- Kategori
- Müzik
Coşardı, coştururdu Erol Büyükburç

‘’Bir başka sevgiliyi sevemem sevemeeem ‘’ diyen şarkısı ne kadar popülerdi. ‘’Berduşum ben berduşum, aşkınla yorulmuşum’’ diye anlatırdı aşkını sevgiliye. Sonra ‘’Ay beyaz deniz mavi’’ ile gezdirirdi Adalar’dan Marmara’ya.
Kendi yazdığı şarkılard, kendi seçtiği ya da çizdiği kıyafetler ve kendi yarattığı showlarla sevdirmişti bize kendini.. TV lerin daha olmadığı yıllarda bizim gençliğimizin efsanesiydi.
İngilizce, İtalyanca şarkılarıyla büyülerdi. Yabancı diliniz olmasa bile müziğine uygun hareketleri ile ne demek istediğini anlardınız.
Coşkuluydu hep. Coşardı, coştururdu.
Billur gibi pırıl pırıl sesini dinlemeye doyamaz, kendimizden geçerdik. Sonra 45 liği yeniden pikaba. Bir daha bir daha..
Esmer yakışıklı gençleri, genç kızlar o zamanlar ona benzetirlerdi. Erol Büyükburç gibi dediler mi, bil ki beğenilirdin, gözdeydin.
Erol Büyükburç.
Hayat ne yazık ki şarkılar kadar vefalı değil. İnsanoğlu ölümün varlığını yakınlarını veya böyle sevdiği, gençliğini renklendiren insanları kaybedince biraz daha yakından ve biraz daha acı hissediyor.
Erol Büyükburç bu ülkede müzikte bir çok ilklerin sahibiydi. Bir müzik devrimcisiydi. Bu tip renki ve farklı müzik sanatçısı azdır. Zeki Müren’den sonra Erol Büyükburç bunların başında gelir. Her ikisinin de aynı zamanda oynadığı filmler zamanın en çok ilgi gören filmleriydi.
Bizden sonraki nesiller hatırlar mı bilemem ama bıraktığı izler kolay silinmez.
Ne yazık ki;
Parlayan yıldızlar kimi zaman sönmeden de kayıp gidiyor.
Fırtınalı hayatlar, tutunmaya çalıştıkları son sakin limandan yalnızlıklar içinde uğurlanıyor sonsuzluğa.
Geriye yazıp, söylediği şarkıları kalıyor.
''Bak ayrilik geldi yine
bir yaprak dustu dalından.’’
Gençliğimizin efsanesi, müziğin neşesi, billur sesi.
Güle güle..