Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '11

 
Kategori
Siyaset
 

CHP'nin 42 milletvekili adayı belli oldu

CHP'nin 42 milletvekili adayı belli oldu
 

CHP’nin 42 il başkanı, milletvekilliğine aday olacakları gerekçesiyle görevlerinden istifa ettiler.

Bildiğiniz gibi Kemal Kılıçdaroğlu, parti yönetiminde inisiyatifi eline geçirdikten sonra, teşkilâta da hakim olabilmek için il ve ilçe yönetimlerini değiştirmek istiyordu. Ancak onlara baskı yaparak istifa ettirmek hem zordu, hem de kamuoyuna vereceği görüntü sevimsizdi.

İstanbul İl Başkanı Berhan Şimşek’le ilgili gelişmelerden bunu hepimiz biliyoruz.

Allah’tan önümüzdeki aylarda bir seçim var. Genel başkan bu seçim için adaylık düşünenlerin bir an evvel istifa etmeleri için tarihi öne çekince, il başkanları istifalarını verdiler. Onlar milletvekili olmak için ayrılmış oldular, Genel Merkez de bu konuda kimseye herhangi bir baskı yapmamış oldu.

Seçimlerde bakalım bu istifa eden başkanlardan kaç tanesi listeye, kaç tanesi meclise girecek?

*****

İstanbul, siyasette Türkiye’yi peşinde sürükleyen önemli bir ildir. Türkiye genelindeki oy dağılımı İstanbul’da İstanbul’daki oy dağılımı hemen hemen Türkiye’de aynıdır.. Nüfusun karışık ve kalabalık oluşu, bu sebeple hayli çok sayıda milletvekili çıkarması da İstanbul’u önemli kılan sebeplerdendir.

Hatırlarsanız Kılıçdaroğlu da İstanbul il başkanı Gürsel Tekin sayesinde Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olmuş, yıldızı da bu adaylık sayesinde parlamıştı.

Gürsel Tekin Parti Meclisine seçilince İstanbul il başkanlığı boşaldı ve bu göreve henüz Önder Sav’ın etkisini kaybetmediği dönemde Berhan Şimşek atandı. Ancak olağanüstü, kurultay sonrasında yönetimin arzusuna rağmen görevini de bırakmadı. Şimdi milletvekilliği adaylığı bahanesiyle o da görevi bırakanlar arasında.

Bilindiği gibi Şimşek’in istifası gelmeden, yerine kimin getirileceği haberi medyaya sızmıştı. Doğan Holding’in 4 yıldır koordinatörlüğünü yapan Nebil İlseven’in bu göreve getirileceği söyleniyordu.

Bugün bir asker arkadaşımdan aldığım mailde, CHP İstanbul il başkanlığına getirilen Nebil İlseven’in aleyhinde yayınlar yapıldığını gördüm.

Nebil beyin eğitimine Robert Kolej’de başlayıp Amerika’da devam etmesi ve daha sonra da çeşitli büyük şirketlerde çalışması, eleştiriliyordu. Tahmin edebileceğiniz gibi, kendisinin halkın içinden gelmediği, düşük eğitimli ve düşük gelirli olmadığı, dolayısıyla halkı anlayamayacağı gibi şeyler söyleniyordu.

Ben CHP’nin, özellikle sol anlayışın hâlâ bu şekilde düşüncelere sahip seçmenleri olmasını doğrusu yadırgıyorum. Çünkü herkesin birinci derecede önemsediği problem, bütün kavgaların sebebi olan düğüm, ekonomik seviyenin yetersizliği olduğuna göre, üretimi artırmanın, geliri çoğaltmanın, sonra da onu âdilce paylaşmanın birinci şartı çalışıp kazanmak değil midir?

Peki eğitimsiz, fakir halk ve işçi sınıfı, nasıl bir akrobasi yaparak üretimi çoğaltıp geliri artıracak ki… Bunun için becerikli, eğitimli, kafası çalışan, ekonomik, siyasal ve sosyal konulara hakim bilge kişilere ihtiyaç yok mu?

Aslında CHP yönetimi oynadığı bu taşla bence çok önemli bir hamle yapmış bulunuyor.

Nebil İlseven, Doğan Medya’ya ters düşmüş, ya da başarısız olduğu için oradan kovulmuş bir insan değil. Bu operasyonun medyaya sızması üzerine Nebil beyin “böyle bir şey yok, söylentiler yüzünden sonunda beni istifa ettirdiniz” anlamına gelen açıklaması, ardından da daha aradan 3-5 gün geçmeden bu görevi kabullenmesi, her şeyin planlı şekilde yürüdüğünü ortaya koymuyor mu?

Hürriyet grubunu arkasına almak, CHP için hiç de küçümsenmeyecek bir itici güçtür.

*****

2011 seçimleri, gerçekten ülkemizde bugüne kadar yapılan seçimlerin en önemlisi olacaktır. Çünkü bu seçimler sonucunda, ya Ak Parti’nin yerinden oynattığı taşlar bir daha asla yerlerini bulamayacaklar, ya da eski tas eski hamam her şey daha önceki haline geri dönecektir.

Bu yüzden Ak Parti’nin iktidarından rahatsız olan güçler, 12 Eylül referandumunda başlayan birlikteliklerini devam ettirecekler, hatta daha sıkı bir bağla kenetlenerek, “top geçer adam geçmez” bir savunma hattı kuracaklardır.

Bu arada merak edilen en önemli konu Doğan Holding’in medyadan çekilme adı altında şirket evliliği yapacağı yabancı ortağın kim olacağıdır.

Büyük şirketler, hamlelerini gelişi güzel yapmazlar. Şu an ufukta bir şey yok gibi görünse de eğer Doğan Holding bu söyleminde ciddi ve kararlı ise, ortağını da çoktan belirlemiş demektir. Nebil beyin ve CHP’nin öyle giderayak bir emrivaki ile karşı karşıya bırakılacağını düşünmek bile mümkün değil.

Siyaset dünyasında çok renkli bir yıl yaşayacağımızı şimdiden söyleyebilirim. Seçimlere kadar daha hiç aklımıza gelmeyen öyle gelişmeler olacak ki…

Umarım ülkemiz için en hayırlısı neyse o olur.

 
Toplam blog
: 859
: 979
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..