Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '10

 
Kategori
Eğitim
 

Çocuklar için beş sevgi dili

Çocuklar için beş sevgi dili
 

Gary Chapman & Dr. R. Campbell’in “Çocuklar İçin Beş Sevgi Dili” adlı kitabını geçtiğimiz günlerde okuma şansım oldu. 254 sayfalık içeriği güzel hazırlanmış eğitici bir kitap. Bir öğretmen olarak işimiz çocuklarla ilgili olduğu için kitapta verilen bilgiler bizlere oldukça hitap etti ve bende konuyla ilgili okuduklarımı ve düşüncelerimi kısaca yazma isteği uyandırdı.

Çocuklar sahip olabileceğimiz en değerli varlıklardır. Annelerin, babaların ve öğretmenlerin birinci amacı çocukları birer yetişkin olacak şekilde hayata hazırlamaktır. Bir çocuğun gelişiminde sevgi en önemli etkendir. Çocuklar beslenmez ise açlıktan ölür, sevgi ile besleyemezsek çocuk duygusal yönden ölür ve hayatı boyunca hep bir yönü eksik kalır. Çocukların sorumluluk sahibi birer yetişkin olabilmesi için sevildiğini bilmeye ihtiyacı vardır.

Her çocuk farklı biçimde sevilmeye ihtiyaç duyar. Sevgi dillerini şu başlıklar altında sıralayabiliriz.

* Hizmet Davranışları

* Armağanlar

* Fiziksel Temas

* Onay Sözleri

*Nitelikli Zaman

Çocuklarımızın sevgisini nasıl ifade ettiklerini gözlemlemeliyiz. Çocuğumuzun sevgi dilini anlamakta önce biraz zorlanabiliriz ama bunun ipuçlarını bize her zaman sunmaktadırlar. Bizler sınıf öğretmeni olarak 7-11 yaş arası çocuklarla iletişim kuruyor olmamızdan dolayı onların sevgi dillerini kolaylıkla anlayabilmekteyiz.

Sevgi dili “Hizmet Davranışı” olan çocuklar karşısındaki kişiye hizmet için var gücüyle çalışır. İstenilen davranış ve faaliyetleri bir kanun gibi algılar ve hiç yüksünmeden bunları yerine getirmeye çalışır. Sevgiyle verilen hizmet bir zorunluluk değildir, istendiği için yapılır ve bunun sonucunda benzer hizmetler kişiye geri döner. Aynı zamanda da bir armağandır. Sevgi dili “Armağan” olan bir çocuk karşısındakine mutlaka bir şeyler vermek ister, sevgisini bu şekilde ifade eder. Böyle öğrencilerimiz bizlere yaptığı resimleri, yazdıkları şiirleri getirir ve bizim olmasını isterler. Sık sık da verdikleri hediyeleri “ne yaptığımızı” sorarlar. Bizler yetişkinler olarak böyle çocuklara küçük armağanlar vermeliyiz. Bu armağanlar anlamından saptırılmış, pahalı hediyeler olmamalıdır. Zaten çocukların da beklediği bu değildir. Onlar için özel yapılan işler, sevdikleri yemekler, onlara yazılacak mektuplar olabilir. Sevgi dili “Fiziksel Temas” olan çocuklar ise karşısındaki kişiye yakın olmak ister. Konuşurken elini tutar, elini arkadaşının omzuna atar. Bu tür çocuklara ve öğrencilerimize sevgimizi gösterirken başını okşayabilir, elimizi omzuna koyabiliriz. Sevgi dili “Onay Sözcükleri” olan çocuklar, yaptıkları her işi “nasıl olmuş” diye sık sık sorarlar. Karşısındakinden şefkat, sevgi, övgü, yüreklendirici ve yol gösterici sözler duymak isterler ve bunları kendileri de bir başkasına aynen uygularlar. Sevgi dili “Nitelikli Zaman” olan çocuklar ise karşısındakiyle vakit geçirmek, sohbet etmek, kaliteli bir beraberlik isterler. Kendileri de bütün işlerini bırakıp karşısındakine zaman ayırırlar. Çocuğumuzun öncelikli sevgi dili ne olursa olsun zaman içinde tüm sevgi dillerini kullanmaya özen göstermeliyiz.

Bir çocuğu sevgi noksanlığından başka hiçbir şey daha çaresiz yapamaz. Her çocuk sevgi deposunun dolu olması için koşulsuz sevgiye ihtiyaç duyar. Koşulsuz sevgi ne pahasına olursa olsun bir çocuğa duyulan sevgiyi gösterir. Çocuğun nasıl göründüğüne, sorunlarına, engellerine, nasıl davrandığına bakılmaksızın onu sevmektir. Bu çocukların her türlü davranışını beğendiğimiz anlamına gelmez. Ancak bu beğenmediğimiz davranışları koşulsuz sevgi ile olumluya dönüştürebiliriz. Bir çocuk sevildiğini ne kadar çok hissederse o çocuğu disipline sokmak o derece kolay olur. Çocuklar herkesten çok hata yapabilir. Bir çocuk yaptıklarından dolayı gerçekten pişmansa ona ceza vermenin bir anlamı yoktur, zaten gereken dersini almıştır. Verilecek ceza çocuğa duygu yönünden zarar verebilir. Pişman olan ve dersini alan çocuklarımız varsa sevinmeliyiz. Çünkü bu onların gerçekleri görebildiklerini ve vicdan sahibi olduklarını gösterir. Biz çocuklarımızı affetmekle onlara bağışlayıcılık dersi vermiş oluruz. Böylece çocuklarımız önce kendini, sonra da başkalarını affetmeyi öğrenirler.

Çocuklarımızın sevgi depolarını doldurmak bizim önemli bir sorumluluğumuzdur. Çocuklarımız sevildiğini hissettiğinde annesinin, babasının ve öğretmeninin rehberliğine daha duyarlı olacaktır. Kırgınlık duymadan uyarıları dinleyecektir. Biz yetişkinler olarak sevgi dillerini öğrenmekle sadece çocuklarımıza değil, eşimiz, arkadaşlarımız, akrabalarımız ve komşularımız gibi bir ömür boyu birlikte olacağımız kişileri de beslememize ve onlarla iyi ilişkilerde bulunmamıza yardımcı olacaktır.

 
Toplam blog
: 40
: 1920
Kayıt tarihi
: 22.01.09
 
 

1986 Bolu Eğitim Yüksek Okulu Mezunuyum. Sınıf öğretmenliği yapıyorum. ..