- Kategori
- Biyoloji
Cinsel Araştırmaları Kimler Yapar?

Cinsel eylem ve davranışların araştırılması, çok eskilere dayanır...
Örneğin "Eflatun" ve "Aristo" gibi Eski Yunan filozoflarının, eşcinselliğin nedenleri ve erdemleri üzerine uzun tartışmalara girdikleri bilinmektedir. Bir hekim olarak "Hipokrat"ın insan üremesine ilişkin bulguları, bu konuda yapılmış önemli katkılardır. Daha sonra Roma'da "Soranus" adlı hekim, gebelikten korunma konusunda ilk bilimsel incelemeyi yazmıştır. İlk tutarlı cinsellik kuramını geliştiren "Galen" de yine bu devirde yaşamıştır.
Roma İmparatorluğu'nun çöküşüyle beraber o zamana kadar birikmiş olan hekimlik bilgileri kuzeyli barbar kavimler tarafından çarçur edildi. Bunları koruyup geliştiren Ortadoğu ve Afrika'daki Müslüman hekim ve bilginler oldu. Lâkin, Ortaçağ'a gelindiğinde İspanya ve İtalya üzerinden Avrupalılar bu bilginleri yeniden elde ettiler. Rönesans bilginleri ve sanatçıları insan vücuduna ilk kez ayrıntı düzeyinde eğilmeye başladılar. Cinsel tepkiler, "coitus", ceninin gelişmesi gibi taslaklarıyla defterler dolduran "Leonardo da Vinci" çok sayıdaki örnekten yalnızca biridir...
Ancak dolaysız bir gözlem ve inceleme ile başarılması mümkün olan bu taslaklar, Leonardo'nun geçmişteki bilginlerin aktardıklarıyla yetinmeyip, kendi başına anatomik çalışmalar sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. "Fallopius", "Bartholin" ve "de Graaf" gibi ünlü anatomistler, bu girişimleri daha ileri götürmüşler ve iç cinsel organların daha iyi anlaşılmasını olanaklı kılmışlardır.
16. ve 17. yüzyıllarda kaydedilen bu gelişmeleri, 18. yüzyıl gölgelemiştir!.. Kendi kendini uyarmanın, yâni masturbasyonun sözde zararları keşfedilmiş ve yeni tıp anlayışı, düzenli meni kaybının vücudu zayıf düşüreceği ve ölümcül sonuçlar doğurabileceği konusunda insanları uyarmaya başlamıştır. Eski çağlarda yaşamış bilgin Galen'in, boşaltılmayan meninin zararlı olacağını söyleyerek masturbasyonun bazen zorunlu ve sağlıklı bir işlem olduğunu öne sürdüğü anımsanacak olursa, 18. yüzyılda tıp adına ne kadar büyük bir geri adım atıldığı sanırım daha kolay anlaşılacaktır.
Doğrudan gebelikten korunma konusunda en sistematik çalışmayı Amerikalı hekim "Charles Knowlton" sunmuştu. Lâkin, kitabının tüm ağırbaşlılığına ve bilimsel yaklaşımına rağmen Knowlton cezaevine girmekten ve para cezası ödemekten kurtulamadı!
Knowlton olayından anlaşılacağı üzere, Batılı kilise ve hükümetler cinsellik konusunda yapılacak araştırmalara taraftar değillerdi. Yeni yeşeren pisikiyatri uzmanlığının bile ilk ele aldığı iş, "kendini kötüye kullanma" yâni masturbasyonla mücadele oldu.
Cinsellik konusunda eleştirel bir tutum kazanmak ancak 1900'lü yılların başında olanaklı olabilmiştir. "Sigmund Freud", yozlaşma kavramını reddetmiş ve "anormal" cinsel davranışı, çocuklukta yaşanan travmatik deneyimlerin sonucu olarak açıklamıştır. "Havelock Ellis" ve "Iwan Bloch" daha pratik araştırmalar yapmışlardır. "Magnus Hirschfeld" yazdığı ciltlerce cinsel davranış incelemeleriyle "seksoloji" ya da cinselbilim diye adlandırılacak olan akademik disiplinin temellerini atmıştır.
Tamamen ayrı bir araştırma alanı, cinsel hastalıklar olmuştur. 1906 yılında "Wassermann" ünlü frengi testini geliştirir. 1910'da "Ehrlich ve Hata" ilk başarılı tedaviyi uygularlar. Nihayet 1928 yılında "Fleming"in penisilini bulmasıyla bugünkü etkin tedavi yöntemleri için yol açılmış olur.