- Kategori
- Siyaset
Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a açık mektup

Hepimiz de biliyoruz ki Türkiye'de kaliteli bir muhalefet yok. Kemal Kılıçtaroğlu'nun hiç bir karizması, entellektüel kişiliği ve cazibesi yok. CHP sadece Atatürk'ün kurmuş olduğu bir parti olarak geçmişin mirasını yemekte olan bir parti. MHP Başkanı Devlet Bahçeli'nin de Kılıçtaroğlu'ndan hiç bir farkı yok. Ekmelettin İhsanoğlu kusura bakmasın ama Recep Tayyip Erdoğan'la baş edebilecek bir güç onda da yok. İKÖ'de varlık gösterememiş ve doğru dürüst bir projede imzası olmayan birine bu halk oy vermez. Yakında seçimler olacak ve çok büyük bir sürpriz olmazsa Recep Tayyip Erdoğan Devlet Başkanı olacak.
Cumhurbaşkanı ve daha sonra BAŞKAN olacak olan Recep Tayyip Erdoğan'a buradan bir mektup yazmak istedim.
"Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan
Yıllardır bu ülkede hem Belediye başkanı hemde TC Başbakan'ı olarak hizmet verdiniz. Ülkede ekonomik olarak neler yaptığınızı hangi siyasal açılımlarla barış ve huzur ortamı getirdiğinizi sadece kötü niyetli partizanlar inkar edebilir. On yıl yaşı 45'in üzerinde olan benim gibi orta yaşı aşan ve yaşlanan insanlar için uzun bir süre değil. Bizler darbeleri, bir gece de çalınan paraları gördük yaşadık. Ancak yaşı 18-25 olan gençler asla ülkenin nereden nereye geldiğini değerlendirecek durumda değil.
12 Eylül 1980'in AYRIMCI ve İŞKENCECİ devlet terörünün bu ülkeye armağan ettiği bölücü ayrılıkçı teröre kurban giden 35000'e yakın insan ve 1 trilton dolara yakın giden ülke kaynakları var. Siz Ayrılıkçı terörü, Ayrımcılığa sona erdirme yoluna gittiniz ve bu uğurda Teksaslı silah tüccarlarından, Ortadoğu'nun gizli Şefi İngiltere kraliçesine ve onların Türkiye'deki maşaları Gladio ve Paralel Din mensuplarının hedefi oldunuz.
Bu halk sizi sonuna kadar destekledi ve arkanızda oldu.
Ancak;
Yapılması gereken hala bir yığın iş var ve hala yapılmadı.
1980'den beri 125000 makam aracının masrafları 1 trilyon dolara yaklaştı. Bu araçların her biri Almanya gibi artık Türkiye düşmanlığı yapan bir ülkeden alınmakta. Bu araçların benzin, bakım, yedekparça ve model yenilemeleri yüzünden harcanan para devasa boyutlara ulaştı. Devlet makamları bu kadar büyük masrafları bu halkın sırtına vergi olarak yüklemesi ne derece doğru?
Oysa bu paralarla bir çok faydalı ve güzel yatırımlar yapılabilir.
TOKİ adı altında sağlam depreme dayanıklı evler yapılmakta Türkiye'nin her yerinde. Ancak Çankırının Kurşunlu ilçesinde arazinin son derece bol olduğu yerlerede 15 katlı bina yapmanın amacı nedir? Bu çok katlı binalar bir çok ülkede sosyal yıkımlara neden olduğu için zorumlu olmadıkça artık yapılmamakta. Bir asansöre binen, birbirlerinin yüzünü görmeyen görsede konuşmayan kibirli bir toplumu bu binalar oluşturmakta. Bizler KABE gibi mütevazı bir yapı olan ALLAHIN evinin yanına ZEMZEM Tower'ı yapacak kada terbiyesizleşmiş bir ümmetken, Allah rasulü'nün uyardığı çok katlı bina yapmama gibi bir konuda nasıl da görmezden gelici olabilmekteyiz?
Oysa Tokiler 1952 yılında Stalin döneminden kalma çok katlı beton bloklar yapmak yerine bir kaç katlı binalar yapılarak komşuluk ilişkilerine zarar vermeyen sosyal yapıyı destekleyen şehirler kurulabilir. Sağlıklı konut demek konforlu konut demek değildir, ruh sağlığı da çok önemlidir. Deprem'in öldürücü etkisinden kaçarken SOSYAL DEPREMLERİ hükümetin ve devletin göz önünde bulundurması gerek.
Ben bir yazar olarak bunları yazmak ve uyarmakla yükümlüyüm. Eleştirmek nefret etmek demek değildir. İnsan sevdiklerini eleştirmedikçe onu İLAHLAŞTIRIR. Bu iki konu ülkemizin işsizlik ve terör kadar önemlidir. Bu iki konu ( Makam araçlarında lükse kaçmama ve yüksek bina yapmama) işsizlik ve terör sorununun çözümüne katkı sağlar.
Allah yeni görevinizde yar ve yardımcınız olsun....
Saygılar"