Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1814
 

Deprem ve yaşadıklarım -2 (Depremden korunma yolları)

Deprem ve yaşadıklarım -2 (Depremden korunma yolları)
 

Deprem değil, çürük yapı öldürür!


Deprem, insanoğlunun algılayabileceği bir şekilde kıyametin prova edilmesidir. Bunu, depremin ardından üstümüze çöküp beton bir mezara bizi hapsetmediğine şükrettiğimiz evimizi ardımızda bırakıp, balkonu olmayan bir eve doğru yol almaya başladığımızda anladım.

Bu ev tek katlı ve bahçeli şirin bir evdi. Eşimin akrabaları yaşıyordu. Evin önüne ulaştığımızda onlar da herkes gibi panik halindeydi. Tek katlı bir ev de olsa yaşanan dehşet dakikaları insanların yüreğine fena çökmüştü.

Evin hemen yan tarafında çayırlık bir alan vardı. Hep birlikte oraya gittik. Çimenlerin üzerine çöküp duruma alışmaya çalıştık. Birbirimize telkinler vermeye ve bu yolla teselli bulmaya çalışıyorduk. Fakat bu mümkün değildi.

Bir süre deniz yüzeyinde oturur gibi oturduk orada. Sabahın ilk ışıkları ile insanların yüzündeki korku ve dehşeti görmeye başladığımızda, faciadan geriye sağ kalmış olmanın buruk sevincini de yaşadıklarını görür olduk. Telefonlar kesilmiş, yollar kapanmış, trenler çalışmaz olmuştu. Hayat durmuştu sanki. O gün bir o tarafa bir bu tarafa yıkılan evler arasında gidip geldik durduk. Tek katlı evin bahçesinde akşamı yaptık. Gece kararmaya başladığında bir önceki günden kalan yorgunlukla gözler ağırlaşmaya başladı. Uyku vakti çoktan gelmişti ama uyuyacak yer yoktu ki!

Üç dört tane kazık aldık ellerimize ve çimenlik alana gidip diktik. Etrafına çarşaflar gerdik. Evden alabildiğimiz minder ve yatakları yere sererek yatak yaptıktan sonra da bu derme çatma çadırın içine, tam sekiz kişi girip yan yana dizilerek yattık. Aslında evde yatabilirdik. Nihayet tek katlı bir evdi ve sağlam yapılmıştı. O evi yıkacak bir depremde muhtemel yattığımız yerden toprağa gömülüp giderdik zaten. Ancak bir önceki akşam o kadar korkmuştu ki yürekler, yıkılmayacağını bilsek de eve girmek mümkün olmuyordu. Gün içinde eve giriyor, akşam olunca evden çıkıyorduk.

Gecenin bir yarısı bağırış, çağırış ve kovalamacalar arasında uyandık. Şaşkındık. Biraz sonra anladık durumu. Memleketimin güzide evlatlarından biri, derme çatma çadırlarda yatan insanlara sokulup elini çadıra sokmuş ve çalacak bir şeyler ararken insanlar uyanınca kaçmaya başlamış! Bunu yapanı nasıl anlatabilir ki kelimeler!

Tam dokuz gün çadırda kaldık. Ardından kıvrılan rayları seyrederek memleketimize gittik bir süreliğine. Bu arada binamıza bir ekip tarafından önce ağır hasarlı, ardından da bir başka ekip tarafından orta hasarlı raporu verildi. Çatlayan kolon ve kirişlere rağmen bina güçlendirildi diyerek orada yaşamaya devam ettik. Tüm korkularımıza rağmen hem de. Bu yıkılmaya yüz tutmuş, ardından güçlendirilmiş binada, Bolu depremini yaşayıp da İstanbul’a göç edene kadar!

Benzer bir depremi daha bu yürek kaldırabilir mi bilemiyorum!

Deprem ve yaşadıklarım-1 : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=5362

Deprem ve yaşadıklarım-2 : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=5671

Deprem ve yaşadıklarım-3 : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=10801

Deprem ve yaşadıklarım-4 : http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=11299

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Neredeyse pahalıya patlayacaktı değil mi.:)) Ben de Aydın'da neyseki çok daha az şiddetlisini yaşadım ve benim de algıladığım, "karadan bir denizde" olmaktı. Kaçış yoktu; tıpkı denizin ortasında olmak gibiydi. Ama o sevdiğim deniz, böyle "karaya" dönüşünce çok sevimsizdi. Sevgiler, en derin mavilerle.

derinmavi.. 
 17.12.2007 15:46
Cevap :
O günlerin korkusu yüreğimize öyle bir işlemiş ki, söküp atamıyoruz. Tabi ben depremin ardından faciaya bizzat tanıklık ettiğim için bu etkiyi daha da şiddetli yaşadım. Sanırım korkunun sebebi biraz da bu. Sevgiler.  17.12.2007 21:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 66
Toplam yorum
: 792
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 5922
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

Anadolu benim, ben de Anadolu'nun canıyım!   ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster