​ Deniz Baykal ve Ekibi Susmalı / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '10

 
Kategori
Siyaset
 

Deniz Baykal ve Ekibi Susmalı

Deniz Baykal ve Ekibi Susmalı
 

CHP’deki gelişmeleri izliyoruz. Bu gelişmelerin iyiye işaret gelişmeler olduğuna dair şüphemiz yok. Ama CHP’de oyun bitmez, nitekim bitmiyorda. Televizyon tartışmalarında halen Baykal yanlılarının tuhaf konuşmalarını ibretle takip ediyoruz.

Şöyle bir düşünce ileri sürmüş olsak acaba çok mu tuhaf kaçar.

“Türkiye’de hatırı sayılır bir CHP seçmeni var. Bu seçmen kemikleşmiş CHP seçmenidir ve her seçimde oyunu CHP’ye koşulsuz olarak verir. Aynı zamanda bu seçmenin % 80 gibi ezici bir oranınında Deniz Baykal’lı bir CHP’ye lanet okuduğu malum bir gerçektir. O halde halen Deniz Baykal’ı bir şekilde siyasette tutmak için çabalamanın ne anlamı vardır? Hadi her şey bir yana; Aynı CHP içerisinde Deniz Baykal’a muhalif görünmeyen ama bir şekilde Deniz Baykal’ın parti başkanlığından çekilmesini isteyen ciddi bir sayının olduğunu görmek için kâhin olmak gerekmiyor. Yani, Deniz Baykal başkanlığındaki bir CHP’nin ne doğru düzgün bir muhalefet olma şansı vardır, nede iktidar olabilmek adına bir iddiası ve şansı vardır. Gerçek bu denli yalın bir şekilde orta yerde dururken, halen çıkıp ulu orta, yerli yersiz gevezelik yapan Baykal sevdalılarının artık bir yol susması ve tasını tarağını toplayıp siyasetin kenarına çekilmeleri elzemdir.”

CHP’nin uzak tarihine dair eleştirilerimiz bir şekilde devam eder. Doğru bulduğumuz, yanlış bulduğumuz birçok husus vardır ve kültürel bir düzeyde bu tartışmaları zaman zaman yapmak yerinde olur. Ama CHP’nin 1992 yılında açılması ve Deniz Baykal’ın otarihte partinin baş koltuğuna oturup, bu zamana kadar geçen sürede birçok seçim kaybetmesine rağmen, istisnasız bir şekilde başkanlığı sürdürmesi mizah tadında değerlendirilebilecek bir durumdur ve ilginçtir, bu mizahın baş aktörleride CHP içerisindeki o koca koca adamlar olmuştur.

1992 yılından beri açılmış olan CHP’nin siyaset hayatına dair ortaya koymuş olduğu birçok abukluklar vardır. Hatta öyleki kimisi rezalaetin dik alası olmuştur. Öyleki, salt parti içi iktidar adına adeta bir kırım suçu işlemiştir Deniz Baykal liderliğindeki CHP. Hemen hemen her partiliyi potansiyel birer tehlike olarak niteleyen bir anlayış koca bir partiye yıllardan beri sirayet etmiştir. Partiden uzaklaştırmadığı adam kalmadı Deniz Baykal ve yandaşlarının. Ve koca partiyi o hale getirdilerki koca memleket nazarında ve sosyalist enternasyonal içerisinde, rezil kepaze hale soktular. Kamuoyunda Baykal ve ekibine güvensizlik adeta tavan yaptı. İttihatçiler de böyle yapmadı mı? Koca Osmanlı’yı hürriyet aşkı ile ele geçirip, on yıl içerisinde darmadağın edip, ortada devlet diye bir şey bırakmadılar ve ülkeyi en nihayetinde kaçarak terk edip gittiler. Deniz Baykal CHP’side aynen böyle bir şey işte. İktidar olmak adına yola çıktılar, tam on sekiz koca yıl oldu, iktidarın kıyısına yaklaşamadıkları gibi, partilerinin birde parlemento dışı kalmasına neden oldular. Hiç utanmadılar ve yeniden partiyi ele geçirdiler. İşte manzara ortada. Halen parti içerisinde ne koparırız sevdasındalar. Bundan öteye Baykal ve ekibine “ayıp” demekten öteye bir şey gelmiyor elimizden. Ama ne kadar direnirlerse dirensinler, o her direniş hareketleri bilsinlerki, kamuoyu nezdinde lanet okunarak izleniyor. Şayet yüzlerini topluma çevirip bakmasını bilirlerse, kamuoyunun kendilerine nasıl lanet okuduğunu alenen görecekler. Ama biliyoruzki, Deniz Baykal ve ekibinin topluma dönük zerre olsun bir siyasetleri olmadığı için halen kendilerini bir hayal dünyasının içerisinde görüyorlar ve zamanı geriye döndüreceklerini sanıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu için Hiç kuşku yokki zor bir süreç. Ama Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıklama biçimi ve zamanlaması son derece yerinde bir zekâ kokan hamleydi. Kabul etmek gerekiyorki, Kemal Kılıçdaroğlu şu ana kadarki performansı ile o Baykal yanlısı köhnemiş zihniyete zekâ dersi veriyor.

Deniz Baykal kırgınmış!

Neden?

Sonucun kendisi açısından bir gün bu hale gelebileceğini bilmiyor muydu? Bu denli parti içi iktidar hırsının, gün gelip kendisini toplum nazarında rezilliğe iteceğini hesap etmemiş miydi?

Deniz Baykal’ın kimseye kırgın olmasını gerektirecek bir durumu yoktur. Çekilsin köşesinde otursun.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun zannımca yapması gereken en önemli hareketlerden birisi, kendisini partinin dışında bulmuş ne kadar insan varsa kurultaya davet etmesi.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..