- Kategori
- İnançlar
Deniz Tanrıları ve Tanrıçaları

Deniz, güneşli ve sakin bir havada, bir yalıyarın tepesinden onu seyreden kişi için, gümüş parıltılar saçan, mavi ya da yeşil bir yüzeyden; buna karşılık, kapalı bir havada, kasvet ve dalgaların kıyıda gökgürültüsü gibi patladığı fırtınalı havada ise dehşet veren bir manzaradan ibarettir.
Fakat, bir denizci için deniz, bambaşka bir şeydir... O sadece üzerinde tekneyle dolaşılan basit bir su yüzeyi olmayıp, her şeyden evvel bir geçim kaynağıdır. Deniz, denizcinin birlikte yaşadığı bir kişi, sevdiği, derdine ortak olduğu ya da nefret ettiği bir varlık; bazen kendisinden çekindiği, ama her zaman saydığı bir insan, hatta bir tanrı gibidir.
Eski insanlar, bütün tabiat kuvvetlerinde tanrısal bir güç bulunduğuna inanırlardı. Yalnız deniz tanrılarını ve tanrıçalarını anlatmak için kocaman bir kitap yazmak gerekir. Eski Yunanlılar' da deniz tanrısının adı "Poseidon", Romalılar' da ise "Neptün" idi. Bu tanrının elinde, kulları olan balıkları avlayıp yemek için kullandığı üç dişli zıpkın vardı. Deniz tanrıçasına gelince; Samiler' inki "Astart", Yunanlılar' ınki "Afrodit", Romalılar' ınki ise "Venüs" idi.
Bunlardan Afrodit, deniz köpüğünden yaratılmıştı ve aynı zamanda güzellik ve hayat tanrıçasıydı; yani hayatını ve güzelliğini denizden almıştı. Oysa bilim bizlere göstermektedir ki, ilkel hayat önce okyanuslarda başlamış, sonra balıklardan memeliler türemiş, bunlar da karadaki hayata uymuşlardır! Şu halde efsane, bir gerçeği yansıtmaktadır.
Eskiçağ' da deniz tanrılarına çok önem verilir, onlara sık sık yalvarılır, kurbanlar sunulur ki bu kurbanlar bazen insanlar olurlardı. Polinezyalılar' ın yaptığı gibi, denize adaklar atılarak tanrıların gazabı yatıştırılır ya da rızası alınırdı.
Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Musevilik gibi tek tanrılı dinler, hiç şüphesiz bu tanrıların hepsini reddetmişlerdir. Lakin, özellikle Ortaçağ' da, Hıristiyan denizcilerin, denizden sağ salim dönebilmeleri veya iyi avlanabilmeleri için, Meryem Ana' ya ve Hıristiyan dininin diğer ulularına adaklar adamaları, onlardan yardım dilemeleri çok yaygın bir gelenekti.