- Kategori
- İlişkiler
DELİLER ve VELİLER-1

Gülüşünü sevsinler...
Doktorun biri, Bakırköy’de odasının penceresinden, hastane bahçesinde dolaşan delileri izliyormuş. Delilerden biri havuza düşmüş. Öteki deli yüzme bilmeyen arkadaşını boğulmaktan kurtarmış. Doktor, arkadaşını kurtaran deliyi yanına çağırmış, demiş ki:
-Seni tebrik ederim. Arkadaşını boğulmaktan kurtardım. Bunun gibi bir iyilik daha yap. Seni taburcu edeceğim. Deli gitmiş.
İki saat sonra havuzda boğulmaktan kurtulan deliyi banyoda asılı bulmuşlar. Doktor arkadaşını kurtaran deliye, kötü haberi vermek için çağırmış.
-Çok üzgünüm. Senin boğulmaktan kurtardığın arkadaşın, banyoda kendini asmış.
Deli atılmış. Demiş ki:
-Arkadaşım kendini asmadı. Ben astım, kurusun diye!?
Derler ki:
-Bu dünya deliler sayesinde ayakta duruyor. Bunun doğruluğunu bilemem. Yalnız bu dünyayı yaşanmaz hale getirenler; “akıllılar.” ”Akıllı geçinen sivri zekâlılar.”Bunu kesin biliyorum.
70’li yıllarda liseye okumak için her gün köye gidip gelirdik. 13 km’lik yol. Bir gün Nevruz Başı’na geldiğimizde ilginç bir olayla karşılaştık. Sabahın ayazında, Yenice’ nin içinde gezinen “bütün deliler” bir ateşin etrafında toplanmış.
Başlarında da “İnovalı Deli Memet”, diğerleri Deli Yaşar, Gazozcu Amet, adını bilmediğim Çal Köyü’nden bir deli. Adını unuttuğum başkaları. Ulan akıllılar bir araya gelemiyor. Siz “deliler” nasıl bir araya geldiniz?
Eeee! Deli bunlar. Ne yapacakları belli olmaz.
Ben sizlere Yenice’nin içinde yaşamış, herkesin sevgilisi olan, bildiğim delileri anlatmak istiyorum.
Delilik edipte ben bu yazıyı okumam demeyin..
Akılın ibresi; kıl kadar ince bir çizgide dururmuş. İbre tetti mi, sonu delilik.
Toplum kurallarına uyuyorsanız, akıllısınız. Eğer normal insanların yaptıklarının dışına çıkıyorsanız. Ya çok delisiniz. Ya da üstün zekâlı. Delinin penceresinden bakarsanız, normal insanların hepsi deli. Üstün zekâlı birine göre belki, bütün insanlar deli.
Bilinen bir şey var ki; dünyadaki bütün icatlar ve gelişmeler “sıradışı” insanların eseridir. Normal insanların yaptığı bir şey yok. Normal insanlar, yaşamak için sadece yerler ve içerler. Bir de çok eleştirirler.
Bir de işi; deliliğe vuranlardan korkun. Böyleleri tehlikeli olur.
Kendini “çok akıllı” sananlar varsa etrafınızda, durmayın kaçın. Tehlike çemberinin dışına kaçın. Kendini çok akıllı sanan kakavanlar, kasılmaktan başka bir iş yapmazlar. İşe de yaramazlar.
Osmanlı Devleti’nde de “deliler” padişah oldu. Denizdeki balıkları altın paralarla beslediler. Günümüz akıllıları da, İstanbul Boğazı’nda bu altın paraları arıyor. Bulurlarsa “padişah” olacaklar.
Avrupalılar da Osmanlı’nın deli bir padişahı var diye bizi kıskanmışlar. Onlarda “Deli Petro’yu” kral yapmışlar. Kıskanç herifler n’olacak.
“Buzlar Çözülmeden” (Aslında tiyatro eseri-Cevat Fehmi BAŞKUT) diye bir sinema filmi var.( Birkaç sinema filmi var da. En son Kemal SUNAL - Yavuzer ÇETİNKAYA ikilisi, iki sanatçı da öldü) Kaçan iki deli, bir kasabada kaymakam ve hâkim oluyor. Kardan yolları kapalı, gelen yok giden yok. İlçeyi yönetiyorlar. İlçede bütün pislikleri ortaya çıkarıyorlar. Kış bitip yollar açılınca iş bitiyor.
Güldürürken düşündüren bir eser. Delilerin yaptığını, akıllılar yapmıyor.
Deliler iktidar olsa; mazot, benzin, tüp gaz zamları biter mi acaba? Bir “a-“kıllılık” edip Amerika’ya kafa tutarlar mı? AB’ ye girer miyiz? Irak Savaşı biter mi? Filistin kurtulur mu? İsrail ne olur?
Bursa’da ne oldu?
Muhtarı, muhtarlıktan indiremeyen köylüler, delileri ihtiyar heyetine aza yaptılar. Bizim “akıllı muhtar” olayı, gururuna yediremedi. ”Salaklık” edip kendini muhtarlık odasının tavanına astı. Manyak herif, iki deli için insan kendini asar mı? Sen de deli ol. Herkes senin derdini çeksin. Ah muhtar ah. Manyak herif!?
“Manyak” ile “Deli”.
Sakın ha, bu iki kelimenin anlamlarını karıştırmayın.
Deliler ”intihar” etmez.
Deliler intihar ederse, kim “delilik” yapacak?
Hayatın yükünden bıkan insanlar, bazen şöyle derler.
-“Akıllı olup bu insanların derdini çekeceğine, deli ol herkes senin derdini çeksin.”
Nerede öyle beleş, “Şam Tatlısı”.
Nerde öyle “akıllı deliler.”
Bazen bende derim.
-“Kardeşim, deli olacaksın deli. Kira derdi yok. Taksit yok. Okul masrafı yok. Bakkal yok, alışverişi yok. Çocukların derdi yok. Hanımın derdi yok.” Sıfır risk. Sıfır masraf.
Biz de işi deliliğe mi vursak acaba. İyi bir şey galiba bu, “delilik.” Boş verrr bize kimse inanmaz. Bizim deliliğimiz sahte olur. Bizim adımız, başka yerlerde, başka işlerde, “inmiş sekize, çıkmaz dokuza.”
Şarkı sözü yazarı, Aysel GÜREL (Deli Aysel, vallahi severdim kendisini), işi deliliğe vurdu. Bütün sanatçılar onun derdini çekiyor(du). Neyzen Tevfik. Deli miydi? Akıllı mıydı?
Bildiğim kadarıyla; Neyzen Tevfik, bu dünyanın delisiydi. Hem de birçok akıllı geçinenlerden “daha akıllı” deli.
Bu dünyaya, "hiç" diyecek kadar, bilge bir deli.
Ulan; “bu delilik, galiba güzel bir şey.”
Bazı insanlar, anne ve babalar. En önemlisi öğretmenler.
-Çocuğum deli misin? Bu böyle mi yapılır? Bu böyle olmaz. Böyle tutulmaz. Böyle çıkılmaz. Şöyle basılmaz. Böyle giyilmez. Kırmızı olmaz. Uzun olmaz. Böyle şarkı söylenmez, gibi… Birçok bahaneyle, kısıtlamalar getirirler çocuklarına. Kendi doğrularını kabul ettirmeye çalışırlar. Onlara göre bir tek kendileri “akıllı.” Kendileri dışında herkes “terelelli.”
Siz hiç çocuk olmadınız mı?
“Kırk çeşit delilik” varmış. “Kırkbirinci delilik” insanın kendisiymiş.
Bırakın herkes “akıllılığını” ve “deliliğini” istediği gibi yaşasın.
Siz kendinizi, “manyaklardan, sapıklardan, salaklardan, geri zekâlılardan, kendini üstün zekâlı sananlardan, eşşeklerden, kattırlardan, çıyanlardan, akreplerden, kakavanlardan, maydanozlardan ve de hıyarlardan” koruyun.
Deliliğin/delinin kime zararı var? Delinin kendisinden başka yıprattığı, örselediği, gönlünü kırdığı birisi var mı?. Ellemeyin, rahat bırakın delileri. Sadece yardım edin ara sıra. Onlar, küçücük iyiliklerden, çok mutlu olurlar.
Bir memlekette hem “deli” hem de ”veli” olmak kolay değil.
Bu memleket “delilerin” ve de “velilerin” yüzü suyu hürmetine ayakta duruyor.
Bir memleketin, delisi yoksa velisi de yoktur.
Çevrenizdeki delileri ciddiye alın.
Bir delinin attığı taşı, kırk akıllı çıkaramazmış.
Demek ki akılları yeterli gelmiyor.
Ben bu delileri önemsiyorum. Onları dinliyorum.
Bakın bakalım çevrenize, deli diye bildiğiniz kaç veli var?
İyice bakın.
Deli mi, veli mi?