​ CHP’de umutlar gelecek bahara / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Aralık '10

 
Kategori
Siyaset
 

CHP’de umutlar gelecek bahara

CHP’de umutlar gelecek bahara
 

KILIÇTAROĞLU


Enver Arsever, bir programda “CHP ve Kılaçtaroğlu Türkiye’nin son şansı!” dedi. Yani Türkiye çaresiz! Eğer Türkiye bu kadar çaresizse, yandı gülüm keten helva! Bunun izahını da “Türkiye başkanlık sistemine geçmeden CHP iktidar olmalıdır!” diye yaptı.

Sayın Arsever, CHP’nin altmış yıldır neden tek başına iktidar olamadığını neyle izah edebilirler acaba?

Lütfen bu yazıyı okuyan arkadaşlar aynı zamanda Atatürk’ün ilkeleri olarak lanse edilen Altı Oku bir daha okusun, incelesin ve üzerinde düşünsün!

Cumhuriyetçilik - Milliyetçilik - Halkçılık - Devletçilik - Laiklik - İnkılapçılık

Atatürk’ün ilkesi olup da burda bulunmayan ne var?

CHP, bu mevcut ilkelerden hangisini savsaklıyor?

**********

Hiç kimsenin Cumhuriyetcilikle bir sorunu yok. Aklıbaşında olan hiç kimse Cumhuriyeti yıkacağız demiyor.

Bu ülkede Milliyetcilikle ilgili bir sorun var. Kendini Türk olarak hissetmeyen insanlara “Sen Türksün!” diye yıllarca baskı yapıldı ve başımıza PKK gibi bir bela sarıldı. Bu konuda elbette CHP’yi suçlamak insafsızlık olur. Ama çözüm önerisi var mı? Varsa nedir?

CHP’nin, kendisinin Halkçılık ilkesiyle bir sorunu var. Kapılı kapılar ardında, halka “Göbeğini kaşıyan insan!” diyeceksin, seçim zamanı da bu insanlardan oy isyiyeceksin! Bu kafayla halkçı olduğuna kimseyi inandıramazsın. Ayrıca çıkıp televizyonlarda, “Bize oy veren kesim Türkiye’nin aydınları!” diyerek diğer partilere oy verenleri küçümsüyeceksin! Bu mantığa göre halk olmak için illaki aydın mı olmak gerekiyor? Daha da kötüsü, milletvekillerini sadece aydınlar mı seçsin(!) demek isteniyor? Bu sözler CHP’nin halkçı olmadığının kanıtı değil de nedir? Hem Atatürk’ün partisiyim diyerek Devlet Partisi olduğunu ima edeceksin, altı oku Atatürkcülük diye lanse edeceksin, kendini diğer siyasi partilerin üstünde bir yerde göreceksin, hem de demokrasiden, halkçılıktan bahsedeceksin! Artık bunların prim yapmadığını görmek gerekir. Demokrasilerde; devletin partisi halkı yönetmez, halkın partisi devleti yönetir. Aksi taktirde demokrasiden bahsedilemez.

Devletçilik yıllar önce tedavilden kalktı. Artık Türkiye serbest pazar ekenomisine geçti. Türkiye’de gazı, tuzu, bezi, şekeri, kibriti devlet üretmiyor. Devletcilik bir ilke olmaktan ziyade, Atatürk’ün o günkü zaruretten dolayı uygulamaya koyduğu bir ekenomik sistemdi. Bugün o zaruret ortadan kalkmıştır. Hala bunda diretmenin bir anlamı yok.

Bu ülkenin Laiklikle değil ama, laikliğin tanımlanmasıyla ilgili bir sorunu var. Bu konuda CHP’nin önerisi nedir? Devletin din işlerine hiç mi karşmaması gerekir? Devletin din işlerini kontrol altında mı tutması gerekir? Aslında bu konuda sadece CHP’nin değil, diğer partilerin de kafası karışık gibi.

Acıkcası CHP’nin İnkilapcılığını hiç anlamadım. Bir ara devrimciler buna sapip çıktılar ve rahmetli Ecevit’in epeyce başını ağrıttılar. Eğer yenilikcilik veya değişim olarak algılanıyorsa bunu AKParti’ye kaptırdılar. Geçmişler ola. Ayrıca bu kelime Türk halkına askeri müdaheleleri hatırlatıyor. Hiç de hoş değil.

Bu hantal haliyle CHP çağa ayak uyduramıyor. Eğer bu milletin oyuna talipse, CHP’nin, günlük politikaların dışında, ilkesel anlamda, kendine ciddi çekidüzen vermesi lazım.

Mesela Türk halkı, CHP’nin ilkeleri içinde demokrasiyi görmeyi çok ister. Demokrasi Atatürk’ün ilkesi değil mi? Atatürk çok partililiği denemedi mi?

Mesela Türk halkı, CHP’nin ilkeleri içinde özgürlükcülüğü görmeyi çok ister. Bu halkı özgür kılan, Atatürk’ün ve ekibinin çabalarının bir sonucu değil mi? Diğer milletlere örnek teşkil etmedi mi?

Mesela Türk halkı, CHP’nin ilkeleri içinde insan haklarını görmeyi çok ister. Kadınlara birçok hak tanıyarak, erkekler gibi sosyal bir varlık olmalarını sağlayan, Türk halkına vatandaşlık bilincini yerleştiren Atatürk değil mi?

Ve aynı zamanda bu ilkeler uluslararası değerler zincirinin birer parçası değil mi?

Bundan sonra Türkiye’nin yönetimine talip olan partilerin ilkelerinin ulusal olması yetmiyor, uluslararası değer ve ölçüleri içermesi de gerekiyor. Son yirmi yılda dünyadaki gelişmeler Türkiye’ye alışageldiğimizden değişik bir misyon yüklüyor. CHP’nin bunu iyi anlaması, okuması gerekiyor.

İktidar olabilmek için bunlar da yetmez. Somut kavramlarla ifade edilen bir vizyon da ortaya koyması gerekir. Mesela 2023’de nasıl bir Türkiye hayal ediyor? Hedefleri nedir, gücü nedir, imkanı nedir, finansman kaynakları nedir?

Hemen hemen Cumhuriyetle aynı yaşta olan CHP’nin bu ilkesel sorunları birkaç yılda aşması mümkün mü? Bütün bunları aşıp iktidara yürümesi pek kolay görünmüyor. Kaldiki içi de cadı kazanı. Kılıçtaroğlu rüzgarının ne götürüp ne getireceğini bekleyip göreceğiz.

Herkese iyi tatiller.

 
Toplam blog
: 30
: 733
Kayıt tarihi
: 11.09.10
 
 

1959 Nevşehir/Ürgüp doğumluyum. 1980 Eskişehir Eğitim Enstitüsü mezunuyum. Türkiye'nin çeşitli yerl..