​ Dekolte ve tecavüz arasındaki bilimsel bağlantı / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '11

 
Kategori
Güncel
 

Dekolte ve tecavüz arasındaki bilimsel bağlantı

Dekolte ve tecavüz arasındaki bilimsel bağlantı
 

‘Dekolte giyen tecavüze uğrar ‘başlığını görünce, o gün dekolte giymediğim için şükredip (!) şokla karışık bi hayretle algılamaya çalıştım yazılanı. 

Ne demek istemişti acaba Üstat bu dizelerde (!) 

''Sorunun odağında kim var? Kadın var. Kardeşim sen dekolte giyinirsen bu tür çirkinliklerle karşılaşman sürpriz olmayacaktır. Tahrik ettikten sonra sonucundan şikâyet etmen makul değildir.” 

KONYA Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Orhan Çeker, “dekolte” ile “tecavüz” arasında böyle bağlantı kurmuş. 

Önce sokaktaki halka yapılan bir röportajı okuyorum sandım, gözlerimi açtım kapadım, hayır hayır halk röportajı değildi uzman görüşüydü okuduklarım. 

Eğitim görenleri farklı bir kategoriye koyduğumuz, aydın diye nitelediğimiz caaaaanım ülkemde, İlahiyat fakültesindeki prof. bu cümleleri sarf edince halk ne yapsın diye düşündüm önce. 

Gazetelerin 3.sayfa haberlerini okuduğumda ‘yuh yani’ diye karşılaştığımız ‘bu kadarına pes’ dediğimiz haberleri okurken şaşırmamak gerektiğini birkez daha anladım. 

Ülkenin eğitim görmüş sözde kendini yetiştirmiş örnek teşkil edecek kişileri, bu tarz acıklamalar yaparsa, taşralarda, köylerde kasabalarda ve hatta büyük şehirlerde belki imkansızlıktan belki koşullardan belki aile yapısından kaynaklı okuma fırsatı bulamayan , 'okumakla da pek alakası yok ya' kendini geliştiremeyen, içinde bulundugu dar çevrenın dısına çıkamayan duydukları gördükleri ile yön bulan veya o çevrede şekil bulan caanım halkım napsın ? 

Ya bu insanları alanında uzman görüp, örnek alan, sözleri ile şekil bulan kesim ? 

Rtükten bazı dizi ve programlara uyarılar geliyor, türk ahlak yapısına aykırılık, olumsuz davranış teşkil edilmesi ve bunun gibi … 

O günlerde bir yazı okudum yine bir Profesör den. Prof. Dr. Ramazan Özcankaya Televizyonun insanların hayatında büyük yer teşkil ettiğini belirtip eleştiride bulunuyordu. 

Televizyonların özellikle çocukları pasifliğe, edilgen bir öğrenme şekline ve boş bir zaman geçirme yöntemine ittiğini belirtiyordu. 

Özcankaya, çocukların hayatı televizyon aracılığıyla öğrendiklerini, ancak televizyondaki olumsuz yayınların, çocukların psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, ailelerinden yeterli eğitimi alamayan çocukların televizyondaki karakterlerin etkisi altında kaldıklarını belirterek, çocukların ahlaki eğitiminin de televizyonda sunulduğu şekilde verildiğini söylüyordu. 

Dikkat edin, ailelerinden yeterli eğitim alamayan çocuklar, televizyonda izledikleri gördükleri, duydukları karakterlerin , o karakterlerin sarfettiği sözlerinin etkisi altında kalıyordu. ‘Dekolte giyen tecavüze uğrar’ diyen bir profesörün sözlerinden etkilenen ve doğrusunu bu bilgiler ışığında şekillendiren bir çocuğun, topluma örnek teşkil edecek bir birey olması ne kadar mümkündür sorarım size ? 

Çocuk kendine mutlaka bir kahraman seçer hayatında önceleri anne, babadır sonra okuldaki öğretmeni ya da televizyondaki bir karakter, sanatçı vs. vs. 

Böyle bir cümleyi sarfeden Profesörü, örnek alan, paylaştığı bilgiler doğrultusunda şekillenen üniversite gençliğini ya da bu çarpıçı açıklamalarını izleyip onay veren izleyici kitlesini hayal etmek bile istemiyorum. 

Hayatım boyunca hep inandığım şeylerin peşinden gittim ve hayat ilerlerken kendi tarzımı yaşatmayı ilke edindim. 

İnançlarımda da bu böyleydi, giyim tarzımda da. 

Mesela kimseyi yargılamadım inandıkları şeylerden dolayı, ya da hiçbir zaman açık veya kapalı giyindiği için eleştirmedim kimseyi, giydiğini yakıştırdığı ve o anki ortama uygun olduğu sürece. 

Her kurumsal firmada vardır personel yönetmeliği kitapçığı ve içindeki bilgiler kılık kıyafet yönetmeliğini de kapsar....Yönetmeliklere uygun olduğunuz ve temiz bakımlı olduğunuz sürece işte sorun yoktur. 

Ama gel görki özel hayatta eşin dostun ailen için bi problem teşkil etmiyorsa kimseninde senin tarzını bu şekilde bir bağnazlıkla eleştirmeye hakkı yoktur. 

Çünkü inanç kişinin kendi içinde yaşadıgı bir duygudur ve bana göre herkes kendinden sorumludur. 

Müslümansındır ya Musevi ya Hristiyan ya Ateist ya da Teist ... 

İnançların için kapanırsın ya da bunu inanclarınla bağdaştırmayada bilirsin , herkes kendi inancından ve kendinden sorumludur sonuçta. 

Lafı çok uzattım ama sadede geleyim 

Bir din adamı, kadınların açık saçık giyinmesini, dini açıdan mahsurlu bulabilir eleştirebilir pek tabiki. 

Ama “tecavüz” ya da “taciz'' gibi suçlardan söz edilirken, “kadın da giyimiyle tahrik etmemeli” demek, ya da ''dekolte giyen tecavüze mahkumdur'' demek kelimenin tam anlamıyla bağnazlıktır. 

“Dekolte” ile “tecavüz” arasında bağlantı kuran bu ilahiyatçının,  

‘Dişi it kuyruk sallamazsa erkek köpek hırlamaz' söylemini dile getiren aciz , zavallı ve bağnaz bir kitleden ne farkı vardır ki? 

 
Toplam blog
: 58
: 3499
Kayıt tarihi
: 16.11.10
 
 

Mersin Üniversitesi Turizm Otelcilik Konaklama işletmeciliği mezunuyum. ..