​ CHP'nin 'gayda'sı! / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '13

 
Kategori
Güncel
 

CHP'nin 'gayda'sı!

Ankara, Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Rize Günleri’ne katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun twitter hesabında, “gayda dinleyip, horona eşlik edip, hemşehrilerimizle sohbet ettik” yazan sosyal medya ekibinin görevden alındığı belirtiliyor. Mesaj böyle yazılınca, başta sosyal medya olmak üzere, herkes Kılıçdaroğlu’nun yeni bir gaf yaptığını yazmış; yazılan mesajlar da çok kısa bir süre sonra “tulum dinleyip, horona eşlik edip, hemşehrilerimizle sohbet ettik” şeklinde düzeltilmişti.

Uzmanları daha iyi bilir; daha çok İskoçya ile birlikte anılmasına rağmen Trakya ve Balkanlarda da kullanılan nefesli bir müzik aleti olan gayda ile başta Rize olmak üzere daha çok Kuzeydoğu Anadolu’da yaygın kullanılan nefesli bir çalgı olan tulum, benzer özellikler taşıyor olsalar da birbirlerinden farklılık gösterirler. Karadenizlilerin “tulum” dediklerine, CHP Genel Başkanı’nın twitter ekibinin “gayda” demesini, iktidarı isteyen bir partinin kabul etmesi elbette beklenemez. Nitekim ekip görevden alındı.

Lacivert takım elbiseli adamlar!

Ekip görevden alınınca sorun çözülmüş mü oluyor? Ne yazık ki hayır! 12 Eylül darbesinin kapattığı CHP’nin, Baykal önderliğinde açıldıktan sonra büyük bir içe kapanma ve muhafazakarlaşma siyaseti izlediği biliniyor. CHP’nin yüzde 20-25 bandında gezinmesi; mümkünse ve özellikle Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerini kazanmaması, neredeyse tercih edilir bir hale dönüşmüştü.

Bu ve benzeri içe kapanmalar, siyasal kadrolarda da daralmayı ve geleneksel yöntemlere teslimiyeti beraberinde getirmişti. Lacivert takım elbiseli ve esas olarak öğleden sonra partiye avdet eyleyen ve çokça et ve balık restoranlarında vakit geçiren, bir ve iki numaralı insanların karşısında ‘hazır ol’da bekleyen yeni bir CHP’li türü peydah olmuştu. Bu yeni ‘tür’ün, zaman zaman içinde bulundukları yapay hal patlaklar verdiği; doğru cümleleri ard arda sıralayarak yanlış bir söylemle kamuoyunun karşısına çıktıkları da bilinir olmuştu.

Kılıçdaroğlu ile birlikte yenilenmesi umut edilen CHP, esas olarak, liderine güvenen, ama aynı zamanda araştıran, bilgili, çok yönlü, teknolojiye hakim, siyasi analiz yeteneği gelişmiş kadroları hedeflemişti. Muhtemelen Yeni CHP, programı, çalışma tarzı, söylemi ve dolayısıyla kadrolarıyla da ‘yeni’yi ifade etmek için kullanılmıştı. Bir ve iki numaralı isimlerin karşısında ‘hazır ol’da duran ‘lacivert takım elbiseli’ tiplerin ayağının kesildiği CHP Genel Merkezi’nde, şimdi ellerinde Ipadleri, gencecik insanlar göze çarpıyor.

Tabletli gençler!

Bu gençler, yabancı dil bilgilerinin yanında sosyal medyanın bütün olanaklarını kullanmasını biliyorlar. Bu, iyiye işaret; ancak, bu işaretin eksik yönlerini görmezden gelmek ise CHP’nin hedefini daraltıyor. CHP’nin eski kadroları, tarihi tecrübeyle hareket edip, yeni olan her şeye gözlerini kapamışken; kadro kabul edilebilecek yeniler ise siyaset bilgisini, analiz yeteneğini bir yana bırakıp, teknolojiyi yakından takip ederek sosyal medyayı kullanmanın yeterli olduğu gibi bir zehaba kapılmış görünüyorlar.

Bu tespit, yeni CHP’nin de, liderliğin bütün özelliklerini üzerinde taşıdığı halde mevcut potansiyelini bir türlü açığa çıkartamayan Kılıçdaroğlu’nun da ‘aşil topuğu’nun neresi olduğuna işaret ediyor. Bir kez daha belirtmek gerekirse CHP’de birbiriyle siyah beyaz kadar net olarak birbirinden ayrıştırılabilecek iki grup var.

Bunların bir kısmı siyaset bilgisine sahip ama teknolojiye çok uzaklar. Bilgisayar kullanmayı bilmiyorlar; en pahalı telefonları kullanıyorlar ama sadece sağa sola telefon etmek için; hatta anlamadıklarını övünerek anlatıyorlar. Bir diğer kısmı ise çok iyi okullarda okumuş genç kuşaklardan oluşuyor. Çantalarında tabletleri, ellerinde çok fonksiyonlu telefonlarıyla anında haberleşme ve sosyal medyayı kullanma becerileri gösteriyorlar ama onların da siyaset bilgisinden, tarihi tecrübeden ve analiz yeteneğinden eksik oldukları görülüyor.

Gayda ile tulum farkını bilmek!

Kendilerini tanımıyorum ama Kılıçdaroğlu’nun görevden aldığını açıkladığı twitter ekibinin de böyle bir eksikliği olduğu anlaşılıyor. Muhtemelen gaydayı tulumdan daha yakından tanıyorlar ve esasen Rize Günleri etkinliğinde gördükleri müzik aletinin hakikaten gayda olduğunu zannetiklerini tahmin ediyorum. Bu durum, söz konusu gençlerin siyaset bilgisinden, tarihi tecrübeden ve Türkiye gerçeğinden habersiz oldukları anlamına geliyor. Gayda ile tulumun farkını bilebilmek için Türkiye’yi, siyasetin süreçlerini ve elbette tarihi bilmek gerekiyor.

İktidara aday siyasi bir parti, kadrolarının siyaset bilgisini, tarihi tecrübesini, Türkiye gerçeğini ve elbette bilimsel ve teknolojik gelişmeleri takip etmesini istemeli ve kontrol etmelidir. Dil biliyor, sosyal medyayı iyi kullanıyor olmak; CHP gibi bir parti için yeterli olmadığını söylemek bile yersiz. CHP, siyaseti, tarihi, Türkiye’yi bilmeyen gençlere öğrenmeleri gereken ne varsa öğretmeye; teknolojiden uzak duran bütün kadrolara da teknolojinin inceliklerini ve kullanmayı öğretmeye öncelik vermelidir.

Obama’nın sosyal medya becerisi!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek’in, kendisi aleyhinde twit atan herkesi kimliğine kadar açık edip, okudukları okulları dahi teşhir etmesinin altında teknolojiyi çok iyi kullanan bir ekibe sahip olması yatmaktadır. O, teknolojiyi insanları sindirmek için kullanıyor. AKP iktidarından yorulmuş herkes için bir kapı aralaması beklenen CHP, ise sosyal medyayı, siyasetin inceliği, tarihin bilgeliği ve Türkiye’nin gerçekliği üzerinde kullanabilirse başarıyı yakalayabilecektir.

Obama’nın seçim zaferinde sosyal medyanın payı unutulmaz ama sosyal medyayı kullananların ABD gerçeğini yakından bildikleri de tartışma götürmez. “Gayda” gafı, CHP’nin en acil ihtiyaçlarından birinin sosyal medya yönetim merkezi olduğunu gösteriyor ama bu iş için siyasetten, tarihe, ekonomiden kültüre her alanda donanımlı bir ekibe ihtiyaç olduğunu da unutmamak gerekiyor.

 
Toplam blog
: 102
: 682
Kayıt tarihi
: 06.07.10
 
 

8 Ocak 1961'de doğdu. Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu Gazetecilik ve Halkla İlişkiler..