​ Çocuklar ve sığınakları olan masalları içindir. / Çocuklar ve ilkler / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '07

 
Kategori
Çocuklar ve ilkler
 

Çocuklar ve sığınakları olan masalları içindir.

Çocuklar ve sığınakları olan masalları içindir.
 

Şu sıralar, değişik nedensellikler gerekçesiyle aklım ve ruhum garip hallerini, daralmışlıklarını bir türlü çözümleyip sonlandıramıyor. Bulmaya çabalıyorum; bazen kaybolan sonra birden ortaya çıkıp, "ben buradayım, daha bitmedi(!)" , diyen şeyin ne olduğunu; bir "zamanımın" daha yaşanması gerekiyor sanırım. Bazı alanlarım da gösterdiğim beceriksizliğin etkisi de küçük degil, biliyorum.

Böyle hallerin karşıma çıkışı ilk degil, fakat her nedense bu haller söz konusu olduğun da, aklıma çocukluğumun "masalcıları" geliyor, onları ve masallarını düşlemeye başlıyorum kendiliğimden.Anımsadığım anda ki ilk duygulanımlarım; o insanların , hoş-sevecen hallerini ve yoksulluklarına-sıkıntılarına rağmen çocukları mutlu etmeyi isteyen-bilen kişiler olduğunu söylüyor bana.
O insanlar tarafından en mutlu kılındığım zamanların, gece vakti idare lambası ışığında, o büyülü masallarını anlattıkları anlar olduğunu düşünüyorum ve öyle idi. Dinlediğim masalların içinde ki anlatılan halleri düşününce ve "neden o anlamlar yüklenmiş" dediğim de, birazdan söyleyecek olduklarım kendiliğinden sıralanmaya başladı.

Sonradan anlamışızdır ki, bize o çocuk halimizde anlatılan masalların-hikayelerin tümü, anlatıcılarımızın hayal gücü oranın da, taşıdıkları zenginliği ve mutluluğu bizlere verebilmiştir, bizler de kabullenmişizdir. O anlatımların içinde bulunan masal kahramanları ile, kendimizi
özdeşleştirmiş, çaresiz-çözümsüz durumlara çocuk aklımız ile, kendimize göre doğru karşılıklarbulmuş, bildiğimiz-düşündüğümüz bir çok şeyin o masallar için de eksik kaldığını gördüğümüz de,
bazen kahramanlarımıza kızmış-acımış, onlar adına üzümüş ve onlar için rüyalar gördüğümüz bile olmuştur.
Hayatımız da bize sunulan ilk yaşam dersleri, masallar ve hikayelerdir.Hemen hepsi,
"iyi-kötü, güzel-çirkin" anlam-olgularının ikilemi üzerine kurgulanmış, yazılmıştır.
Bütün masalların başlangıcında her şey yolun da gitmekte ve kahramanlarımız mutlu görünmektedir, tüm yoksulluklarına ve yalnızlıklarına rağmen.
Mutlaka bir varsıl-yoksul ikilemi vardır, yapılmış ve yapılacak olan masal anlatımlarının tümün de.
Yoksullar, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar "iyi" olarak ifade edilirler...
"kötüler" ise;varsıllar, orta yaşlı insanlar, erkekler ve dev yaratıklar biçiminde ifade edilmiştir; hayvanlar bile "iyi-kötü" kavramlarının içerik-etkisiyle farklı şekillere büründürülmüştür.

Masal bir Halk Kültürüdür ve Dünya Halkları; bu güne kadar, doğru-dürüst bir refah ve bolluk düzeyine karşılık gelen yaşamları, "kötülerin" engellemeleri nedeniyle yaratamadıklarına dair,
"kendiliğinden-bilinçlerini" ; çocuklarına kazandırabilmek için, "masalı" yartmışlardır...
Dünya üzerin de anlatılan ilk masal ne tür hikayeler içeriyordu acaba; kim tarafından ve hangi çocuğa
anlatılmak isteğiyle kurgulanmıştı? Bilmek ilğinç olur du (!) ve bir çok cevabı önümüze koyabilirdi.
Benim düşüncem, bir olasılık; ilk masalı tasarlayıp anlatan bir anne olmalı, çocuğunu sakinleştirmek veya uyutabilmek için bu anlatım biçimini kurgulamış olabilir..!

Bizi en çok mutlu kılabilmiş olan masalı ve ilk olarak kimin anlatımından dinlediğimizi anımsarız.
Ya Annemizdir ya da Büyük Annelerimizden biridir. Ve bu gün hangi halleri yaşadığımıza aldırmadan,
o anlara geri dönmeyi, yaşadığımız küçük mutlulukları tekrar yaşayabileceğimizi düşlediğimiz anlar olabilir. Sanırım, yaşamın önümüze koyduğu şeyler ve olgular, bizleri biraz yorduğundan olabilir; belki de, çocukluğumuzun masallarını tekrar dinleyebilirsek, o masalın içine girebilmenin bir yolunu bulabileceğimiz ve o masal anlatıldığı sürece mutluluğumuzun devam edebileceğine dair "bilinçsiz
bir istek-beklenti" bu duyguları yaşatıyor olabilir, hepimize. Neden hepimiz?
Galiba, bütün yaşantımız için de en güvenli, en mutlu ve sevgiyi en karşılıksız haliyle bulabildiğimiz tek yaşam dilimi çocukluğumuz olduğu için. Benim düşüncem ve inancım bu biçim de.
İnsanlar için çocukluk anıları-hayalleri bir rüyadır, yaşanmış güzel bir rüya. Ve rüya görmek insanlar
için yaşamsal zorunluluktur; bilinç altımızın inaçlarını-isteklerini açığa çıkarır, bu nedenle dikkatlice yapacağımız "rüyalarımızın gözlemi" , ruh halimize faydası olmayan inanç-isteklerimizi fark edebilmemizi kolaylaştırır. Sadece neyi yaşamak istediğimizi, kendimiz için neyin gerekli olduğunu,
doğru anlam da bilebilmeliyiz.
Aslında çocukluk rüyamız, masalları ile birlikte yanı başımızda, sol tarafımızda, yüreğimizin içinde öylece durmakta ve bizim iyiliğimizi istediğini, kötülüklerin "bizim isteklerimiz" olmadığını her an kulağımıza fısıldamakta. Duyabilmek istiyorsanız, elinizi yüreğinizin üstüne koyup, kendi gözlerinizin içine bakın; eğer gerçekten istiyorsanız, "o çocuğun da" size baktığını görebilirsiniz...
Bunun farkına vardığınız da, içinizde ki size ve kendinize olan, sevginizi-aşkınızı itiraf edin; "Ben kendimi, seni seviyorum" diye seslenin.İsterseniz bunları söylediğniz an da, "geç" kalmışlığınız için kendinizden, "önünüz de diz çökerek" af dileyebilirsiniz...
O, sizinle birlikte yıllardır koşturan, hayata tutunabilmek için gereken bütün direncinizi, kendiliğinden size sunan çocuğun, bu sözleri "siz den" duymaya hakkı var.

Masallar da dinlediğimiz "kötüler" , günlük yaşantımız için de karşımıza çıkmaya başladığın da,
çocukluğumuzun mutluluk simgelerini oluşturan kişilere ve o güzelim "yoksul masallarına" karşı
bir özlem-istek duyduğumuz anları yaşamışlığımız ve Annemizin veya Büyük Annelerimizden birisinin, o anlatımlarını tekrar dinlemeyi düşündüğümüz ve nasıl anlattırabilirim (?) acaba dediğimiz
vakitlerimiz de vardır.
İçimizden bazıları, bu koca insan halleriyle bile, o masalları tekrar anlattırabilecek kadar kendini ve "masalcılarını" seviyor-sevgisini gösterebiliyor olabilir.İşte bu harika bir şey dir o insan için ve "rüya'sını" istediği an yaşayabiliyor demektir.
Benim masalcılarım kalmadı, ama masallarımın "İyi'leri" ve "Kötü'leri" ara sıra karşıma çıkabiliyor...

Dünya'nın bütün çocukları içindir , yüreğimdeki en büyük ve en kutsal sevgiler...

İlgili Not:Fotoğraftaki Afrikalı çocuk, "verdiği yaşam mücadelesinde,
yalnızca, Kendisine güvenerek , o yola çıkmıştı ve ölüm,
fotoğrafı çekilirken arkasında durmaktadır; bir saat sonra karşısına çıkmıştır...

Resmimizi çekip gidenlere ve her şeye rağmen , yaşamak ;

"...anlamak , Sevgilim , o , müthiş bir bahtiyarlık , anlamak gideni ve gelmekte olanı..." (*)

(*) Nazım Hikmet Ran

Blog yazılış tarihi
15-11-2007

 
Toplam blog
: 61
: 762
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..