- Kategori
- Güncel
Denizgiller

Seni sevmesem ne geçer elime... Sen mi... Boş ver bir kere onu....
Bir blog dostunun gözüme soktuğu gerçeğimle vardım oysa ki ben. Sen değil ki derdim Deniz’im olmalı. Ben ki Denizgillerin öğütülmüş nesli senin değil var ettiğimle yoluma soyunmalı. Ayrılıklar ne ki be kuzey rüzgarlarında öğütüldük. Fikret Kızıloktan öğrendik aşkı, Bülent Ortaçgille sevdik. Ne bu dostlar üzerimizdeki ölü toprağı dostunuzu 14'ünüzde bir yol boyu arada kucağınızda toprağa vermek var be. Sevgiliniz mi, karınız mı sizi terk etti. Etsin yahu boş verin. Ne ki ya ölmedik ki. Ölüm değil ki sonu, toprak atılmadı ki üstümüze. Varsın çocuğum sınıfının en zayıf öğrencisi olsun, kızım anasını özlesin parkta ağlasın. Yahu ne gam be ne, yaşıyorum işte inadına hala. Dar ağcında üç fidan oldu buralarda, Mahir' i saymıyoruz sanmayın Kızıldere'de. Ne güzel işte meydanları doldurdu alaylarımız ne güzel Deniz olduk Ankara'da, İstanbul'da Manisa'da, Marmaris'te yarın İzmir'de. Başardık yahu biz olduk birlik olduk. Alnındaki yazma ile başındaki türban ile ve de boya ile. Biz olduk nehir olup taştık Deniz olduk. Oğluma, kızıma devrimi anlatacağım ilerlemeyi, kan olup akmayı değil Deniz olup taşmayı. Tükenmeyi değil dar edip bedeni Akdenizi anlatacağım...
Seçime gidiyor ülkem yeni bir seçim var önümüzde dostlar, alıp başımızı gitmek ve ya kalıp evlatlarımız için seçmek zamanı şimdi durmak, öylece asırlık cınarlar gibi, Kızılırmaktan gelir bizim suyumuz korkmayın ya...
Ey aşk, ey sevda ülkem olsun, Çanakkale'den Van'a, evlatlarım var bu topraklarda ben yeşerttim ben sulayacağım bu toprağı.
5 Mayıs sabaha karşıydı
üç gören göz atan yürektiler
ama öldüler...