- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Mr Smıth'i anlamak
Yillar önce yurtdışında, da iş arıyorum. Job Center ( İş ve işçi bulma kurumu ) a başvuruyorum . Bir işletme de teknik eleman arandığını öğreniyor ve randevu ile mülakat ve test talep ediyorum. Aynı gün işletmenin müdürü olan kişi ile görüşmeye gidiyorum .
İşletmenin bahçesini süpüren kişiye :" Mr smıth " ile randevum olduğunu belirtiyor ve nerede bulabileceğimi soruyorum. Kişi "Mr Smıth" in kendisi olduğunu söylediğinde; şaşırıyor, mülakat ve test edileceğim için sakin olmaya çalışıyorum.
Klasik Avrupa beyefendisi " Mr Smıth" oldukça misafirperver ve alçakgönüllü beni tüm fabrikayı önce gezdiriyor ve bilgi veriyor. Daha sonra bana kantinde içecek ısmarlıyor ve beş dakika sonra mülakat ve pratik test için yukarıdaki ofisinde olmam gerektiğini söyleyip ayrıldığında, oldukça heyecanlanıyor ve nasıl bir test olabileceğini merak ediyorum.
Ofisin kapısını açtığımda , içeride iki kişi oturuyor. Tulumunu çıkarmış ve takım elbiseli ve kravatlı Mr Smıth i ve teknik müdür olduğunu öğrendiğim kişi ile beraber oturuyor.
İlk soru şu :" Bizim hakkımızda ne biliyorsunuz ?" Hiç bir şey bilmediğimi , çünki : job center dan geldiğimi araştırmak için hiç vakit bulamadığım mazeretini söylediğimde Mr Smıth in yüz ifadesinin birdenbire değiştiğini farkediyorum.
İş ümitlerim yavaş yavaş kaybolurken , zaman limitlerini zorlayan testlere katılıyor, kaynak testini ve tesfiye testlerini hızlı ve başarılı bir şekilde geçiyorum .
Takriben 20 gün sonra Mr Smıth den bir mektup alıyorum. Testlerde çok başarılı olduğum ve istedikleri krıterlerde olmadığım ama gelecekte tekrar beni yeni bir müracacatta bulanabileceğimi söyleniyordu. Açıklama gayet açıktı. Hiç tanımadığın, araştırmadığın bir şirkette is müracaatı ciddiyet ve konsantrasyon açısından önemliydi; araştırma gerektiriyordu .
Torpilsiz iş bulmanın oldukça zor olduğu bazen profosyonel derecelerin bile yeterli olmadığı ülkeleri birer film şeridi gibi ... Bir kaç ülkeyi dolaştık .
Çaldığı çimentolar yüzünden oluşan çatlakları ulusal bayrakları ile kapayan vatansever müteahhitleri , ulusal bayrakları o kadar büyük ki 50 km uzaktan görülebilen bir ülkeye ulaştığımızda; hiç bir sürücünün kırmızı ışıkta durmadığı yerler . Babasının sayesinde kariyer sahibi olan tembellerin yaşadığı ülkeler ve duyarsız ve tepkisiz halk kitleleri , sonucunda oluşan refah uçurumları , ahlaksızlığın belden aşağı odaklandığı fakat diğer tarafta halkın parasını çalan hırsızların ahlaksız asla sayılmadıkları; hatta dolandırılanların salak olarak algılandığı, beyin hücrelerini sadece yalakalık ve üçkağıtçılıkta kullanabildikleri için gelecek kuşaklar için örnek teşkil edelebildikleri yerleri gördük. Dünyanın bir yanında bisikletle işine giden bakanları diğer bir yanda mersedese binen ilkokul mezunu bürokratları gördük ve Mr Smıth i işte o zaman anladık .
Borsa da tiyo vererek öz çocuğuna çıkar sağladığı için bir bakanın kariyerinin ve dokunulmazlığının 24 satte yok olduğu bir ülkede yaşıyordu o .