- Kategori
- Aşk - Evlilik
Denize haykırdım sevdiğimi.

SEVGİLİYE MEKTUP
Denize haykırdım aşık olduğumu, aşık olduğuma söyleyemedim. Çünkü hanımefendi olmak, insan olmak gibi erdemleri öğreniyordum 18’li yaşlarda. Denize anlatırdım, sevdiğimi. O yüzden sırdaş tutmuştum denizi kendime. Aşk insana suyun altında konuşmayı öğretir. İki cümle kuramazdım yan yana, isyanlarımı kabul edilmişliklerimi söyleyemezdim, ama suyun altında anlatırdım hikayemi suya. O yüzdendir denizi çok sevmem, ve çok iyi yüzmem. Denizi kucaklar gibi her kulaç attığımda, aslında sevdiğimi öpüyordum ve kucaklıyordum.Denize bu yüzden minnettarlığım. Hep suskun kalmıştır.
Su sanki beni ve benim günahlarımı paklardı. Bunu hissedersin. Su temizliktir. Sen anlattıkça hafiflersin, rahatlarsın. Soluk alırken suyun üzerinde aslında akciğerlerine değildir dolan hava sadece, suyun başka bir halidir. O hisle çekersin havayı içine.
Aşık olmak böyle bir şeytir. Yaptığım her şey şiirseldi. Dokunduğum, kokladığım, yürüdüğüm yollar o kadar şiirseldi ki. Ayak ucunda bale yapar gibi yürürdüm. Karadeniz benim için aşk demekti.
Ellediğim, dokunduğum, tattığım her şeyin O nun tarafından dokunulmuş olma ihtimali bile neredeyse fiziksel bir tatmin kadar zevk veriyordu. Adrenalinim devamlı yüksek olmasının sebeblerinden biri idi aşk.
Şimdi ise, ayağımın ne kadar yerden kesildiğinin, ne kadar maddi baktığımı gördüm hayata, ve hayatın getirdiklerine. Bu kadar savunmasız kalmamın sebeblerinden biri kafamın içinde bir aşk ezgisiyle dolaşmam olduğunu bugün 40 yaşlarında anladım. Sadece yapmam gerekenleri yapıyordum. Maddiydim, maddeydim. Kadınlığımı, dişiliğimi 18’inde bıraktım ben.
Şimdi 40 ‘lı yaşların başındayım. Yeniden aşık oldum. Ve şunu söyleyebilirim. 18 inde aşık olmak ile 40 yaşında aşık olmak arasında ciddi bir fark var. Önceliklerin değişiyor. Artık denize haykırmıyorum sevdiğimi. Sevdiğime de söylemiyorum. Çünkü 20 li yaşlarda futürsuzca , cesaretle yaşadığın aşk, 40 lı yaşlarda sadece “JANE EYRE” in gururu gibi geliyor, baş edebileceğim bir şey bu.
Sanırım 40 yaşlarda bu sorunun sadece kendi sorunun olduğunu, biliyorsun. Aşk seni güçsüzleştirmiyor, seni daha kuvvetlendiriyor. Daha rahat oluyorsun. Bunu hissediyorsun. Sanki beyninin bir köşesinde ışık yanıyor. Herşeyi herkesi bir yere oturtuyorsun. Artık denize de ihtiyaç duymuyorsun bir şeyler anlatmak için. Çünkü her şey kafanın içinde yerini bulmuş oluyor. Saklamıyorsun. Saklanmıyorsun da. Yaşadığın her şeyin hesabını verecek kadar güçlü ve donanımlı oluyorsun. Acının seni yalamasını da beklemiyorsun. Sabırsız da değilsin. Yanıp da kavrulmuyorsun. Bunları engelleyebiliyorsun. Aşık olmak iş te böyle bir şey.
Sevgilerimle AYRIK OTUM.