- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Dedi – Diyor

Dünya ve Türkiye ÇÖL Olmasın
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BM 64. Genel Kurul Genel Görüşmeleri'nde;
''Çağımızın küresel sorunları, küresel ölçekli çözümleri zorunlu kılıyor. Savaşlardan ekonomik krize, açlık ve fakirlikten teröre, enerji güvenliğinden iklim değişikliğine kadar dünyamızın karşı karşıya bulunduğu sorunlar, büyük ve zorlu sorunlardır. Fakat bunların hiç biri altından kalkamayacağımız sorunlar değildir.
Risk ve tehdit algısına dayalı bir dünya tasavvurundan, güven ve dayanışma esasına dayalı bir küresel düzene geçiş mümkündür. Bu, artık hepimiz için bir zaruret haline gelmiştir. Bunun için yeni bir liderlik anlayışına da ihtiyaç var.
21'inci Yüzyılı; savaşların değil barışın, korkunun değil güvenin, haksızlığın değil adaletin, terör ve şiddetin değil huzurun, açlık ve fakirliğin değil refahın hakim olduğu bir yüzyıl yapabiliriz. Bu dünyanın kurulmasına katkı sunmak, dili, dini, milliyeti ne olursa hepimizin ortak sorumluluğu ve tarihi görevidir.
Terörizm ve nükleer silahların yayılması gibi tehditler küresel ölçekte ciddi birer endişe kaynağı haline gelmiş durumda. Açlık ve yoksulluk, artan salgın hastalıklar, gıda ve enerji güvenliğine ilişkin kaygılar, yabancı düşmanlığı ve radikalizmdeki artış gibi sorunlar da ciddiyetini koruyor. Öte yandan, küresel ısınma ve küresel finans krizi, köklü çözümler gerektiren iki temel alan olarak öne çıkıyor.<ı> ı>Daha iyi olması için tüketim ekonomisi ile verim ekonomisini dengelememiz lazım.
İsraf ekonomisine de dikkat etmeliyiz.
Eğer bunu başarırsak küresel krizi aşmayı çok iyi şekilde başarırız ''
dedi.
TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca;
“Toplumsal barış topraktan gelecektir…
Toprağın yerine hiçbir şey koyamazsınız.
Açlığın, yoksulluğun, gelir dağılımında adaletsizliğin, çaresizliğin temelinde toprak var.
Aç insanlarla barış kurulabilinir mi?
Dünya sorunlar yumağı içinde.
Küreselleşme sürecinde yaşam ve çevre koşulları karşılıklı bağımlı bir dünyada
hiç bir ülkenin kaderi, dünyanın kaderinden ayrı tutulamaz.
Ben ekonomiyi büyütmeye, birilerini zengin etmeye ve bana hakim bir sınıf yaratmaya gelmedim.
Ben yaşamaya geldim.
İhtiyacımız kadar tüketirsek yaşanabilir bir dünyayı oluştururuz.
Tüketim çılgınlığına karşı çıkmak amacıyla, kırmızı süveterimle örnek olmaya çalışıyorum.
Ömrüm yettikçe bu kutsal görevi sürdürmeye devam edeceğim.
Bir kişi bile anlasa, kar sayarım.”
diyor.