Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '06

 
Kategori
Resim
 

Dali' dir ne yapsa yeridir

Dali' dir ne yapsa yeridir
 

İnsan hayata böyle bir iz bırakmalı. Bin tane renkten oluşan, göreni serseme çeviren bir iz.

Hayata 1904 yılında adım atıyor Dali. Bir ölünün ayak izleri üzerinden. Kendisi doğmadan 3 sene önce ölen ve tıpa tıp benzediği bir kardeşin ölü ayaklarının izleri üzerinden yürümeye çalışıyor. Hırpalanarak ve her adımda kendi gerçekliğinden şüphe duyarak. Kendi gerçekliğinden şüphe duyuyor biliyor ki onu okşamak için uzanan o eller aslında bir ölünün solgun yüzünü okşuyor. Resimlerinde izler arıyorum... Yanıtım yok...

Delilikle dahilik arasında gelip giden biri o.O çok ince sınırda ayakta kalmaya çalışan ve ayakta duramadığı zamanlarda renklere tutunan biri.

Dali kendi oldu. Belki gereğinden fazla kendisi. Hayatını Dali üzerine odaklamıştı. Her sabah uyandığında büyük bir keyif duyuyorum diyordu. Salvador Dali olmanın keyfiydi duyduğu.

O sadece iyi bir ressam değildi. Aynı zamanda iyi bir hırsızdı da. Gala'yı çalmıştı Eluard'dan. Aşkı öyle büyüktü ve Dali öylesine kendine dönüktü ki dönüp ardına bakmadı bile. Gala aldatan kadın, Dali hain bir adam, Eluard ise mahsun bir aşık olarak kaldı belleklerimizde. Ama bu Dali'ydi ve Dali ne yapsa yeriydi.

Onun bakışı herkesi şaşkına çeviriyordu. Dünyayı algılayışı ve tuale döküşü bildik değildi. Büyüleyici ve yabancıydı. Renkleri, abartılı figürleri sarsan bir etkiye sahipti. İnsanda "bu kadar farklıyken nasıl yaşıyor insanlar arasında" dedirten bir duygu uyandırıyordu resimleri.

İlk gördüğümde büyülenmiş kendimi alamamıştım resimlerden. Olağanüstüydüler. Sadece yetenek değil aynı zamanda zeka işiydiler. Sonra bir şey oldu. Dali kupaların üzerinde, tişörtlerin üzerinde, kitap kapaklarında, kart postallar üzerinde eskimeye başladı. Çok bildik hatta bıkılacak kadar çok bildik bir şey oldu. Büyüsünü kaybetti. Popüler kültürün dişleri arasında çiğnendikçe tatsızlaşan bir sakıza dönüştü.

Dönüştü ama o Dali olmaktan bir şey kaybetmedi. Dali görenleri büyülemeye devam etti. Onu birazcık olsun tanıyanlara ise Dali'dir ne yapsa yeridir dedirtmeye...

BLOG RESİM:http://daliarchives.com/dali.gif

 
Toplam blog
: 408
: 1090
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..