- Kategori
- Siyaset
Devlet adamı olmak
Devlet adamı saygın ve yetkin olmak zorundadır. Bu devlet adamı Türk Milletini temsil etme durumunda olan Cumhurbaşkanı ise sözlerine, davranışlarına daha fazla dikkat etmesi gerekir.
Devlet adamı söz ve davranışlarında mahalle kabadayısı gibi konuşamaz ve davranamaz.
“Yapsan ne yazar, yapmasan ne yazar”
“Siz kim oluyorsunuz da Türkiye hakkında karar alıyorsunuz?”
“Sen kimsin yahu”
“Sizin bu kararlarınız, bana sökmez”
“Sizin aldığınız kararlar, benim için yok hükmündedir”
“İsterseniz, topunuz birlikte gelin”
“Burası muz cumhuriyeti değil”
“İsrail dölü”
gibi sözler devlet adamı kişiliğine yakışmamaktadır.
Bu sözler halka hoş görünmek ve onların manevi duygularını okşayarak desteğini almak için söylenmiş olabilir. Fakat bu durumun bilinçli bir toplum için fayda sağlamayacağını da görmek zorundayız.
Devlet adamı ülke çıkarları doğrultusunda; diplomatik olmayı bilmek, stratejik düşünmek, erdemli, prensipli, istikrarlı ve kararlı davranmak zorundadır. Bu erdemlere sahip olmazsanız, değerinizden kaybedersiniz.
Uluslararası camiada saygınlığınızı kaybeder, sözünüzü dinletemezsiniz. Aşağılanırsınız, alay konusu olursunuz.
Bu tür pervasız çıkışları bazı yabancı güçler, kendi çıkarları için kullanarak tahrik unsuru olarak değerlendirebilirler. Zararı da Türkiye Cumhuriyetine olur. Tamiri mümkün olmayan yaralar açarsınız.
Devlet adamlarımızdan durumunun ve mevkiinin hakkını vermesini, Türk Milletine zarar verecek fevri çıkışlardan kaçınmasını beklemek hakkımızdır. Devlet adamları; temsil etmek ve hizmet etmek için Türk Milletinden yetki alarak o mevkilere getirilmişlerdir.
Yetkili makamdaki herkesin, temsil ettiği makamın saygınlığını düşünerek, ona uygun davranması en büyük dileğimizdir.