Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '22

 
Kategori
Sinema
 

Cüneyt Arkın Efsanesi


Kötülere, düşmanlara karşı kahramanca mücadele eden, tarih dersi veren filmlere imza atan, güçlü ve sert karakterini sıcak duygusal tebessümle hafızalara kazıyan Dr. Cüneyt Arkın'ın sinema severler olarak hayatımızda çok özel bir yeri var.

Tüm ülkemizde olduğu gibi Van'da da eski Emek, Şehir, Yıldız sinemalarında gişe rekoru kıran filmlerinin başında Cüneyt Arkın filmleri gelir. Sinema kuşağının en çok severek izlediği ve etkilendiği aktörlerden biri Cüneyt Arkın'ındır.

Yakışıklılığı, cesareti, duruşu yürüyüşü ve zor hareketleriyle Cüneyt Arıkın'a öykünen kuşak vardı. Bu kişilere arkadaşları ve toplum arasında "Cüneyt Arkın", "Cıno" lakabı takılmıştı.

Şimdi Bursa'da yaşayan komşumuz, çocukluk ve okul arkadaşım İbrahim Mumcuoğlu,1970'li yıllarda Cüneyt Arkın'a derin sevgi duyardı. Cüneyt Arkın'ın kartpostallarını, posterlerini dergi ve gazetelerde çıkan haber ve resimlerini özenle arşivler; bütün filmlerini mutlaka izlerdi. Cüneyt Arkın'ın gerçek isminin Fahrettin, soyadının Cüreklibatur olduğunu o yıllar İbrahim'den öğrenmiştim.

Van'ın  özel insanı rahmetli Şoratan Salih (Salih Uçdal) ile yaptığım röportajda Cüneyt Arkın'ın başrol oynadığı filimde figüran olarak rol aldığını, senaryo gereği kavga sahnesinde fena dayak yiyince filmden ayrıldığını anlatarak şunları söylemişti:

"Bir süre İstanbul'da kaldım. O dönem içinde ekmek kavgası için figüran olarak filmlerde rol aldım. Eminönü camisinin yanında sinemacılar kahvesi vardı, film için bizi orada bulurlardı. İlk olarak 1969 yılında yönetmenliğini İsmail Koushan'ın yaptığı başrollerde Cüneyt Arkın, Shahin Khalili, Gülsüm Kamu, Cihangir Gaffari'nin oynadığı " Melikşah" filminde rol aldım. O zaman bize ücret olarak 15 lira yevmiye verirlerdi. Bir paket Marlboro, 450 kuruştu. Film İstanbul Belgrat ormanlarında çekildi. Senaryoda gereği bezirgân başı rolünde oynadım. Senaryo gereği pehlivan beni yere vurdu. Kafan üç yerden yumurta gibi şişti. Sonra kılıcı boğazıma dayadı, belime tekme ile vurdu. Bende bu nasıl filmdir dedim. Onlar da bana ne yapalım film icabıdır dediler. Takma sakalımı çektim ve seti bırakıp gittim."

Sinemanın büyük büyük ustaları zor koşullarda çok çalıştılar, çok yoruldular çok kaliteli filmlerde başrol aldılar ama az para çok saygı ve sevgi kazandılar.

Yerelde ve ulusalda yaprak dökümü sürüyor, özgün renkler bir bir soluyor. Anılarımızda, yüreğimizde iz bırakan Türk  sinemasının jönü Cüneyt Arkın'a rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.

 
Toplam blog
: 41
: 2320
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

Van'da doğdu. Anadol Üniveristesi Sosyal Bilimler, İşletme Fakültesi mezunu. Gazeteci,araştırmacı..