- Kategori
- Anılar
Deprem..

Televizyonlar da dün Şirinevler'deki felaketi görünce aklıma deprem geldi.
Aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen o günleri unutamıyorum.
Allah hiç kimseye yaşatmasın.
Çocuk yıllarında da İstanbul'un sallanışını yaşamıştım. Bu bir başka idi.
Sabah haberlerini dinlerken Türkiye de şiddetli bir deprem olduğunu, arabamın radyosundan duydum. Derhal eve dönerek. Satelit üzerinden haberleri dinlemeye çalıştım. Çok yeni olduğu için tam bir haber alınamıyordu. Telefonlar da çökmüştü; aradan iki gün geçtikten sonra vahametin ne kadar büyük olduğu, gözler önüne serilmeye başladı.
Akut'un çalışmalarını seyrederken aklıma benim bu duruma nasıl bir katkım olabilirdi!..
O kat kat olmuş binaların arasından insanlara seslenişleri "orada kimse varmı" diye. Halen kulaklarımda çınlıyor.
İş yerinde arkadaşlarla otururken, işçilerimden bir tanesi şef dedi bu adamlar böyle bağırıyorlar ya adam baygınsa nasıl onu duysun.
İşte o anda aklıma bizim şu akıt boruların bağlıntı yerlerinden girip de boruları tıkayan kavak ağaçlarının kökleri geldi.Biz bunları 3-4 cm çapında 9 metre boyunda elastik bir hortumlarla tesbit ediyorduk.
Ucunda led ışıkları bulunan bir de mini renkli kamaresi var tıpkı cep tlf'rındaki gibi.12 volta çalışan bir alet.Her hangi bir tv.ye bağlandığı zaman istenilen derinliğe kadar inilerek içerisini görme imkanı olabilirdi.
Hemen ufak bir Jeneratör tv. ve taş işlerinde kullandığımız hidrolik kırıcılar demir kesicileri.Bu bahsettiğim cihazı ve tekrar yüklenebilecel el fenerleri sizin anlıyacağınız kadar o felaket de kullanabilecek ne kadar malzeme varsa Bir kaç Alumiyon bokslara yerleştirerek.Yanıma aldığım diğer acil malzemeler ve işçilerimle Türkiye ye hareket ettik.
Bu arada Akut' la temas kurarak onlara ne gibi cihazlar getireceğimi ve Hava alanında benden hemen teslim almalarını bildirdim.Bu arada cihazların nasıl kullanacaklarına dair çok tefarruatlı bilgileride boxsların içine yerleştirdim.THY'ları hiç bir şey talep etmeden bu eşyaları nakline yardımcı oldular.Aynı şekilde Gümrük'de hiç bir işlem yapmadan bunları bir protokol karşılığı Akuta anında teslim etmemize yardımcı oldular.
Bu kadar çabuk işlemler Türk insanın böyle durumlarda ne kadar duyarlı olduğunu bir kere daha ispatlamış oldu.
Esas benim ve yanımda çalışan arkadaşlarım için yaşayacağımız şok bundan sonra başladı.
Kiraladığımız araba ve almış olduğumuz özel bir izinle orada idik.Ayağımızın altında toprak halen sallanıyordu.Bu son olarak tv.lerde gördügünüz Lübnan onun yanında hiç kalırdı.
Belki bu doğa felaketinde hayatlarını kaybetmiş vatandaşlarımız.Allah gani gani rahmet eylesin.
O anda gördügüm manzara karşısında nasıl kurtulmuşlardı geride kalanlar!..
Boşluğa bakan gözler.Söylenenleri duydukları halde hiç bir reaksiyon vermemeleri.
Yıkık evinin karşısında yere cökmüş, iki metre ilersinde ki duran battaniyesini alamıyan insanlar.Düsüne biliyormusunuz, yardım kamyonlarla geliyor.Ekmek dolusu kamyonlar, su dolusu kamyonlar, diğer yiyecek taşıyan kamyonlar.Binlerce kişi; ekmeğinizi kuyruğa girip alabilirsiniz bu size belki 5-6 saate mal olacaktir.Ondan sonra su kuyruğu ve bu devam edip gidecektir.Birde kaybolma korkusu.
Artık acı duymuyorsunuz.Ölüme meydan okuyorsunuz.İlk 10 gün sonra yaşadığınızın farkına varacaksınız.Daha yazacağım çok şeyler var ama yazmak istemiyorum.Onlar hiç o günleri anlatmadılar onların saygısına bende susuyorum.
Geçenlerde İstanbul Valisi bir tv de konuştu aradan bu kadar zaman geçmesine rağmen nelerin bizi beklediğini biraz çıtlattı.
Apartmanda veya mahallede bu konuda bir araya gelip de neler yapılabileceğinize dair bir konuşma geçtimi.
Bazı bölgelere bildiğim kadar depremden sonra kullanbilecek sağlık ve bazı şeyler stoklandı acaba onlar bir kontrolden geçiyormu her halde piller şimdiye kadar boşalmiştir.
Sağlık malzemelerinin miyadları dolmuştur.Bu konuda evinizde veya sokağınızda sizlerin yapacağı görevlerin organizesi için bir çalışma yaptınızmı.
Hiç bir şey yapmadınızsa bile ailecek evde bu konuyu konuşup neler yapmanız gerektiğini ve bunun provasını yaptınızmı.
İsterseniz bu konuyu burada keseyim.
Sizden bir özür borcum var esasında yukardaki Akutun yazısını koyduğum için.Bu durumu birebir yaşadığımı anlatabilmek için koydum.
İnanın bana ve biraz olsun neler yapabileceğiniz konusunda organize olamaya çalışın.
Bu sizin yapacağınız insanlık borcudur.
Hem kendinize hem de komşularınıza.
Saygılarımla.