Demir ağlar, beton yollar / Yolculuk / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ocak '10

 
Kategori
Yolculuk
 

Demir ağlar, beton yollar

Demir ağlar, beton yollar
 

Kars'a giderken ben çekmiştim bu fotoğrafı, bu görüntüyü seyretmenin keyfini hiçbir ulaşım aracına d


TCDD'nin demiryollarını yenileme çalışması sebebiyle bazı seferleri geçici olarak iptal etmesi, aklıma geçen yıl yazdığım bir yazıyı getirdi. O yazıyı yeniden yayınlıyorum burada. O zamanlar Onpunto'da yazmıştım. Hem Kars'a, hem de Diyarbakır'dan Ankara'ya treni kullanmış biri olarak, trenden çok keyif aldığımı belirtmek istiyorum. Bu yüzden Türkiye'de demiryolunun tercih edilir bir ulaşım biçimi olmasını da çok isterim. Uçak her zaman ucuz değil, erken plan yapmak lazım. Uçak olmayınca insanlar otobüse yönleniyor, çünkü tren de çok yavaş. Kars-Ankara arası 30 saati aşkın bir yolculuk yapılıyor trenle, bunun yerine o hatlar yenilense, tren dur kalk, hızlan yavaşla gitmese, o yol 20 saate düşse, tren tercih edilir olabilir belki. Biz treni tercih ettik, çünkü geze geze gelmek istedik. Üstelik yatarak gitme seçeneği de cabası isteyenler için. TCDD bu yüzden açıklamalarına "verimsiz olduğu göz önünde bulundurularak" ibarelerini koyacağına, niye verimsiz olduğunu düşünürse herkes için daha iyi olur. Bu verimsizlik de mevcut rayların iyileştirilmesiyle değil, hatların aşama aşama yenilenmesiyle giderilir, yeni hatların da açılmasıyla demiryolları tercih edilir bir ulaşım yöntemi olmaya başlar belki. Ben giriş faslını daha fazla uzatmadan bazı ibret verici rakamların da olduğu o yazıyı aktarıyorum, rakamların hepsi Tema Vakfı'nın bir süredir yayınlanmayan dergisi Yeşil-iz'e ait.

Türkiye'deki demiryolu projesi ile ilgili bilmediğimiz birçok şey var eminim. Arka planda neler dönüyor, neden böyle bunları anlamaya çalışmak lazım. Öncelikle değişik oranlara bakmak lazım.

Avrupa'da en düşük yolcu taşımacılığı oranı %80 iken demiryolu ile, Türkiye'de %80'e ulaşmak niye hayal? Bugüne kadar hızlı trenimiz olmadı, şu an yapılan da ufacık bir rota üzerinde seyredecek. Hızlandırılmış tren faciası yaşandı. Sanki insanlar trene binmesin diye gizli bir el bir şeyler yapıyor. Lakin tren çok önemli bir ulaşım aracı olabilirdi, uçaktan da otobüsten de daha çabuk ulaşabileceğimiz.

Trene binmek için bilmem kaç dakika önce gara gitmemize gerek yok zira, karayolundaki kadar tehlikesi de yok demir ağların.. Peki niye trene binmiyoruz, biri bizi engelliyor mu? Kuşkusuz cevap hayır, ama geri kalmış bir ulaşım biçimi olan otobüsle yolculuk Türkiye'de niye bu kadar ön plana getirildi, ilgilenmek gerek.

ABD'nin yaptığı Marshall yardımlarını bilenler vardır eminim. Marshall yardımı neticesinde oluşan bir durumun yansıması bugünkü halimiz. O yardımların bir şartı vardı çünkü: "Demiryolları değil karayoluna ağırlık verilecek, lokomotif fabrikası kurulmayacak." Oysa demiryolu hem ucuz hem de güvenli bir ulaşımdı, niye bu kadar karayolu istiyorlardı? 11 yılda on sekiz bin kilometre karayolu yapılıyor. İnşaatına başlanan(1959) İstanbul-Ankara hızlı tren hattı iptal ediliyor, yerine otoyol yapılıyor. Aynı kaynakla demiryolu yapılabilecek olmasına rağmen...

Demiryolları SSCB'nin bir sembolü olarak mı görülüyordu, bu yardımların amacı Türkiye'yi ABD güdümüne sokmak mıydı? Birçok Avrupa ülkesi bu yardımları almasına rağmen, en çok zorluk çeken ve bu şartların güdümüne giren Türkiye'ydi.

Marshall yardımları ile ilgili birçok başka spekülasyon da var, onlar da başka bir yazının konusu olsun. Biz demiryollarından devam edelim...

O karayolu taşımacılığını öve öve bitiremeyen ABD'de oran %43, Türkiye'de ise %95 maalesef... Demiryollarımızın başlangıcı Osmanlı Dönemi'ne dayanmakla birlikte, onunla ilgili kötü şeyler de var. Demiryollarımız uzun uzun dolanıyor bazı yerleri, neden? Çünkü, maden kaynaklarına yakın yerlerden geçiyor, o dönem demiryollarını yapan yabancı şirketler maden imtiyazından yararlanmak için demiryollarını kendi çıkarına göre inşaa ediyorlar.

Cumhuriyet döneminde hız kazandı demiryolu yapımımız, demir ağlarla ördük ana yurdu dört baştan... Lakin sonraki dönemde geriledi. 30 yıl önceye göre de hiçbir ilerlememiz yok, daha önceki zamanlara göre de... İstatistik rakamlarına göre, 27 yıl önce Denizli-İzmir arası trenle 6, otobüsle 5 saatti. Bugün ise otobüsle 3.5 saat, ama trenle yine 6 saat... İbret verici bir rakam değil mi?

Bir de şu son dönemde ortaya çıkan zehirli domates olayları var. Bunun da büyük bir bölümü otoyollarımızla ilgili maalesef. Yolların geçtiği yerlerin on kilometre sağ ve on kilometre solu bu zehirden etkileniyor. Ovalarda otoyol yapılmasına dair planlar hazırlanıyor, sadece domatesler değil, üzümler de iade ediliyor ihraç edildikleri yerlerden... Onları da biz yiyoruz paşa paşa... Uzmanların araştırmalarına göre Ankara-İstanbul arasındaki demiryolunun tüm enerji ihtiyacı Mudurnu Çayı'ndan karşılanabiliyor...

Acilen demiryolu taşımacılığına önem verilmesi gerektiğini düşünüyorum.... Artık Turgut Özal zihniyetinden kurtulmamız lazım, ne diyordu Turgut Özal: "Demiryolları komunist tercihidir" demişti, demiryolunu geri plana atıp, üstüne halkı da komünizmle korkutmak için. Halbuki alakası yok. Bütün demiryoluna önem veren ülkeler öyle mi? Kaldı ki kendileri demiryolu yaptırırken bize karayolu taşımacılığını öneriyorlar.

Tren hem ucuz, hem daha pratik. Uçakla gitmek yerine treni tercih eden o kadar insan var ki yurtdışında...

Bir de işin deniz yolculuğu boyutu var, o da başka yazıya kalsın, ayrı bir keyif, keşke daha yaygınlaşsa.

Demiryollarının ülkemizde neden teşvik edilmediğine dair esrar perdesini aralamaya çalışalım hepimiz, niye yeni yollar yapılmıyor, var olanlar yenileniyor sadece? Bu soruları soralım, araştıralım. Çağdaş ülkelerde, geri kalmış bir ulaşım biçimi olarak görülen otobüs taşımacılığı niye bizde bu kadar matah bir şeymiş gibi satılıyor? Tren daha keyifli değil mi? İstanbul-Ankara yolunda bile mevcut trenler oldukça keyif veriyor bana. Tabii kişisel tercih olur bunlar da, en azından makul fiyatlarda kaldığında, İstanbul-Ankara arasını 2.5 saatte alacak bir hızlı trene binmeyi kim istemez?

1959'de bu proje yaptırılıyor, bir takım iktidarlar döneminde gündeme geliyor, Turgut Özal engelliyor, Mesut Yılmaz yapamayacağız diyor. Bunlar üzerinde hala soru işaretleri var. Şu an yapılan hattı soruyorsanız, o çok daha ayrı bir mesele... Açılsın bakalım, o zaman konuşuruz üzerinde. (Şu an yapılan küçük hızlı tren hattı da yeterli mi? Daha çok olup, her yere trenle gitmemiz ne güzel olurdu... Çoktan tamamlamamız lazımdı bu projeyi, çoktan. Demir ağlarla ördük de, devamı gelemedi.)

 
Toplam blog
: 142
: 1092
Kayıt tarihi
: 27.09.09
 
 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakülteliyim. Seyahat benim için bir tutku, her fırsatta bir yerlere ka..