​ Davos'ta Başbakan'ın 10 hatası / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
 

Davos'ta Başbakan'ın 10 hatası

Davos'ta Başbakan'ın 10 hatası
 

Türkiye’nin başbakanı Davos’ta, Peres’e, söylemlerine ve yüksek sesle Başbakanımızın gözlerine bakarak Hamas’ı desteklercesine konuşmasına tepki gösterdi. Hem de sıra dışı bir tepki. Aslında Sayın Başbakanımızın tepki gösterdiği orda çocukların ve masum insanların acımasızca öldürülmesiydi. Çok onurlu ve haklı bir tepkidir bu. Bu tepki göğsümüzü kabarttı ve onur duyduk bu davranıştan. Böyle olmalıydı zaten. Bu şekilde insanların insanlık dışı bir şekilde öldürülmesi kimsenin hoşuna gidemezdi ve hepimiz bu konuda hassastık. Zaten normal insanlar ve azıcık içinde vicdanı olanların doğal tepkisi bu olmalıydı.

Sonradan asıl tepkim moderatöreydi demesinin yanında işin diğer yüzündeki bazı çelişkileri ve hataları beni rahatsız etmektedir. Eğer tepki moderatöre ise bu tepkiyi neden bu kadar abartıyoruz ve onur duyuyoruz ki? Kişisel bir olaydı ve bizim başbakanımıza söz hakkı Peres kadar vermedi ve hatta omuzuna eliyle dokundu ve dürttü. Bu bir başbakana yapılamazdı. Ama sonuç ve onur duyulanlar farklı. Demek ki kızılan ve tepki duyulanlar o değildi. Bundan dolayı kamuoyunda neden seçimlerde AKP oyalarını enaz % 15-20 artırdı densindi ki?

Bunu seçim malzemesi haline dönüştürenlerin asıl tepkinin neye olduğunu bildiklerini biliyoruz.

”Orada ben AKP başkanı ve Recep Tayyip Erdoğan olarak değil, 72 milyon Türkiye’nin başbakanı olarak konuştum" demişti. Türkiye’nin Başbakanı olarak orada Tevratın On emrinin altıncısını hatırlattınız ya. Ben de yaptığınız ve yaptırdığınız on hatayı sıralayacağım şimdi.

Hatalar:

Hata 1: Türkiye’nin Başbakanı dünyanın gözü önünde dünyada kamuoyunda aslında şövenist ve terörist olarak bilinen Hamas’ın savunucusu pozisyonuna düşmüştür- ki Hamas’ın terörist olması Gazze ve Filistin halkına bunu yapmayı haklı göstermez- . Terörizmden 30 yıldır büyük darbeler yemiş bir devletin ve halkın başındaki bir kişi olarak bir teröristi haklı ve sempatik göstermeye çalışmak, yarın PKK’yı sempatik ve haklı göstermeye çalışanlara karşı size kelime bırakmaz.

Hata 2: Eğer bu kadar cesursanız size demezler mi, bu cesaretinizi neden PKK’yı Kuzey Irak’ta askeri operasyonla temizleme günlerinde size oraya girmemenizi ve girdiğinizde askerinizi birilerinin sizi geri çekme tavsiyesi konusunda gösteremediniz? PKK konusunda neden bu kadar kararlı görünerek aynı resti çekemediniz - ki orda misyonumuz bitti ondan çekildik diyorsanız; sizden sonra Aktütün Karakolu’nu basanlar kimlerdi? Eğer Kuzey Irak’tan gelen birileri burayı basmışsa, demek ki misyon bitmeden geri dönmüşsünüz. Soruyorum: Yıllardır sizi yiyip bitiren ve masum binlerce insanınızın – ki yıllarca ayırım yapmadan masum çocuk kadın erkek ve askerlerimizin –ölmesine neden olan ve sizin ulusal çıkarınızın en stratejik olayını bitirme konusunda neden bu resti çekemediniz? Kıbrıs ve Ermeni soykırımı iddialarının karşısında bu resti çekemediniz de neden Gazze gibi bizi sadece insanlık ve Müslümanlık konusunda bağlayan bu konuda rest çektiniz? Evin ve evinin içinde çocukların yanarken neden komşunun evindeki yangını söndürmeye koştun? Neden?

Hata 3 : Siyasi olarak Hamas’la masaya oturmalısınız önermesi sizi de bir gün PKK ile masaya oturmalısınız önerisini kabul etmeye zorlar. Buna cevabınız ne olacak? Türkiye’nin başbakanı olarak sözleriniz kontrattır orda unutmayınız.

Hata 4 : Ben diplomasiden ve monşer davranışlardan anlamam ben siyasetten yetişmeyim diyorsunuz. Ben şahsen diplomasi eğitimi aldım, siyaset ve ekonomi de. Bunların ayrı işler olduğunu yeni duydum.Özellikle devlet yönetimi açısından. Siyasetten anlayıp da diplomasiyi bilmiyorsanız Türkiye’nin başbakanı neden oldunuz? Diplomasi siyasetin en üst düzey boyutudur aslında. O zaman muhtarlık ve belediye başkanlığı yapmak daha iyi seçimmiş sizin için. Boyundan büyük işlere neden soyunursun be adam demezler mi?

Hata 5: Diplomaside ana kural ulusal çıkardır. Tamam ulusal çıkarı hiçe sayıyorsunuz, bu ülkede nasıl siyaset yapıyorsunuz? Kimin çıkarları için siyaset yapıyorsunuz? Arap çıkarlarını Türkiye’nin çıkarının üstünde görüyorsanız ve size oyları da Araplar verecek sanıyorsanız siyaseti de bilmiyorsunuz demektir. Eğer siyaseti tek kişilik şov olarak görüyorsanız bu millet sağduyu sahibidir. Ak koyun kara koyunu seçime kadar anlayacaktır emin olun.

Hata 6 : Bu mantıkla Davos bir ekonomi forumudur siyasi forum değildir. Ben siyasetçiyim ekonomiden de anlamam derseniz o başka. O zaman bu resti yanlış yerde çektiniz. Sadece siyasetçiysen orada ne işin vardı demezler mi size? Bence de oraya bir daha gitme!

Hata 7 : Siyaset yaparken medeniyetler ittifakı şeklinde bir söyleminiz var. Yahudilerin kökünü kazımak isteyen ve onu manifestosu yapmış bir örgüt- Hamas-ün yanında durarak mı kuracaksınız dinler ve medeniyetler ittifakını?

Hata 8: Her ABD ile ilgili toplantının sonunda stratejik ortağım ve müttefikim diye böbürlenerek tanımladığınız ABD ve onun Ortadoğu’daki jandarması ve izdüşümünün Gazze’de yaptıklarına bu ortaklığın iflası mı diyeceğiz? Aslında bu tepki bir tür özür dileme şekli midir?

Hata 9: Demek ki güzelim Türkiye’yi tek yönlü siyasetten başka bir şey bilmeyen bir kişi – ki birinin sadece bunu bilmesi çok büyük tehlikedir aslında- yönetiyor.Bunun yanında yabancı dil de bilmiyorsan tamamı yabancı olan insanlarla nasıl iletişim kuracak ve nasıl elektriğini hissedeceksiniz? Benim anladığım kadarıyla o forumun formatından haberiniz yok. Orada simulten tercümelerle o gibi panellerde insanların söyledikleri ile yüz ifadelerinin verdiği imaj farklı olabilir ve sizi bu yanlış reaksiyonlara itebilir. Orada olduğu gibi. İlginç olan İngilizce öğrenecek kadar kendine emek vermemiş ve yatırım yapmamış birinin Türkiye’nin Başbakanı olmuş olması. Hem de globalizmin cirit attığı bir dönemde.

Hata 10: Ulusal çıkarlarından bihaber bir insanlar topluluğu isek ve yıllardır ezilmişliğin verdiği tepkiyle Türk halkı olarak size bu tepkinizden dolayı oy vereceksek asıl hata ordadır zaten.

Bu aslında, yıllarca hiçbir özel ilgi göstermediğiniz, sevgi sözleri etmediğiniz, hiçbir evlilik yıldönümünde çiçek almadığınız, saygı göstermediğiniz ve belli olaylarda karşısında savunma altına almadığınız, onun için hiçbir şekilde kavga etmediğiniz, evine kumanya parası bırakmadığınız, hiçe saydığınız ve hatta aldattığınız eşinizin amcasının kızı için kavga etmenize benzer. Bu eşinizin bir süre hoşuna gider. Verdiğiniz intiba ve imajdan gurur duyar. Ama asla eşinizin size olan duygularını düzeltmez. Hatta düşündükçe onu daha da üzülecektir eminim.

Herkes yatağa yatınca hemen uykuya ve rüyaya dalmıyorsa bu işte bir eksiklik ve hata olduğunu düşünüp anlayacaktır.

 
Toplam blog
: 105
: 3914
Kayıt tarihi
: 05.11.08
 
 

İ. Ü. İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler 1989 mezunuyum. 1993'ten beri uluslararası fındık ..