Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ağustos '09

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
1053
 

Denizli'nin İnadı

Denizli'nin İnadı
 

Önce Kazanan...

Fenerbahçe'nin Zico ile Avrupa'da başarılı olduğu dönemlerde oynadığı oyun şablonu 4-2-3-1'di ve çoğu kimse bu meşhur tek forvetli (gibi görünen) sistem için Brezilyalı teknik adamı tebrik ederken bazıları bu sistemin asıl mimarı olarak eski teknik direktör Cristoph Daum'u gösteriyordu. Sistemin kurucusunun Daum ya da Zico olduğu tartışılır ama Fenerbahçe'de tartışılmayacak tek durum takımın yaklaşık beş sezondur aynı oyun sistemi ile oynuyor olması ve bunun avantajları.

Sarı lacivertlilerde bu sene en dikkat çekici özellik, özellikle Dos Santos ve Cristian'ın katılımlarıyla, takım içinde koşan oyuncu sayısının artmış olması; dolayısıyla hücumda çoğalabilmek. Bugünkü karşılaşmada Yusuf ve Tello'yu fazla serbest bırakmak istemeyen Kazım ve Dos Santos ileri çıkmakta Honved maçındaki kadar istekli görünmediler ama genel anlamda bu iki oyuncunun hatta zaman zaman arkalarındaki Gökhan ve Vederson'un kanat bindirmeleri sarı lacivertlilerin hücum zenginliğinde önemli bir paya sahip.

Bugün her ne kadar kilidi açan gol rakibin hatasından ve galibiyeti pekiştiren sayı da rakibin savunma tedbirlerini elden bırakmasından kaynaklansa da Fenerbahçe öncelikle teorik anlamda rakibine oranla doğrulara daha yakın olan taraftı.

Sarı lacivertlilerde Bilica'nın performansı beklentilerin uzağında değil ve bu onlar için olumlu bir gelişme. Ancak Önder'in yerine ya da en azından onunla dönüşümlü oynayacak bir savunma oyuncusu alınması gerektiği çok aşikar.

Bugün olaylı transferiyle belki de sezonun en önemli takım değiştirmesini yapan Mehmet Topuz'un neden kadroda olmadığı da sarı lacivertliler adına önemli bir soruydu. Zira yıldız oyuncunun bildiğimiz kadarıyla herhangi bir sakatlığı bulunmamasına karşın kadroya alınmaması bu oyuncu hakkında teknik direktör Daum'un çok olumlu şeyler düşünmediği dedikodusunu destekler nitelikte ve bu durum işler yolunda gidiyorken müstakbel bir soruna davetiye çıkarabilir.

Ve Beşiktaş...

Beşiktaş tarafında ise maça sürpriz bir pres ve istekle başlamanın yanı sıra savunmadaki yeni transferler Ferrari ve İsmail'in performansları dikkat çekiciydi. Ancak siyah beyazlılarda geçen sene mevcut olan oyun kurucu eksikliği bu maçta da fazlasıyla hissedildi. Bugünkü oyun şablonunda tüm yük omuzlarına binen Tello'nun istikrarsız performansı Beşiktaş için çok büyük bir sorun ama işin asıl enteresan tarafı Denizli'nin elinde bu sorunu ortadan kaldıracak alternatiflerin olmasına karşın tecrübeli adamın geçen seneki inadına devam etmesi.

Denizli'nin İnadı...

Hatırlıyorum da Ertuğrul sağlam Beşiktaş'ın başındayken Mustafa Denizli maçları yorumluyor ve Holosko'yu sağ kanatta oynatan Sağlam'a her fırsatta veryansın edip, slovak oyuncunun asıl mevkisinin kanat değil forvet olduğunu söylüyordu. Gün olup devran dönünce kendisini hakkında çok yorum yaptığı Beşiktaş'ın başında bulan Denizli eski düşüncelerinden ödün vermek istemezcesine Holosko'yu sağ kanatta düşünmeyip ya forvet oynatıyor ya da hiç oynatmıyor. Üstüne üstlük sağ kanat vazifesini de, kendisine hiç uygun olmayan Yusuf Şimşek'e veriyor. Yusuf'un sağ kanatta oynaması da tüm oyun kuruculuk yükünü, maç içerisinde saman alevi gibi yanıp sönen, Tello'ya bırakıyor ve neticede ortaya çok hücum oyuncusuyla oynuyor gibi görünen ama aslında son 270 dakikadır gol atamayan bir Beşiktaş çıkıyor.

Holosko'yu sağ açığa, Yusuf'u da forvet arkasına çekerek bu kısır döngüyü rahatlıkla aşabilecekken, Denizli'nin bu inadında ısrar etmesi hem anlaşılması zor bir durum hem de Şampiyonlar Ligi öncesi oldukça düşündürücü.

Beşiktaş adına bir olumsuz nokta da futbolcular için büyük önem taşıyan sezon öncesi kampa katılamayan Nihat Kahveci. Bu hazırlık dönemlerinin ne denli önemli olduğunu görmek için, 3 sezondur ilk kez bu sene sezon öncesi kampa katılabilen ve geçen seneye oranla bu seneki performansında gözle görülür bir düzelme olan Emre Belözoğlu'nu incelemek yeterli olacaktır. Bu nedenle iyi senaryoda yıldız oyuncunun beklenen performansını yakalayabilmesi en az birkaç hafta alacak, kötü senaryoda ise Nihat eski takımına bekleneni veremeyecek gibi görünüyor.

Neticede maçın kaderini penaltıya sebebiyet veren ve ikinci golde de rakibini boş bırakan Sivok ile bu hataları iyi değerlendiren Alex çizdi. Ancak Fenerbahçe'nin kupaya uzanmasında sarı lacivertlilerin oturmuş sistemi kadar Denizli'nin inadının da payı büyüktü.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 788
Toplam yorum
: 416
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 1416
Kayıt tarihi
: 11.11.07
 
 

Çoğu çocuk gibi ben de futbolcu olmak istedim, olmadı. Bu oyundan kopmamak adına üniversite yılla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster