​ Demokrasi Oyunu... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ekim '17

 
Kategori
Siyaset
 

Demokrasi Oyunu...

Ortadoğu’da yaşanan kargaşalara baktığımızda, ülkemizde sahip olduğumuz “halk egemenliğinin” değerini daha iyi anlayabiliyoruz. İyi veya kötü bir seçim hakkımızın olması, ülke idaresine talip olanları, milletin kendi istenciyle belirlemesi, yurdumuzun Doğu eksenindeki ülkelere göre, ne kadar da ayrıcılıklı bir yere sahip olduğunun göstergesidir. Pekâlâ, bunu, MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’E borçluyuz. Bu açıdan da bunu, bu ülkenin yamalı bohça misali sağa sola yalpalasa da işleyen demokrasiyi, laikliği, sosyal hukuk devleti olmanın ayrıcalığını her zaman idrak etmeliyiz.

Anayasada yazılı olan süreler çerçevesinde bile olsa, sandığa gidip, demokrasi deneyimini yaşamak, hayata bakışın doğrultusunda, olgunluk dönemine kadar sahip olduğun siyasal ideoloji veya yaşam felsefesi meyanında “demokrasicilik” dahi oynamak, bence büyük bir keyif olsa gerek. Ne biat ne itaat etmemek… Nereden mi çıktı, “demokrasicilik” oynadığımız? Saklamaya gerek var mı? Ülkemizde, sözde uygulanan demokrasi, çokça da bir “oyundan” öteye gidememekte.

Dediğim gibi, bizler Türk halkı, yaklaşık 50 senedir demokrasiye sahip bir ülke ve devletiz. Dörtdörtlük olmasa da işleyen bir demokrasi ve demokratik teamüller çerçevesinde “oyun oynamak” kaydıyla ülkenin yöneticilerini, yasal sınırlar düzleminde belirleyebilmekteyiz.

İnsanların, özgürlük, daha müreffeh bir hayat standardı, huzur, ekmek, iş, gönenç yelpazesinden oluşacak bir hak ve hukuk talebinde bulunabilmesi, bunun için, devletin sağladığı siyasal araç ve olanaklardan faydalanması, fevkâlade olumlu bir edimdir. Lâkin, hâlâ ülkemizin alması gereken yol, aşması gereken engeller vardır. En azından demokrasi kültürünün daha iyi içselleştirilmesi, siyaset kurumunun ve kurallarının, çağdaş demokrasilerle idare edilen ülkelerin düzeyine çıkarılması gibi…

Genel Başkanın veya liderin istediği kadar bir demokratik refleks, Yirmibirinci yüzyıl çağında yeterli midir? En azından, bu kadar derecede ispatlanmış bir lider kültü demokrasisi içinde parlamenterlerin fonksiyonu ne olacak? Hani, cemaatler ve tarikatlar için en çok seslendirilen olumsuz konu, insanların bu tip yapılanmalar içinde özbenlerini kaybederek, itaat ve biat kültürüne alıştırılmalarıdır. Veya, bu tür yapılanmalar içine dâhil edilenlerden beklenen, “itaat”, “biat” gibi iç disiplinlerle kuvvetlendirilmiş sonsuz “sadakat” tir. Bu açıdan, siyasi parti ve örgütlenme gerçeğinin ikinci sırada yer aldığı; ama buna karşılık manevi hatlarıyla güçlendirilmiş bir lider portresi karşısında milletvekilliğinin konumu ne olacak?

 

 
Toplam blog
: 706
: 83
Kayıt tarihi
: 18.05.16
 
 

Ben, Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü mezunuyum. Şuan için öze..