- Kategori
- Basın Yayın / Medya
Çölaşanlar ve Coşkunlar

Niçin bu kitabı yazdım? Yazmak gerektiği için. Bütün bunları içimde taşısaydım sanırım rahat ölmezdim.
Andre Gide
Sözkonusu kitap yazarın, "kalpazanlar" adlı eseridir. (ord. prof. Suut Kemal Yetkin - Estetik)
Yazar bu sözleri ile, iç dünyasının baskılarını dile getirmişti. Haksızlıklara, yolsuzluklara (çoğunluğun sessizliğine rağmen) hayatları pahasına direnen bu insanları tanıyabildik mi? Her rüzgâra yelken açacak, her engelde eğilecek kadar, akılları mı yoktu; Yaşadıkları toplumun mutluluğu için idealleri mi vardı? Bu soruların sağlıklı cevap bulamadığı toplumlarda yazarların değerlerini anlamak olanaklı mı?
19. yüzyılda gelişen Estetik Bilimi, yaratılış özellikleri ile yaşama ışık tutan ayrıcalıklı insanların da olduğunu kanıtladı. Bunlar, sanatçı ruha sahip, şairler, yazarlar, düşünürler ve diğer sanatçılardır. Bu insanların kişisel davaları, kinleri ve çıkar hesapları yoktur. Yaratıcının verdiği özel kişilikleri ile yaşama yön vermeye çalışırlar. Genelde böyle kişiler çağın ılerisinde yaşadıkları için söylemleri tepki toplar. Çoğunun değeri ölümlerinden sonra anlaşılmıştır. Aslında böyle yetenekler toplumlar için engel değil, birer şanstır.
Tarih boyunca dinlerin ve yönetimlerin üstesinden gelemediği evrensel sorunların sonuçlanması mümkün değildi; fakat bu uğurda gayretleri olan Çölaşan lara katlanabilmek, hem gerekli hem de mümkündü.
Kabullenelim ki; yayın kuruluşları da birer okul değil, ticari yerlerdir. O kuruluşlar yaşamlarını sürdürebilmek için popüler proğramlara yönelebilirler. Nitekim son yıllarda "magazin" altın çağını yaşıyor. Örnek versem, diğer örnekler kıskanabilirler. En iyisi sizler, 7x24 çan... çan... çan... çaaan...çan... kulaklarınıza gelenleri hatırlayınız...
Ben bir vatandaş olarak yayın kuruluşlarının uygulamalarında çelişki görüyorum. Yani, Çölaşan çevre kirliliği yarattı da, diğer taraflar çok şirin mi? Magazinde denetleme var mı? Varsa soruyorum: Toplumun değerleri nerede? Nereye götürülüyoruz? Konuyu bilimsel ortamda tartışma zamanı geçmedi mi? Bu konular irdelendiğinde magazin cephesinde de Çölaşan lar çıkar mı? Sanmam.. İşte sorun da burada.