- Kategori
- Futbol
Cimbom'un avrupa yürüyüşü

Geçen yılın lig şampiyonu Galatasaray’ın UEFA yürüyüşü, yine kendi ülkesinin son şampiyonu olan Olimpiyakos karşısında aldığı galibiyetle başladı. Galatasaray seyircisi, Avrupa kupalarında yaşanan zaferleri özlemiş olacak ki, yıldızlarla dolu kadroyu gerçek mücadele alanında izlemek için Ali Sami Yen’i doldurmuştu. Biletlerin satışa sunulur sunulmaz tükenmesi takımın ve teknik direktör Skibbe’nin de havasını değiştirmişe benziyordu. Öyle ki, son Şampiyonlar Ligi eleme maçında kendi kişiliğinden uzak bir tablo çizerek elenen Galatasaray, bu kez sanki sıradan bir Süper Lig maçı oynar gibi rahat ve atak bir oyun oynadı.
Yunan şampiyonu son dakikalarda yakaladığı iki önemli fırsatın dışında, temsilcimize zor anlar yaşatmaktan uzaktı. Sol taraftan attığı gollerle taraftarı sempatisini kazanan Kewell, bu kez sağ taraftan kullanılan bir köşe vuruşunu, klasına yakışır bir kafa vuruşuyla gol olarak değerlendirerek, Galatasaray camiasındaki değerini de bir miktar daha arttırmış oldu. Maçın bence en ilginç anlarından biri de, elli dördüncü dakikada, önce Arda’nın altı pas üzerinden rakibine nişanladığı topun, ardından Lincoln’ün ayağından da direğe gitmesiydi. Topa hükmeden iki usta ayağın, futbol topunun insafına teslim olması futbolu neden bu kadar çok sevdiğimizin bir ifadesiydi...
Skibbe, son Trabzon maçında denediği defansif orta saha yapısını bu maça da uygulayarak doğru bir iş yaptı. Ayhan ve Meira’dan oluşan orta sahanın defansın yükünü alması son iki maçta Galatasaray kalesinin gole kapanmasının temel nedeni olduğunu söylersek yanılmış olmayız.
Galatasaray’ın yürüyüşünün uzun vadeli olması en büyük dileğimiz. Erkenden elelen Beşiktaş ve Kayseri’den sonra, Fenerbahçe’nin de durumunun sallantıda olması, bir zamanların Avrupa Fatihine daha çok sorumluluk yüklüyor.