​ Devrim, Türkiye'de hayaldir / Sosyoloji / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '14

 
Kategori
Sosyoloji
 

Devrim, Türkiye'de hayaldir

Devrim, Türkiye'de hayaldir
 

Başlığa bakıp gerçekten hayal olduğu sanılmasın, solcuların inandığı, gerçekleştirmek için uğraştıkları devrim, Türkiye'de bir hayaldir.

***

DHKP-C gibi silahlı sol örgütler, devrimi gerçekleştirmek için mücadele ederler.

Devrim, deyip duruyorsun, nedir bu devrim diyen olabilir, onlar için kısa bir açıklama yapayım.

Sol örgütler Marksizm, Leninizm, Maoizm gibi ideolojilere inanırlar.

Bu ideolojiler sosyalist bir düzeni arzulamaktadır.

Bu düzene göre devlet, ağababalarının ve burjuvanın elinden alınmalı, halkın ve emekçilerin eline verilmelidir.

Zengin fakir arasında uçurumlar olmamalı; biri gülerken diğeri ağlamamalı; benim malımı diğeri de kullanmalı; Ahmet villa da otururken, Mehmet gecekondu da oturmamalı; Melis boğazda 500 liraya yemek yerken, Fadime köyünde açlık çekmemeli; herkes eşit bir kazanca sahip olmalı; kimse birbirinin kölesi olmamalı; devletin dayatmaları sona ermeli; din-mezhep-milliyet gibi putlardan arınılmalı; sevgi, kardeşlik ve barışın egemen olduğu yepyeni bir dünya yaratmaktır.

Nasıl ama felsefe ve amaç? Çok güzel değil mi? Yeryüzünün gelmiş geçmiş en güzel sistemidir.

Hatta felsefik olarak bende benimserim.

İşte bu DHKP-C gibi sol silahlı örgütlerin getirmek için mücadele ettiği düzen budur.(DHKP-C diyerek bir onlar anlaşılmasın, bütün solcuların mücadelesidir.)

Ama solcular, inandıkların devrimin gerçekleşmesi için her yolu mübah olarak görürler; yani öleceksin, öldüreceksin, yakacaksın, yıkacaksın, soyacaksın, isyanı ve yağmayı karakterinde yoğuracaksın, her an başkaldırıya hazır olacaksın!...

Sol'u felsefik olarak her ne kadar benimsesem de, mücadele şeklini asla ve asla benimsemiyorum.

***

Gelelim Türkiye'de hayal olacak devrim'e,

Türkiye insanı bozgunun, isyanın, kargaşanın ve yağmanın asla yanında olmamıştır; hep düzeni, birliği, sakinliği ve dinginliği savunmuştur.

Düzenin mutlak sağlayıcısı devlettir; o halde bilinmelidir ki İnsanımız, devlete taş atanın değil de, eylemciye gaz sıkan polisin yanında olmuştur; ve solcular mücadele tarzını değiştirmedikçe hep öyle olacaktır.

Türkiye halkı, ortadoğu, balkan ve Slav halklarıyla bir benzerliğe sahip değildir; devrim bu halklar içinde her ne kadar olma olasılığına sahipse, Türkiye'de ise hayallerde kalmaya mahkumdur.

Mesela ortadoğu da, günlük onlarca masum insan öldürülüyor; ama insanlar için sıradan olmuş, aldırmadan yaşayabiliyorlar; ölümün üzerine gidebiliyorlar, 'umrumda değil geride kalanlar,' der gibi...

Aynısı Türkiye'de olmaz.

Ne güzel bir anlayışa sahiptir ki insanım, ölmek kadar öldürmekten de korkmuştur.

Sevginin ve barışın egemen olmasını istemiştir.

'Huzur olsun da karnım aç olsa da olur,' demiştir.

'Ben samanlıkta yaşasam da olur,' demiştir.

Devletin kendisi dayatma yaptığında, 'Devlet daha iyi bilir,' diyerek boyun eğmeyi seçmiştir.

***

O yüzden Türkiye'de devrim hayaldir.

Solcular bu mücadele anlayışını benimsediği müddetçe hayal olarak kalacaktır.

Eğer solcular devrim için hâlâ mücadeleye kararlıysa, tek mücadele yöntemleri aydınlatmak olmalıdır; silahın ve sapanın yerini kitap almalı, yakmanın yıkmanın yerini de eğlenceler, demokratik eylemler, sunumlar ve konferanslar almalıdır.
Türkiye insanı hoşgörüden ve sevgiden anlar; onların ihtiyacı bilgidir, aydınlıktır.

-Mustafa Yıldırım - 16.03.2014

 
Toplam blog
: 480
: 715
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..