​ ABD' nin insanlık dışı uygulamaları! / Doğal Hayat / Çevre / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Aralık '08

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
 

ABD' nin insanlık dışı uygulamaları!

ABD' nin insanlık dışı uygulamaları!
 

Dünyanın Jandarması ABD’nin insanlık dışı uygu

Hani dünyaya insan hakları dersi veren(!) Her yıl Dışişleri Bakanlığınca ülkelere insan hakları notu veren, her konuya burnunu sokan, nükleer silah ediniyor diye(!) ülkeleri işgal eden, milyonlarca insanın ölümüne neden olan ABD, kendi halkına bile acımamış.

Ne için? Dünyaya hakim olabilmek için.

Gelin ABD’nin o insanlık dışı uygulamalarından bir kısmını birlikte inceleyelim.

1931 yılında; Dr. Cornelius Rhoads, Rockefeller Tıbbi Araştırmalar Enstitüsü'nün gözetiminde insan deneklere kanser hücreleri aşılamış. Daha sonra Maryland, Utah ve Panama'da ABD Ordusu Biyolojik Silah tesislerini kurmuş ve ABD Atom Enerjisi Komisyonu'na tayin edilmiş. Buradaki görevi sırasında Amerikan askerlerine ve hastanelerde yatan sivil hastalara radyoaktif madde verilmesini içeren bir dizi deneye başlamış. Ne kadar insani bir uygulama! Halka saygısı olmayan bir yöneticinin, kendi ülkesine nasıl bir katkısı olabilir?

1932 yılında; Tuskegee Frengi Araştırmaları başlamış. Frengi teşhisi konulmuş ancak hastalıkları kendilerine bildirilmemiş 200 siyah erkek tedavi edilmek yerine hastalığın seyrini ve belirtilerini izlemek amacıyla kobay olarak kullanılmış. Sonuçta hepsi frengiden ölen bu insanların ailelerine onların aslında tedavi edilebilecekleri asla söylenmemiş. İşte utanılması gereken uygulamalardan birisi daha! İnsanları kobay olarak kullanmak ve bile, bile ölüme götürmek. Ölümleri, hastalığın seyrini izledik diye el ovuşturarak izlemek ve notlar almak. İşte ABD’ye ait bir insanlık(!)daha.

1935 yılında; Pelagra Olayı: Milyonlarca insan 20 yıl içinde Pelagra'dan (vitaminsizlikten kaynaklanan bir hastalık) öldükten sonra ABD Kamu Sağlığı Hizmetleri Ajansı nihayet hastalığın kökenine inmek için harekete geçmiş. Oysa Kamu Sağlığı Hizmetleri Ajansın müdürü en az 20 yıldır Pelagra'nın niasin eksikliğinden kaynaklandığını bildiklerini, ancak ölümlerin büyük kısmı yoksul siyah halk arasında gerçekleştiğinden harekete geçmediklerini itiraf etmiş. Zaten onlar dünyaya kazık çakacaklar. Siyah mı? Bırak ölsün(!)

1940 yılında; Chicago'daki 400 tutukluya yeni ve deneysel ilaçların etkilerinin araştırılması amacıyla sıtma mikrobu enjekte edilmiş. Daha sonra Nürmberg'de yargılanan Nazi doktorlar, Soykırım sırasında kendi yaptıklarını savunmak için bu Amerikan araştırmasını örnek göstermişler. Tencere dibin kara, seninki benden kara misali…

1943 yılında; Japonya'nın tam kapsamlı biyolojik silah programına karşılık ABD de Fort Detrick askeri üssünde biyolojik silahlarla ilgili araştırmalar başlatmış. Hani Şu Saddam’ın başını yiyen Kimyasal ve Biyolojik silahlar…

1944 yılında; Amerikan Donanması gaz maskelerini ve koruyucu kıyafetleri denemek için insan kobaylar kullanmış. Gaz odasına kapatılan bu deneklere hardal gazı ve levisit'e verilmiş. Sonuç hakkında kesin bir bilgi yok. Ancak yukarıdaki denemelerdeki mutlu(!) sona ulaşılmıştır!

1945 yılında; Ataç Projesi başlatılmış. Nazi bilim adamlarını işe alan ABD Dışişleri Bakanlığı, Ordu İstihbarat ve CIA, onlara ABD'de çok gizli hükümet projelerinde çalışmaları karşılığında dokunulmazlık ve yeni kimlikler vermiş. ''Program F'' , ABD Atom Enerjisi Komisyonu tarafından başlatılmış. Bu program, atom bombası üretimindeki en önemli kimyasal maddelerden biri olan 'florid' in insan sağlığı üzerindeki etkilerini araştıran en geniş kapsamlı çalışmaymış. Araştırma sırasında floridinin insanoğlunun bildiği en zehirli kimyasallardan biri olduğu ve merkezi sinir sistemi üzerinde büyük hasara yol açtığı anlaşılmış. Ancak elde edilen bilgilerin büyük bölümü atom bombalarının yapımının engelleneceği korkusuyla ulusal güvenlik adına gizli tutulmuş. Acaba gizli tutulmasaydı, ABD halkı Nagazaki ve Hiroşimaya atılan o korkunç Atom Bombalarının, atılmasını önleyebilirler miydi acaba?

1946 yılında; Savaş gazilerine hizmet veren hastanelerdeki hastalar, tıbbi deneylerde kobay olarak kullanılmış. Kuşkuları ortadan kaldırmak için ne zaman böyle bir hastanede gerçekleştirilen bir çalışmayla ilgili rapor hazırlansa, ''deney'' sözcüğü yerine ''araştırma'' ya da ''inceleme'' sözcüklerinin kullanılması emredilmiş. Hem o yöneticilerin emrine uyarak savaşa git. Yaralan ve getirildiğin hastaneye kobay olarak kullanıl. Gerçekten çok acı!

1947 yılında; ABD Atom Enerjisi Komisyonu, insan deneklere damardan radyoaktif maddelerin verileceği deneylere başlayacağını bildiren gizli bir belge yayımlamış. CIA, Amerikan istihbaratı tarafından silah (zihin kontrol, beyin yıkama aracı) olarak kullanılabilmesi için LSD araştırmalarına başlamış. Hem sivil hem asker denekler haber verilerek ya da verilmeyerek bu deneylerde kullanılmış. Halk için halkı kullanmak buna denir!

1950 yılında; Savunma Bakanlığı, nükleer silahların çöllerde denenmesi ve bombanın etki alanı içinde kalan insanların sağlık problemlerinin ve ölüm oranlarının gözlenmesi için planlar yapmaya başlamış. Amerikan kentlerinin bir biyolojik saldırı durumunda ne ölçüde zarar göreceğini belirlemek için ABD donanmasına bağlı gemiler San Francisco kentine bakteriden oluşan bir bulut püskürtmüş. Çok sayıda insan zatürree benzeri belirtiler göstererek hastalanmış. Dedik ya halkın geleceği için halkı kullanmak! İşte en güzel örnekleri!

İşte İnsan Hakları savunucusu ve şampiyonlarının, halk için, halka yaptıkları ve üzerlerinde kara bir leke gibi duran uygulamalardan birkaçı…

Özgürlükler ve insan hakları şampiyonlarının bu yaptıklarından sonra bu gün neler yaptıklarını düşünmek bile insanın tüylerini diken, diken ediyor.

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..