​ Dağa kaçtım ~~ Özbekistan notları -2c / Gezi - Tatil / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '13

 
Kategori
Gezi - Tatil
 

Dağa kaçtım ~~ Özbekistan notları -2c

Dağa kaçtım ~~ Özbekistan notları -2c
 

Ayaskale


 

Ayaskale'ye veda; önde düzlükteki kale, yukarıda Ayaskale

Ayaskale’den geldiğimiz yolu takip ederek Karakalpakistan’dan ayrılıyoruz artık. Yeniden Amu Derya ve Ürgenç’den geçerek Hiva’ya doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik bir otobüs yolculuğu sonrası Hiva’nın UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası Listesi’ne dâhil edilen Eski Şehri’ne; iç kalenin surlarına vuran akşam güneşinin kızıllığı altında giriyoruz. Kentin üstündeki kızıllık ve akşamın dinginliği, birbirine ne de yakışmış Hiva’da şimdi.

 

Hiva; Eski Şehrin Batı Kapısı; Ata Kapı ve akşamın kızıllığı

 Müstakillik Bayramı’nda Müze Kent Hiva’dayız

Hiva’da bir bayram sabahındayız. Bugün Özbekistan, tüm ülkede “müstakilliğin” yıldönümünü kutluyor. Hiva sokaklarına sabahtan itibaren Özbek halk müziğinin en coşkulu örnekleri yayılıyor bangır bangır. Surların hemen dibindeki otelimizde erken bir sabaha uyanıyoruz Hiva’da. Doğudan yükselen güneş, Karakum Çölü’nün nerdeyse ortasında yer alan; her şeyiyle topraktan yapılmış bu şehrin üstüne yavaş yavaş çökmekte. Batı yönünde uzanan Eski Şehrin surlarına gömülü onlarca kabrin; Arap akınlarının Hiva’ya yöneldiği 8.yy.dan sonra kenti korumak adına Hivalılar tarafından akıl edilmiş bir yol olduğunu öğreniyoruz. Kenti koruyan “aziz”lerden sonra kenti koruyan mezarlar bahsi yani ve biz artık Hiva’yı dolaşmak üzere otelin yakınlarındaki Taş Kapı’dan kaleye doğru giriş yapıyoruz.

 

 Hiva, Eski Şehrin Güney Kapısı, Taş Kapı

 

Hiva, kenti güneyden çeviren surlar ve Arap akınlarına karşı surlar üzerinde konuşlandırılmış mezarlar

İç kalenin ardındaki kente 4 büyük kapıdan giriliyor. Güney yönündeki Taş Kapı, Batı yönündeki Ata Kapı, Kuzey yönündeki Bahçe Kapı yada Buhara Kapı ve zamanında esir ticareti ile öne çıkan ve tam bir curcunanın hâkim olduğu Doğu yönündeki Pehlivan Kapı kentin 4 ana girişini belirliyor.

 

 Hiva; Taş Kapı'nın bir kanadındaki ahşap işçiliği

Hiva, tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan, Çin’e giden kervanların yol boyunca konakladığı en önemli duraklardan birisi, Ortaçağ’ın bölgedeki önemli aktörlerine başkent işlevi görmüş, tarih boyunca da bu önemini 19.yy sonuna kadar korumuş bir kent. Harezmliler ve Hiva Hanlığı dönemleri kentin altın çağını temsil ediyor. 10.yy.dan itibaren kent, Çin’e gidip gelen kervanların konakladığı önemli bir ticaret merkezi haline gelmiş. 16.yy.dan itibaren Harezmlilerin bölgedeki hâkimiyeti, göçebe Özbek aşiretlerinin daha güneye inişi ve Hiva Hanlığı’nı oluşturmasıyla el değiştirmiş. 19.yy.da Rusların bölgede tesis ettikleri nüfuz egemenlikleri, çarların sınıf arkadaşlığı noktasına kadar taşınan Petersburg maceralarına dahi sürüklemiş Hiva hanlarını… Bu noktadan ileride yeniden söz açacağız, ama Hiva’da sonunda varılan nokta; Kızılordu’nun 1920’lere doğru bölgede gücü ele geçirişi ve diğer hanlıklarla birlikte şimdiki Özbekistan topraklarını 20.yy. boyunca sürecek Sovyet egemenliği günlerine taşıma becerisidir.

 

 Geçmişten bugüne taşınan ustalık; ahşap oymacılığı; eyvanların kolonları nasıl işlenir?

DEVAM EDECEK

Yazı ve fotoğrafların tamamı için: http://dagakactim.blogspot.com/2013/12/ozbekistan-notlari-2.html

Yazan ve fotoğraflayan: İbrahim Fidanoğlu

Düzenleyen: M.YC

 
Toplam blog
: 140
: 882
Kayıt tarihi
: 02.09.12
 
 

  Ben ve iki eski dostum; bilgi dağarcığımızı doldurabilmek ve şehrin keşmekeşinden uzaklaşab..