Denizin üzerindeki ışıklar / Aile / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '07

 
Kategori
Aile
 

Denizin üzerindeki ışıklar

Denizin üzerindeki ışıklar
 

Hani Kumburgaz'daki o sevimsiz evin balkonunda sohbet ederdik seninle saatlerce. Gökyüzündeki yıldızlara uzanacak kadar güçlü hissederdik beraberken… Saçları boynuma değdiğinde o minicik elleri ile sarıldığında bayram ederdi yüreğim.. " Yine mi kucağında uyudu" dediğinde bilirdin küçücük yavrunun güvenli bir kucakta olduğunu… Annesi sayılırdım ben onların. Teyze demek anne demekti. Sende zamanında hem abla hem anne olmadın mı bana… Anneme bırakmazdın hiçbir şeyi. Hep benimle ilgilenir, sürekli yardım ederdin… Abla, anne ve dost oldun.. Şimdi ise kilometreler var aramızda. Ama yüreklerimiz hep yan yana. Sıkı sıkıya bağlı.

Kim için bir anlam ifade eder ki akşam vakti balığa çıkmış teknelerin ışıltılı görüntülerini izlemek balkondan. Senin için öyle güzeldi ki onlar… Saat dokuzu gösterdiğinde kaybolurdun ortalıktan. Önceleri nereye gittiğini bilmiyordum… Dinlenmek için odana çekildiğini düşünürdüm hep.. Aslında sen yatağında uzanarak değil de ruhunu denize gidişini izleyerek dinlendiriyormuşsun kendini..

Bir gün heyecanla " Çok güzel bir şeye şahit olmak ister misin?" diye sordun… Elimden tutup hızlıca balkona çektiğinde, denizin üzerinde ışık ışık ilerleyen tekneleri işaret ettin… " Bak ne kadar güzeller değil mi?" … Ben ilerleyen teknelere değil de senin güzel yüzüne bakıyordum. Her tekne yüreğinden taşıp giden bir umut gibiydi… Sanki onlarla beraber denizin o güzel mavisine atıyordun kendini… Balıkçılar teknelerini, ağlarını veriyordu denizin derinliklerine sen ise ruhunu…

Neler oldu bilmiyorum ama içimde tuhaf bir his var… Balıkçı teknelerinin o muhteşem görüntüsüne gecenin eşsiz müziği eklendiğinden bu yana bu tuhaflığı çözemiyorum.. Tuhaflık dediysem kötü anlamda değil.. Tamamen huzuru dolduran bu büyünün nasıl olur da bir anda geldiğini anlamamamdan kaynaklı… Ama bu huzur geçici. Asıl huzur Ulaş’ın zeytin gözleri ve Haticenaz’ın ufacık suratındaki kocaman gülümsemesinde saklı senin için.

Hafta sonunun tüm yorgunluğu omuzlarımı çökmüşken ve ben yatağımda öylece uzanırken çaldı telefonum… " Biliyor musun denizin üzerinde binbir ışık binbir umut var… Şimdi ikisi de kucağımda ve biz ruhlarımızı,umutlarımızı o teknelere yükledik.. Denizin o güzel maviliğine boyansın diye… Ben, Ulaş ve Haticenaz balkonda teknelerin ışıklarıyla oluşan muhteşem geçişi izliyoruz.. Biz sevgimizi sana gönderiyoruz. Duyuyor musun Haticenaz’ın sesini? Yine soruyor “Seda teysem ne zaman gelecek, beraber toptantıya gideceğiz biz” diye..”

“Şimdi o teknelere umutları yükledik.. Marmara açıklarında yol alıyor.. O teknelerin her biri bizi temsil ediyor.. Şimdi gökyüzü, deniz, sevgimiz ve ruhumuz renklendi… Yani umudumuzun rengini aldı.. Masmavi oldu”

Biliyoruz ki sevdiklerimiz kilometrelerce uzakta olsa bile yürekleri bizimle… Sevgi dolu yüreklerimizi hüzünlere teslim etmemek dileğiyle

Not 1: Canım ablama yani dünyanın en güzel iki annesinden birine sevgilerimle… Anneler günün kutlu olsun. Biraz erken oldu ama olsun :)))

Not 2: Haticenaz’ın bahsettiği toplantı ( onun söylemi ile toptantı) Milliyet Blog toplantısıdır. Sizinle geleceğim diye çok ağlamıştı arkamızdan…

Resim : Tarık Aytaç Gürbüz

 
Toplam blog
: 194
: 1525
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..