermez, namustur, kız insan tanımaz, kendini kollamayı öğrenemez, evlendirilir on beşinde mesela, başlık parası karşılığında, o baba kızlık zarına odaklanmıştır, ya bir hal olur da kız kapıya getirilir mi diye!
Gerdek sonrası rahat bir nefes alır sanırım ama o nefes işte en çok da canımı acıtmıştır!
Henüz daha genç kızlığa soyunmakta olan kızını duvaklı gelin edip nasıl sunarsın gerdek yatağına, ne yol bilir ne yordam, küçücük bir kızcağız, içinden hiç mi bir tel kopmaz a adam da, onur ve gurur ile ortalarda gezersin!
Kadın mahkumların durumu ne olacaktır gibi bir soru sormayacağım, öyle bir ayrım gelirse, ki gelmemesi elbette tercihimdir, ortalığı ilk ayağa kaldıracakların başında geleceğim!
Bir kaygılandığım konu da şu: Mahkum iyi halli, eşi geldi, artık nerede ve nasıl bir uygulama yapılacaksa, mesela bekleme odaları gibi bir uygulama olabilir, bir-iki koltuk, oldukça geniş bir kanepe gibi, adam geriye döndüğünde, iyi halliler değil de, kötü halliler bıyık altından sırıtacaklardır, az biraz da sataşacaklardır, “Nasıl iyi miydi yenge?” şeklinde, ah namus, vah namus, ah seksi çirkin belletenler ne ola, al sana bir kavga!
Göz mü gider, biri birini mi şişler!
Kadınlar arasında olmaz ama bu işler! En fazla “Ne o kıskandın mı?” muhabbeti sürer, en çok kadın kadını kıskanır ama toplumsal baskı karşısında güç birliği yaptıkları belki de tek konudur, birbirlerini kıskansalar da bu konuda desteklerler!
Neler çekti şu Türkiye seks uğruna, ah günah elbisesi giydirenler, namus diyerek gizleyenler!
Biliyorsunuz değil mi, aslında şeytani şehvetlerin en çok da onlardır peşlerinden giden!
Allah’ın yarattığı saf halinde kalsaydı, aşk ile olsaydı, gazetelerin üçüncü sayfaları edebiyata ayrılırdı, mesela, tıbbi, teknolojik gelişmelere, ölümler eksilir, mahkumlar azalırdı!
Küçücük kızlar tecavüze uğramaz, küçücük erkek çocukları da rahat nefes alırdı, hattı zatında eşekler de!
On üç yaşında kızlar, on beş yaşında erkek çocukları evlendirilmezdi, mesela…
Okurlardı, kim bilir, çocuklarını iyi şartlar altında yetiştirirlerdi, onlar da çocuklarını öyle…Sinemadan, sanattan konuşulurdu belki de, dedikodu yerine!
İcat ederdik bir şeyleri, ayıpların, günahların, sevapların muhakemesini yapmak yerine!
Gülgün Karaoğlu
Aralık,08/08