​ Destan-ı ölüm / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Temmuz '10

 
Kategori
Şiir
 

Destan-ı ölüm

Destan-ı ölüm
 

Geceler habis, geceler kara, geceler bedbin,

bir görünür alem-i berzah ki;

zinciri yerde her ölü kalbin

Ondandır destursuz her rüya gezişleri

terki dünya ettiler lakin

yarım kalmış işleri

solgun fotoğraflarda bin türlü "imdat"

yeryüzünde kimde var size yarar istidat?

Bir anlık devrim ile "cahil" oldu onca dil

can dediğin neydi ki

sönmeye mahkum kandil...

Bir rüzgar üflediler ve biçare söndünüz

vakit hatıra kaldı size

Artık ne gece ne de gündüz

bir gri heyulanın baharatı bin bir "ah"

gitti gayri beklemeyin

seferde ölmüş son padişah

Kabristanlar ki kor bir hiçlik denizi

hani can dedikleriniz

çoktan unuttu sizi

Kime yedirmiştiniz o son " bir lokma" aşı

işte size mükafat,

bir eğri mezar taşı...

Bir işaret parmağı, arşa değen şu sedir

bekçidir ahınıza

bilmem ki kaç senedir...

Hep bakiyiz sandınız, tükenirken azar azar

oysa aç bekliyordu

sizi şu beton mezar

Bir gün sonranız yarın, bir gün önceniz dündü

güneş sandığınız kandil

ne de vakitsiz söndü

Sen! ey hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayan

kaç yüz yıl andı seni

soy ismini taşıyan?

Hep zengin olmalıydı bu yaşam sergüzeşti

bak ne garip değil mi?

kabrini yoksul eşti...

Işıklı pencerelerde bitimsiz bir hayat vardı

şimdi bir çiçek gibi

saksını toprak sardı... ...

ENGİNDENİZ...

 
Toplam blog
: 28
: 814
Kayıt tarihi
: 14.06.10
 
 

32 yaşında bir belediyeciyim. Mahalli İdareler/ Fırat Üniversitesi mezunuyum. Tam bir roman delisiyi..