​ Cimri Selami Amca'nın ayvaları... / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '08

 
Kategori
Mizah
 

Cimri Selami Amca'nın ayvaları...

Cimri Selami Amca'nın ayvaları...
 

Geçen ay bir pazar sabahı, her zamanki yürüyüş sporumu yapmak üzere evden çıkmıştım.

Hafta sonunun verdiği rehavetle şehir, derin bir sessizlik içindeydi. Yazdan kalma bir gün yaşanıyordu.

Deniz kıyısına doğru ilerlerken, herzamanki yürüyüş güzergahımı değiştirip ara sokaklara yönelmiştim.

Evimin alt sokağında oturan Selami amca'nın çöp varillerine telaşla bir şeyler taşıyıp döktüğünü görmüştüm.

Hemen o tarafa yönelmiştim.Selami amca, sandıklar dolusu çürük ayvaları; küflenmiş cevizleri, telaş içinde çöp variline döküyordu.

Onlarca dairesi, hanı, hamamı;iki de büyük mağazası olan Selami amca'nın üç kez hacca gittiği ; yedi kez de umre ziyareti yaptığı biliniyordu. Amcamız, bu dünyasını ve öbür dünyasını garanti altına almıştı.

Onun yanına yaklaşıp konuşmaya başlamıştım.

''Günaydın Selami amca , kolay gelsin !.. Hayırdır bu saatte çok meşgulsün bakıyorum da !..

Adam, suçüstü yakalanmış gibi biraz mahcup olmuştu.

''Oooo günaydın hocam !..Yürüşlerini hiç ihmal etmiyorsun maaşallah !.. ''

'' Neden döküyorsun o güzelim ayvaları, cevizleri ?..''

'' Eeee...Şeeyy !..Geçen mevsimden kalma bunlar...Çatı arasına koymuştum...Hepsi çürümüş...Şimdi de atıp kurtuluyorum !..''

'' Amcacığım, çürütene kadar verseydin ya konuya komşuya...Fakir, fukara yeseydi olmaz mıydı ? ''

'' Hocam, şimdi fukara mı kaldı ?..Versem de yemezler... Herkesin burnu bir karış havada !..''

Selami amcanın keçi gibi inatçı bir yapısı olduğunu biliyordum. Kızdırmaya gelmezdi. ' İyi günler' dileyerek yürüyüşüme devam etmiştim.

Adamın cimri olduğunu; hatta torunlarına bile ayvaları, cevizleri sayarak verdiğini söylerlerdi de inanmazdım...

Kira paralarını da bizzat kendisi dolaşıp elden alırdı;bankaya yatırtmazdı. Hatta kiracısı olan bir öğretmenin bir ay aksatmasına tahammül edememiş; onu hemen mahkemeye vermişti.

Mağaza müşterilerine de daha bir bardak çayı nasip olmadığı söylenirdi de inanmazdım...

İçimden, '' Hey büyük Allahım sen bu adamı bidiğin gibi yap!.. Bu dünyada gözünü doyur, öbür tarafa gözü açık gitmesin.'' diye de söylenivermiştim...

Tek başınıza yürürken zihninize binbir türlü düşünce gelir de bazen gülersiniz ya işte tam o sırada aklıma bir yahudi fıkrası gelmişti. Esin kaynağım da Selami amcaydı.

Zengin esnaf, Yahudi Salamon, ölüm döşeğinde yatarken tüm yakınları, mirasçıları çevresini sarmışlar.Dört gözle ölümünü beklerken bir taraftan da timsah gözyaşları döküyorlarmış.

Salamon bir ara gözlerini açmış ve çok kısık bir sesle sormuş :

'' Rebeka burada mi ?..''

'' Burada babacim!..''

'' Mişon evladim burada mi ?..''

'' Burada babacim !..''

'' Karım, Meri burada mi ?..''

'' Burdayim kocacim !..''

'' Torunlarim burada miii ?..''

'' Burdayiz dedecim !.. ''

Salamon aniden dirilircesine doğrulur ve gür bir sesle bağırır...

'' Hepiniz buradasiniz de dükkanı kime emanet ettiniz köftehorlar !..''
..........


'' Horoz ölür;gözü çöplükte kalır. '' demişler ya Selami amcanın bir ayağı çukurdayken halen cimriliklerine devam etmesine bir anlam veremiyordum. Demek ki ''Can çıkar, huy çıkmazmış .'' diye boşa söylememişler.
.........

Geçen haftasonu, sabah erkenden kalkıp yürüyüş sporuma başlamıştım . Selami amca'nın sokağından geçerken müstakil evinin bahçesinde kalabalık bir gurubun toplanmış olduğunu görmüş ve tereddütle yaklaşıp sormuştum...

''Hayrola komşular...Nedir bu kalabalık ?..''

''Selami amca sizlere ömür !..''

''... ''

Derim bir üzüntü içerisinde, ''Allah rahmet eylesin...'' diyerek ebediyete intikal eden komşuma son görevimi yapmak için evine doğru yönelivermiştim .

Bahçenin bir köşesinde üstüste istiflenmiş boş ayva sandıklarının hemen yanıbaşında duran ''İmamım kayığı'' son görevini yapmak üzere orada bekliyordu.
 
Toplam blog
: 1521
: 1639
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..