​ Cunda Adasının, çıplak ayaklı Prensesi, "Güneş, bir gün benim için doğacak" diyor. / Eğlence - Hobi / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Temmuz '16

 
Kategori
Eğlence - Hobi
 

Cunda Adasının, çıplak ayaklı Prensesi, "Güneş, bir gün benim için doğacak" diyor.

Cunda Adasının, çıplak ayaklı Prensesi, "Güneş, bir gün benim için doğacak" diyor.
 

Sokakları daracık. Taşları eğri büğrü, kuru iskemleler sokağa asker gibi dizili, süslü püslü duvar diplerinden süzüle süzüle geliyorsunuz. Dikkat edin, Arnavut taş döşemeli  yollarda, ayağınızı burkmayın.

BİR ZAMANLAR ÇIPLAK AYAKLI KONTESTİ

Masa üzerinde biriken  taze yaprakları elinizle sıyırdınız mı yere, masa  sizin olmuştur o saatten sonra. Dikkat edin, masanın dört ayağı da oturması lazım. Ziyanı yok  masada rakı dik dursun ama, siz yine de eğri oturmağa razı olun. Üstelik sokak, hafif yokuşsa.

BURGAZ ADASININ ÇIPLAK AYAKLI  KONTESİ, CUNDA'DA HANENDELİK YAPIYOR. MÜJDAT GEZEN DE VARDI. BİRLİKTE ADALARDAN ESTİRDİLER. BİR NEVİ ŞÖHRETLER GECESİ YAŞANDI O AKŞAM

Sonra da gelsin fasıl heyeti. Bu Cunda dedikleri yer başka türlü nasıl çekilir. “Lingo lingo şişeler.”  “Yüreğimde yareler.”. “Düş ben  gibi bir aşka, sadakat neymiş de gör,”  “bu fasulye iki buçuk lira, hem kaynasın hem oynasın.

Fasıllar çeşitli. Biraz ilerisinde Rum müzikli tavernaların tempolu  hızlı ritimleri, ağır aksak rüzgarla yalayıp geçiyor kulaklarınızı.

Lüks  Otellerin gece kulüplerinde de vardı fasıllar. Ama en hakikisi Ege’de var.

Geçmişe dönüp bir bakarsak, fasılların bizdeki zenginliği, hiçbir yerde bulamazsınız. Eser sıralamasında büyük eserlere yer verilmez. Şarkı, türkü ağırlıklıdır. Saray, köşk, konak ya da evler de, Tekke meydanı gibi yerler de, oda müziği gibi az sayıda müzisyen tarafından icra edilir.

O bir deniz aşığı. O bir hanende. O bir öğretmen. O’nun adı Engin Tuna. O’na sorarsanız, “ Meğersem ben, anadan doğma meyhaneciymişim diyor. Söyleyen de, Cundanın en kıdemli fasılcısı.

 Ah o eski günler. Yer, Burgaz Adası. Şahitır oranın kumsalı. Geceleri, puslu Ay ışığında Ramona ve O çiçorniye şarkılarını söylermiş o ıslak kumsallarda. Burgaz’ın Kalpazan Koyunda. Tahta bir kulübesi varmış. Orada yatarmış. Yerini de söylüyor “ Çakıllık” denen yerdeymiş o kulübe. Bir “ıslak ayaklı kontes” miş , Ya şimdi? Cunda’nın bu güne bu gün, fasılcıbaşısı. Nerden nereye di mi?.

“Eskide kaldı diyor. “Çıplak ayaklı kontes”liği gibi. Ama şimdi  bir şıpıdık terlikte dolaşıyor.“Mazi, işte. Ye desen yenmez. İç desen içilmez. Atılmaz, satılmaz. O geçen acılı tatlı günler, birer krema gibi üste vurmuşsa bu gün, o kremanın altının zenginliğini gösterir. Şayet duygusuz biri iseniz, “ Aman sen de. Eskiye mazi, yenmişe de kuzu derler” deyip çıkarsınız işin içinden.

“Şarkılar beni onarıyor. Hücrelerim yenileniyor” diyor muhatabımız...O bir  çıplak ayaklı kontes.  Şahidi de Burgaz Adasının Kalpazankoyu Kumsalları. O kumsallar, bu  çıplak ayaklı kontesi  unutmamıştır. Çıplak ayak izlerini, dalgalar silse bile

Cundalı gece kuşları,, sokak meyhanesini çevreleyen ağaçlara, sırf bu fasıldan dolayı erken tüneyip, yer kapıyorlar. Fasıl heyetini dinleyerek hem uyuyorlar, hem rüya görüyorlar ve tüten alkol buharından mest oluyorlar Engin Ablalarına şükranlar.  Tünedikleri yerden, herkes gidince, onlar da şıp şıp diyerek yukarıdan bahşiş yağdırıyorlar. O da hoş karşılıyor “Nereket, bereket” diyor.

Ve ekliyor: “ Güneş,  bir gün benim için doğacak” diyor. Ne güzel bir söz değil mi?

BİTİŞİK KOMŞU SOKAK TAVERNALARI DA, PRİMADONNALARINI BEKLİYOR OLMALI.

"MOSHOS TAVERNA"  DAHA YÜKÜNÜ ALMADI. ALINCA DOYUMSUZ GECELERE GEBE OLACAK.

GECVELKERDEN GECE BEĞEN

O GECE YARISI, PAT DİYE BİR ÜNLÜ BİR SES  DÜŞTÜ GÖKYÜZÜNDEN.  HEPİMİZİN TANIDIĞI,, MİLLİYET  BLOG GECELERİNİ  IŞIL IŞIL AYDINLATAN SESİ ÜNLÜ BASS   ERDEM  KAPUSUZDAN BAŞLKASI DEĞİLDİ. YANINDAKİ KUZENLERİ İLE GELDİ. MEĞERSEM, SIRADAKİ BARLARI  DOLAŞIYORMUŞ CUNDA'DA.. TEKRAR KARŞILAŞTIK. SESİ İLE YIKTI ORTALIĞI. BAZI  MASALAR,DAKİ  BARDAKLAR KIRILMASIN DİYE,  ELLER BARDAKLARI SARSINTIDAN KORUMAK İÇİN SIMSIKI YAKALADI.

GÜR SESİ  İLE  KAPUSUZ , ARYALARI SÖYLEMEĞE BAŞLAYINCA, KİMİSİ BARDAK YERİNE, DEVRİLMESİN  DİYE  PED ŞİŞESİNİ TUTTU  BÖYLE

CUNDANIN SEVİMLİ TENHA SOKAKLARI.

TAŞ KAHVE. TARİHİ GÖRÜNTÜSÜ İLE BÜYÜLÜYOR.  sADECE ÇAY  İÇENLER VAR BURADA.

CUNDADA HER SOKAK İÇİNDE SAZLAR YARIŞIR. EN NAMLILARI İSE  BU KÖŞE. HER KAPI DİBİ, KAPI ARALIĞI, PENCERE KENARI   SAZLARA AYRI HAVA KATAR.

ŞARKILAR BİTSE BİLE GECELER BİTMEZ.

KAFAYI BULUNCA, KİMİSİ DE BÖYLE  "AY AVCILIĞINA " ÇIKAR.. kOYACAĞI TORBAYI DA  HAZIR ETMİŞTİR O KAFAYLA YANIBAŞINDA.

AYVALIĞA ŞÖYLE BİR BAKIŞ. YOLLAR DAR GELİYOR. BAKALIM  DENİZİ NE ZAMAN DOLDURABİLECEKLER.

 
Toplam blog
: 1616
: 918
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Hayatın dikenli yollarından geçmenin  sırrı, aralarından çabuk geçmektir. Ümit, naylon çorap giyd..