- Kategori
- Güncel
CHP'nin erdemi bu kadardır
CHP Erdemi bu kadardır. Onun için çoktan müzeye kaldırılmalıydı
CHP’nin aklı nasıl bir akıldır? Atatürk sonrasının CHP’sinde, bunu anlamak asla mümkün olamamıştır!.. Bu anayasa paketine şartlı teveccüh girişimi, neden dünlerce değil de bugündür? Dünden bu güne ne değişmiştir? Bu olanların ve olacakların sebebinin hiç biri belli değildir. Ama bir şey çok açıkça bellidir. Son zamanlarda bacağını ve kendi beynini bırakıp, milletin beynine kurşun sıkmakta bir beis görmeyen CHP ve onun değişmez lideri Deniz Baykal’a, herhalde birileri ya da yaptırdıkları ciddi bir araştırma “- Hop dedik... Batıyorsunuz!.. Hatta battınız.” demiş olacak ki; birdenbire CHP’nin rotası şeklen değişmiştir. Bu rota değişikliği, asla CHP ve liderinin ana rotasının değiştiğine delil de teşkil etmez. Deniz Baykal o partinin başındayken, böyle bir mucizeye kimsenin gücü de yetmez. Kaldı ki; bu rota değişikliğinin ana sebebi de, ülke ve insanlarımız için çok hayatî olan, hukuk devleti ve demokrasinin ana yapısına ilişkin, Üç ana konuyu bu şekilde engellemekten ibarettir. Aman başka hayırlı bir iş zannedilmesin. Ve CHP erdemi de işte sadece budur ve bu kadardır.
Diğer bir taraftan, bu aralar, CHP şu şekilde düşünüyor olsa gerektir. “Biz Anayasa paketindeki nispeten sıradan olan maddelere iştirak edelim. Üç ana başlık altında toplanan diğer maddeleri seçim sonrasına attıralım. O zamana kadar zaten AKP kapatılır. Biz de bu müthiş jestimizle sine-i milletten ün kaparız.” CHP’nin bundan gayrısına aklının ve hayır anlayışının eremeyeceği de çok kesindir. CHP çağdaş bir parti olmayı asla düşünmekten yana değildir. CHP mükemmel bir muhalefet olmaktan yana da değildir. CHP kendi ilkelerinden bile yana değildir. CHP sadece Deniz Baykal ve şürekâsını yaşatmaktan yana bir partidir. CHP Onları iktidar yapmaktan yana bir parti de değildir. Onlar da zaten ve artık iktidar olmayacak olamayacak kadar, çağ dışı nitelikleri olan, son kullanım tarihleri çoktan bitmiş ve tedavülden kalkmış kişilerdir. Onlara bel bağlayanların da, Onlarla aynı kafada olanların da sonları çoktan gelmiş hatta geçmiş gibi görünmektedir.
Atatürk sonrası hemen müzeye kaldırılması gerekirken müzeye kaldırılmayan CHP, büyük bir korku ve dalâlet ile ilk önce Atatürk’ü milletin beyninden, gönlünden, gözünden silmek için: Ata’mızın fotograflarını resmî dairelerden, okullardan, paralar ile pulların üzerinden hem de kanun himayesinde kaldırtmış, sonra da Atatürkçülük adına yapılan, ancak Atatürk’e zararı dokunan her tür faaliyete de göz yummuştur. Bizatihî CHP’nin Atatürk’ün partisi olduğunu söylemesi dahî, Atatürk’e yapılacak çok ciddi kötülülüklerden biridir. Yeni yetme Bir genç gözü ile bu partiye Bir bakın. Bir de Atatürk’e ve Onun mefkûrelerine bir bakın. Ne dediğimi hemen anlarsınız. Siz tabii anlarsınız da; CHP ve onun zihniyetinde olanlar, bu dediğimi ve içinde yaşadıkları acı gerçeği asla anlayamazlar.
Şu an milletin sinesinde gelişmekte olan, önü alınamayacak büyük bir gerçek vardır. Ve esasen Atatürkçü olduklarını iddia edenlerin dahî anlayamadığı güneş gibi bir gerçektir bu gerçek. Ata’sına, bayrağına, ceddine, şehidine ve de hürriyetine aşık olan bu millet, kendisine ve insan olmaktan dolayı kazanmış olduğu her tür hür haklarına, güya cumhuriyet ve lâiklik adına sürekli pranga vurmak isteyen zümrelerin hegemonyasını, sırtından çıkartıp atmayı aklına koymuştur. Bu azametli millet güneşi, CHP karanlığının bile artık üzerine doğmuştur. Hiçbir gerçeği görmek istemeyen CHP şürekâsı dahî, bu güneşi gerçeklere karşı tamamen kör gözlerine rağmen hele şükür görebilmişlerdir. Bu güneşten kurtuluş olmadığını da artık anlamışlardır. Evet bu güneşten kurtuluş yoktur. Çünkü millet Ata’nın şeklen değil; gerçekten izindedir. Ve artık devlet halkın değil; halk devletin efendisi olma yolunu seçmiştir.. Egemenlik bu kerre kayıtsız şartsız milletin eline geçecektir. Ezcümle ve bu kerre Halk, Hakkı ile buluşacaktır. Bu kerteden sonra bunun aksini yapmaya, kimsenin gücü yetmez. Yetemez.. Yetmeyecektir... Bu gerçeği herkes alenen bilmelidir. Ve “-Ben halkım.” deyip de gerçekleri halâ anlayamayanlar, kendileri adına da millet adına da sevinmelidir... Zira artık devlet katında statüko bitmekte, gerçek demokrasi halk adına ve lehine devreye girmektedir. Ve bu işin oluşmasına sebep olanlar da AKP hükümetidir. Sadece bu sebeple dahî, CHP yerin dibine girse yeridir.
Haydar Volkan Çiftehavızlar: 13.04.2010
CHP’nin aklı nasıl bir akıldır? Atatürk sonrasının CHP’sinde, bunu anlamak asla mümkün olamamıştır!.. Bu anayasa paketine şartlı teveccüh girişimi, neden dünlerce değil de bugündür? Dünden bu güne ne değişmiştir? Bu olanların ve olacakların sebebinin hiç biri belli değildir. Ama bir şey çok açıkça bellidir. Son zamanlarda bacağını ve kendi beynini bırakıp, milletin beynine kurşun sıkmakta bir beis görmeyen CHP ve onun değişmez lideri Deniz Baykal’a, herhalde birileri ya da yaptırdıkları ciddi bir araştırma “- Hop dedik... Batıyorsunuz!.. Hatta battınız.” demiş olacak ki; birdenbire CHP’nin rotası şeklen değişmiştir. Bu rota değişikliği, asla CHP ve liderinin ana rotasının değiştiğine delil de teşkil etmez. Deniz Baykal o partinin başındayken, böyle bir mucizeye kimsenin gücü de yetmez. Kaldı ki; bu rota değişikliğinin ana sebebi de, ülke ve insanlarımız için çok hayatî olan, hukuk devleti ve demokrasinin ana yapısına ilişkin, Üç ana konuyu bu şekilde engellemekten ibarettir. Aman başka hayırlı bir iş zannedilmesin. Ve CHP erdemi de işte sadece budur ve bu kadardır.
Diğer bir taraftan, bu aralar, CHP şu şekilde düşünüyor olsa gerektir. “Biz Anayasa paketindeki nispeten sıradan olan maddelere iştirak edelim. Üç ana başlık altında toplanan diğer maddeleri seçim sonrasına attıralım. O zamana kadar zaten AKP kapatılır. Biz de bu müthiş jestimizle sine-i milletten ün kaparız.” CHP’nin bundan gayrısına aklının ve hayır anlayışının eremeyeceği de çok kesindir. CHP çağdaş bir parti olmayı asla düşünmekten yana değildir. CHP mükemmel bir muhalefet olmaktan yana da değildir. CHP kendi ilkelerinden bile yana değildir. CHP sadece Deniz Baykal ve şürekâsını yaşatmaktan yana bir partidir. CHP Onları iktidar yapmaktan yana bir parti de değildir. Onlar da zaten ve artık iktidar olmayacak olamayacak kadar, çağ dışı nitelikleri olan, son kullanım tarihleri çoktan bitmiş ve tedavülden kalkmış kişilerdir. Onlara bel bağlayanların da, Onlarla aynı kafada olanların da sonları çoktan gelmiş hatta geçmiş gibi görünmektedir.
Atatürk sonrası hemen müzeye kaldırılması gerekirken müzeye kaldırılmayan CHP, büyük bir korku ve dalâlet ile ilk önce Atatürk’ü milletin beyninden, gönlünden, gözünden silmek için: Ata’mızın fotograflarını resmî dairelerden, okullardan, paralar ile pulların üzerinden hem de kanun himayesinde kaldırtmış, sonra da Atatürkçülük adına yapılan, ancak Atatürk’e zararı dokunan her tür faaliyete de göz yummuştur. Bizatihî CHP’nin Atatürk’ün partisi olduğunu söylemesi dahî, Atatürk’e yapılacak çok ciddi kötülülüklerden biridir. Yeni yetme Bir genç gözü ile bu partiye Bir bakın. Bir de Atatürk’e ve Onun mefkûrelerine bir bakın. Ne dediğimi hemen anlarsınız. Siz tabii anlarsınız da; CHP ve onun zihniyetinde olanlar, bu dediğimi ve içinde yaşadıkları acı gerçeği asla anlayamazlar.
Şu an milletin sinesinde gelişmekte olan, önü alınamayacak büyük bir gerçek vardır. Ve esasen Atatürkçü olduklarını iddia edenlerin dahî anlayamadığı güneş gibi bir gerçektir bu gerçek. Ata’sına, bayrağına, ceddine, şehidine ve de hürriyetine aşık olan bu millet, kendisine ve insan olmaktan dolayı kazanmış olduğu her tür hür haklarına, güya cumhuriyet ve lâiklik adına sürekli pranga vurmak isteyen zümrelerin hegemonyasını, sırtından çıkartıp atmayı aklına koymuştur. Bu azametli millet güneşi, CHP karanlığının bile artık üzerine doğmuştur. Hiçbir gerçeği görmek istemeyen CHP şürekâsı dahî, bu güneşi gerçeklere karşı tamamen kör gözlerine rağmen hele şükür görebilmişlerdir. Bu güneşten kurtuluş olmadığını da artık anlamışlardır. Evet bu güneşten kurtuluş yoktur. Çünkü millet Ata’nın şeklen değil; gerçekten izindedir. Ve artık devlet halkın değil; halk devletin efendisi olma yolunu seçmiştir.. Egemenlik bu kerre kayıtsız şartsız milletin eline geçecektir. Ezcümle ve bu kerre Halk, Hakkı ile buluşacaktır. Bu kerteden sonra bunun aksini yapmaya, kimsenin gücü yetmez. Yetemez.. Yetmeyecektir... Bu gerçeği herkes alenen bilmelidir. Ve “-Ben halkım.” deyip de gerçekleri halâ anlayamayanlar, kendileri adına da millet adına da sevinmelidir... Zira artık devlet katında statüko bitmekte, gerçek demokrasi halk adına ve lehine devreye girmektedir. Ve bu işin oluşmasına sebep olanlar da AKP hükümetidir. Sadece bu sebeple dahî, CHP yerin dibine girse yeridir.
Haydar Volkan Çiftehavızlar: 13.04.2010