- Kategori
- Doğal Hayat / Çevre
Bütün çocuklar dışarı

Yeni bir eğitim-öğretim yılının eşiğindeyiz. Sanki, hayata dair her şey okulda
öğretilebilir/öğretilirmiş gibi dört gözle açılmaları bekleniyor.
Oysa okul, hayat yolunda araçlardan sadece biri.Unutuyoruz, bir taş, bir kelebek, bir yaşlı, bir yıldız …rüzgarlı bir hava, bir deprem, bir orman, bir dere kenarı … hepsi birer okuldur.
Taş Devri, dünyada taş kalmadığı için bitmedi. Dünya ve insanoğlu sürekli değişim ve dönüşüm halinde. Bir zamanlar, bol ve geniş imkanlar sunan dünyanın doğal varlıkları; hızlı nüfus artışı, iklimsel değişimler, tüketim ahlakımızın değişimine uğradı. Her geçen gün artan doğadaki ayak izlerimiz olumsuz yönde ekonomileri de etkiler oldu.
Dünyanın uzun vadede sağlığı, sağlıklı ekosistemlere dayanır. Yeşil bir çevre, sizin-benim- onun banka hesabını zenginleştirmek için değil, her zamanki gibi hayatı zenginleştireceği için korunması gereken bir değerdir. Doğa Koruma Etiği, doğal dünyamızı devam ettirmenin rakamsal olarak ifade edilemeyeceğini, ancak doğanın hayata getirdiği saf güzellikler, insanı hayrete düşüren özelliklerin ve sağladığı keyif, neşe ve sihirin göz ardı edilemeyecek bir değere sahip olduğunu ifade eder.Bu nedenle doğaya, tüm ekonomik ve pratik şeylerin üzerinde ve onlardan ayrı olarak takdir edilmeli ve saygı gösterilmelidir.
Zira, insan saygı göstermediği hiçbir şeyi koruyamaz.
Bütün Çocuklar Dışarı derken şunu kastediyoruz; okul çağı ve çocuklarına ve ailelerine, hemen arka bahçelerindeki doğaya yönelik bir duyarlılık oluşturmak ve onların dünyanın hem koruyucusu hem de hizmetlisi olduğunu öğrenmelerine teşvik etmek istiyoruz. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, doğayla iç içe olan çocuklar daha başarılı oluyor, daha az davranışsal bozukluğu ve dikkat eksikliği sendromu gösteriyorlar. Öyle çok uzaklara gitmenize de gerek yok. Yapacağınız tek şey; çocuklarımızın bir bahçeyi, bir deniz kenarını, bir çiftçiyi, bir karıncayı … keşfetmelerini izlemekten ibaret.
Bir çevrecinin bugün yapabileceği en önemli şey nedir? Sorusunun cevabı aslında çok kısa ve basit, “Dikkat edin!” Gerçekten görürseniz korursunuz. Hatırlarsanız, insanoğlunun 40- 50 yıl öncesine kadar bilgisayar, iPod, 3G, Tv., vs yoktu.Her işi bir seferde yapma hastalığına yakalanmamıştı. Tersine sürekli ve sadece etrafında ne olup bittiğine dikkat ediyordu. Her kuşun ötüşünden, her ıslık sesinden, her kükremeden, her havlamadan, her dal kırılışından …. hayatta kalmak için bir mana çıkarıyordu.
Bugün, eğer, doğanın bize karşılıksız verdiği şeylere dikkat etmez isek, hiçbir yatırım miktarı, hiçbir temiz elektron sayısı, hiçbir enerji verimliliği oranı doğal hayatı kurtaramayacak; temiz hava, temiz su, nefesinizi kesen toprak kokusu, kayak yapacak dağlar…
Gündüzünüzde yeşil hiçbir şey görmediğiniz bir dünyanın gecesini rüzgar enerjisi ile aydınlatsanız ne olur? Doğanın hisse senetlerini satamıyorsunuz diye, bu onun değersiz olduğu anlamına gelmez.
Okullar açılıyormuş(!)
Oysa doğanın okulu hiç kapanmıyor; her gün, her saat, her saniye açık…
Bu fırsattan istifade yetişecek nesile, “Dikkat edin” diyen bir doğa koruma etiği vermeliyiz. Zira, paha biçilmez olan ama üzerinde fiyat etiketi olmayan şeyleri kolaylıkla kaybedebiliriz.
Haydi, Bütün Çocuklar Dışarı!