​ Çöpünü yanında beraber götür. / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

Çöpünü yanında beraber götür.

Çöpünü yanında beraber götür.
 

Sene 2006 Kanada da jasper milli parkına ulaştığımız ilk gün istasyonun solunda geviş getiren bir geyik sürüsü görüyoruz. Geyiklerin sokaklarda dolaştığı bu şirin kasabanın tüm çöp kutuları siyah ve boz ayıların açamayacağı
şekilde dizayn edilişi oldukça ilgimizi çekiyor.

Bir kaç gece konaklamak için ucuz otel arıyoruz. Turizm danışma bürosuna uğruyoruz. Konaklama ve genel bir bilgi alıyoruz. Bir Japon çiftin diğer bir Alman gezgin ile olan diyaloğuna kulak misafiri oluyoruz. Alman gezgin Ayıları nerede gördüklerini tarif etmelerini rica ediyor. Japon turist boz ayı ve yavrularını gördükleri yerleri duvardaki park harıtasında gösterirken, bunların bir şaka olmadığını çözmeye çalışırken, karşımda bir grubun vahşi doğa ve canlıları ilgili bilgileri okudukları bordları görüyor ve bende onlara katılıyorum.

Lütfen ayıları gördüğünüzde kaçmayınız. Ayıların yoğun olarak bulundukları bölgedeki ıkaz ve uyarı işaretlerine uyunuz. Kesinlikle ayıları beslemeyin. Ayı sizlere yaklaşıyorsa elinizi yukarı kaldırarak yüksek sesle bağırın ayı uzaklaşacaktır.

Tüm oteller ve pansiyonlar maalesef dolu, bekliyoruz. Güler yüzlü turizm gönüllüsü emekli beyefendi bize bir gecelik bir pansiyon bulduğunu; fakat ertesi sabah diğer bir pansiyona geçmemiz gerektiğini söylediğinde; adeta havalara uçuyor; çok seviniyoruz.

Jasper de tüm otel ve pansiyonlar hatta evler dahi parka uyum sağlayacak şekilde çevre dostu ahşap kullanılarak
inşa edilmiş, nereye giderseniz gidin heryerde kuyruk var. Pastahanede kuyruk. pansiyolarda kuyruk. restorant da bile kuyruk var.Kimse size kapıya geldiğinizde yağcılık yapmıyor. Beklemek zorundasınız.

Kış sezonu karlarla kaplı Jasper ılkbahar ve yaz sezonunda Trekkıng ve golf severlerin ve maceracı doğa gezginlerinin adrenalin sarhoşu oldukları bu yemyeşil park, düzenli ve her bir kaç yüz metrede nerede olduğunuzu gösteren harita ve bölgenin canlı ve bitki türleri hakkında bilgi ve uyarı levhaları ile bizleri hayran bırakıyor. Küçük bir levha ve arkasındaki eflatun çiçekli bir bitki gözümüze ilişiyor. Lütfen patika dışına çıkmayınız. Bu bitki soyu tükenmekte olup, koruma altına alınmıştır.

Birdenbire bir çan sesi duyuyor ve merak ediyoruz. Koşarak bize selam veren bir genç kız ayaklarındaki çanların ayı ve diğer vahşi hayvanları uzaklaştırmak için kullanıldığını hatırlıyor. Biraz ileride bir Kayote yi farkediyoruz. Chıpmonk dedikleri sincap türü bir canlının bizleri esir aldığı numaralarını saatlerce seyrediyor ve çok eğleniyoruz.

Dört gün sonra kalplerimizi bıraktığımız bu sevimli parktan ayrılıyoruz. Kiralık arabamız ile geçtiğimiz için park görevlisinin bizleri durdurduğu bu gişelerde oto ile geçtiğimiz için cüzdanımızı bir hayli incelten en pahalı olan park ücretini ödüyoruz.

YIL 2008; burası MARMARİS, Armutalan yürüyüş yolunu keşfediyoruz. Yemyeşil çam ağaçları mis gibi kokan o lavanta kokusu ile Jasperden azı yok ama fazlası olduğunu daha düşünmeden, biraz ileride bir hayvan leşi ile karşılaşıyor, adımlarımızı hızlandırıyoruz. Beş dakika sonra bir domuz sürüsü görüyor ve neden kaçtıklarını hesaplayamadan bir silah sesi ile irkiliyoruz . Arka arkaya sıkılan silah sesleri iki genç atış talimi yapıyorlar. Sonradan yanımıza yaklaşan kişilerin aslında polis olduğunu ve orasının onların atış talimi yaptıkları yer olduğunu öğreniyor, yolumuza devam ediyoruz . Çatal bir yola geliyor işaret olmadığı için yazı tura atıyor, yanlış yola sapıyor arılar tarafından tacize uğruyor ve geri dönüyoruz. Diğer yola sapıyoruz. inşaat molozlarının dökülmediği viraj yok gibi; her virajda eğer inşaat atığı olmayan bir yerde atılmış eski çek yat görüyoruz. Bira kutuları, foşetler, pet şişe ve mangal külleri, her yer çöp , aklımıza jasper geliyor. Tabela koymaya gerek yok ki, kişi mesajı temel eğitiminde zaten kavramış.

Burası koruma alanı ve mılli park, çöpünü getirdiğin gibi geri götür. Herşeyi devletten bekleme, burası bir milli parkdır. Bayrağın gibi milli ve kutsal ona sahip çık . Kutsal olan bu toprakları ve ülkenin ımajını koru.

Türkiyenin en yeşil ormanlarının bulunduğu Muğla ve civarı bence 12 ay turisti getirebilecek ve onları kuyruklarda bile bekletebilecek kadar eşsiz ve bölge ülkelerinde bile olmayan doğal güzelliğe ve potansiyele, alternatif olanaklara sahip; ama bunu projeye yansıtabilecek bilgi ve beceri, üç kuşak ve sonrasına bile yetiştiremeyeceği eğitim zaafiyeti mevcut olduğu gibi; lider vasıfları olan, yenilikçi, dürüst, pratikte kendisini kanıtlayabilecek kadro ve anlayışa sahip değil.


 
Toplam blog
: 13
: 1116
Kayıt tarihi
: 11.01.08
 
 

1962 Bandirma dogumluyum. Endustri meslek lisesi mezunuyum. Yillardir cok merak ettigim Sovyetler bi..